Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 9-10 Eylül tarihli toplantısına ilişkin tutanaklar, bankanın para politikası kararlarında temkinli çizgisini koruduğunu ortaya koydu. Orta Doğu’daki gerilimin enerji fiyatları üzerindeki etkisi ve Avro Bölgesi’nde enflasyonun üç yılın zirvesine çıkması, karar alıcıların risk değerlendirmesinde öne çıktı.
Tutanaklarda, olağanüstü enerji fiyat oynaklığı ve belirsizlik ortamında enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olduğu konusunda üyeler arasında görüş birliği bulunduğu belirtildi. ECB’nin bu nedenle iletişiminde “nötr” bir dil kullanmayı tercih ettiği aktarıldı.

Banka, eylül ayında alınan faiz artışı kararının önceden belirlenmiş yeni bir sıkılaştırma döngüsünün parçası gibi algılanmasını istemiyor. Tutanaklarda ayrıca bu adımın “son faiz artışı” olduğu yönünde bir mesaj verilmesinden de kaçınıldığı, bunun yerine “sürekli ihtiyat” vurgusunun öne çıkarıldığı görüldü.
ECB yetkilileri, enerji şokunun derinleşmesi halinde bunun diğer ürün fiyatları ve ücretler üzerindeki etkisinin beklenenden daha güçlü olabileceği uyarısında bulundu. Olası arz kesintileri, düşük depolama seviyeleri ve soğuk bir kış senaryosunun gaz fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabileceği değerlendirildi.

Yüksek enerji maliyetleri Avro Bölgesi’nde enflasyonu eylülde yüzde 3,8’e taşıyarak son üç yılın en yüksek seviyesine çıkardı. ECB, genel enflasyonun 2027’nin ilk yarısına kadar yüzde 2’lik hedefin belirgin biçimde üzerinde kalabileceğini öngörüyor.
Piyasalarda ise ECB Yönetim Konseyinin bu ay sonundaki toplantıda politika faizini yüzde 2,50’de sabit bırakacağı beklentisi ağırlık kazandı. Buna karşın aralık ayında bu yılın üçüncü faiz artışının gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Haber Kaynağı : 12punto