DEM Partili Koçyiğit'ten İsrail Devleti'yle askeri ve ticari faaliyet uyarısı: Ankara derhal sonlandırmalı
TBMM Genel Kurulu, CHP’nin çağrısı üzerine, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Anayasa ve İç Tüzük’ün ilgili maddeleri uyarınca, “İsrail’in Gazze Saldırısı, Filistin Halkına Yaptığı Soykırım ve Zulüm ile Kıtlık Politikaları ve Bölgede Var Olan Güncel Duruma İlişkin TBMM’nin Bilgilendirilmesi” konulu olağanüstü toplantı çağrı tezkeresi uyarınca bir araya geldi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit yaptığı konuşmada, Gazze'nin tamamen boşaltılması gündeme getirildiğini belirterek bunun "tam bir ilhak politikası" olarak nitelendirdi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, hükümetin İsrail ile ticareti sonlandırmadığını söyleyerek "Türkiye; Filistin meselesinin çözümü için daha fazla inisiyatif almalı, hamasetten uzak, gerçekçi ve kalıcı çözümden yana bir yaklaşımı sergilemelidir. Ankara enerjisini bu sorunun çözümüne yönlendirmeli, İsrail Devleti'nin her türlü askeri saldırganlığını besleyecek askeri ve ticari faaliyetleri derhal sonlandırmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi; Filistin sorununda barışçıl çözüme dönülmesi için üzerine düşen tarihsel rolünü oynamalı, Filistin halkıyla dayanışmasını güçlendirmelidir" dedi.
Kılıç Koçyiğit, bunun yapıldığı takdirde insanlık tarihinin en büyük etnik temizlik girişimi olacağını söyleyerek "Filistin halkı için bu yeni ve çok daha büyük bir nakba yani felaket anlamına geliyor. Bu felaket planına karşı durmak yalnızca Filistinlilerin değil insanlık onurunun savunması anlamına gelecektir ki, bizlere de böyle bir tarihi sorumluluk düşmektedir" dedi.
"HAM MADDE TİCARETİNİN DEVAM ETMESİNİ ASLA KABUL ETMİYORUZ"
Filistin'e Gazze'ye yönelik saldırılara dünyanın dört bir yanında güçlü itirazlar yükseldiğine değinen Kılıç Koçyiğit, Türkiye'nin bu konuda geride kaldığını belirterek şu eleştirilerde bulundu:
"Kentlerde meydanlar doldu, taştı. Protestolar, eylemler gerçekleştirildi. Birçok devlet yetersiz de olsa somut adımlar atmak zorunda kaldı bu toplumun isyanı sonucunda. Dünyanın dört bir yanında halklar da, hükümetler de tüm engellemelere ve İsrail Devleti ile yaptıkları anlaşmalara rağmen sessiz kalmadılar. Filistin ve Gazze halkı için somut adım attılar. Ama ne yazık ki Türkiye'nin bu süreçte dişe dokunur somut gerçek anlamda bir adımı olduğunu ifade edemeyiz.
Ortada sadece bolca hamaset ve kınamalar var. Bunların çoğu da çok gerçek adımlar için çok eksik kaldı. Türkiye'nin bu konuda yaptıklarını yeterli görmüyoruz. Üçüncü ülkeler aracılığıyla askeri ve ticari ilişkilerin sürdürülmesi asla ama asla kabul edilemez.
Petrol ve askeri sanayide kullanılan ham madde ticaretinin devam etmesini asla doğru bulmuyoruz ve kabul etmiyoruz. Gerçeklikten kopuk, dinamikleri doğru okumayan bu hamasi dış politika anlayışı ülkeyi çözümden uzaklaşmakta ve bölgesel krizlerin tarafı haline getirmektedir. Üstelik bu ülkede Filistin için sokağa çıkanlar tehdit edildi. Gençler gözaltına alındı. DEM Parti ve muhalefet partilerinin Filistin için verdiği araştırma önergeleri reddedildi.
İsrail'in başkentinde dahi savaş karşıtları özgürce sokaklara çıkabilirken Türkiye'de savaş karşıtları İsrail'in gerçek anlamda boykot edilmesini isteyenlerin karşısına iktidarın Toma'sı ve kelepçesi çıktı. Daha da vahim İsrail'in katliamlarının zirveye ulaştığı bu dönemde dahi İsrail ile stratejik ürünleri kapsayan ticari ilişkiler kesilmedi, bilakis sürdürüldü.
"HAMASİ NUTUKLARLA KAMUOYUNU KANDIRMAYIN"
Günlük hamasi nutuklarla ne iç kamuoyunu kandırmak mümkündür ne de dış politikada tutarlı bir çizgi geliştirmek. Dolayısıyla şu soruyu hep beraber sormak zorundayız. Ne için? Filistin'de öldürülen her bir çocuk ve her bir insan için... İsrail devletinin iki yıldır tarihte eşine az rastlanır bir yıkımla, katliamla, soykırımla, Filistin'i, Gazze'yi yerle ettiği bu süreçte Türkiye gerçekten ne yapmıştır? Bugün genel olarak Filistin'de, özel olarak olarak da Gazze'de yaşananlar İran, Irak ve Suriye'deki krizlerden asla bağımsız değildir.
Bunlar bölgesel rekabetin ve küresel güç oyunlarının kesiştiği birbirine bağlı sahnelerdir. Binlerce yıllık tarihi olan Orta Doğu hiçbir dönem 100 yıl önce dayatılan ulus devlet anlayışından, zihniyetinden çektiği kadar çekmemiştir. Bizler DEM Parti olarak taşıdığımız yurtsever sol, sosyalist ve devrimci gelenek ışığında 1970'lerden beri Filistin halkıyla dayanışma içindeyiz. Yolumuz Filistin mücadelesine omuz veren Deniz Gezmiş'lerin yoludur. Yolumuz Filistin halkıyla İsrail Devleti'nin işgaline karşı omuz omuzla mücadele edip hayatını feda eden Türk ve Kürt devrimcilerinin, sosyalistlerinin yoludur."
"ULUSLARARASI TOPLUM GARANTÖRLÜK ÜSTLENMELİDİR"
Kılıç Koçyiğit, Gazze'de ve Batı Şeria'da derhal bir ateşkes anlaşması imzalanması gerektiğine dikkati çekerek "İsrail devletinin sivillere yönelik saldırıları derhal durdurulmalıdır. Taraflar, ateşkese sadık kalmalıdır. Uluslararası toplum ateşkesin kalıcılığı için garantörlük üstlenmelidir. Kalıcı bir barış anlaşması için BM himayesinde yapılacak uluslararası bir konferansın hazırlıkları derhal başlatılmalıdır. Uluslararası kamuoyu Gazze konusunda kutuplaştırıcı üslup kullanmak yerine diyalog ve uzlaşının yolunu açmalıdır. Hamas'ın elindeki rehineler ailelerine kavuşmalı, İsrail zindanlarındaki Filistinli tutsaklar serbest bırakılmalıdır" dedi.
"ANKARA ENERJİSİNİ BU SORUNUN ÇÖZÜMÜNE YÖNLENDİRMELİ"
"İsrail Devleti'nin Filistin halkını yok sayan dayatmacı politikaları karşısında kalıcı bir çözüm için Filistin halkının meşru, demokratik talepleri kapsamlı bir barışın adımları olarak adımları kararlılıkla atılmalı ve desteklenmelidir" diyen Kılıç Koçyiğit, önerilerine şöyle devam etti:
"Filistinlilerin öz yönetim ve topraklarına dönüş hakkı derhal sağlanmalıdır. Türkiye; Filistin meselesinin çözümü için daha fazla inisiyatif almalı, hamasetten uzak, gerçekçi ve kalıcı çözümden yana bir yaklaşımı sergilemelidir. Ankara enerjisini bu sorunun çözümüne yönlendirmeli, İsrail Devleti'nin her türlü askeri saldırganlığını besleyecek askeri ve ticari faaliyetleri derhal sonlandırmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi; Filistin sorununda barışçıl çözüme dönülmesi için üzerine düşen tarihsel rolünü oynamalı, Filistin halkıyla dayanışmasını güçlendirmelidir."
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar

'RTE çok yoruldu' dedi! Yandaş yazardan Erdoğan'a emeklilik çağrısı

Öğretmen ev sahibi, kavgada kiracısını öldürdü

Ankara kulislerinde konuşulan baskın seçim iddiasını gündeme getirdi

PKK Açılımında Son Sözü Kim Söyleyecek-1

Siyasette erken seçim iddiaları sürerken VIP anket sonuçları belli oldu

Fahrettin Altun görevden alındı, oğlu iş dünyasında zirveye çıktı

İstanbul’dan Adana’ya Bursa’dan Van’a Umudun, Eşitsizliğin ve Geleceğin Haritası

Hastayı teşhirci diyerek tedavi etmeyen doktorun ilk vukuatı bu değilmiş!

Harbiye’de kılıç çekmeye de önlem alındı!..

30 Ağustos, vazife namusu ve emperyalizmle mücadele
