YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesi yazarı Işık Kansu, Ankara temsilcisi Sertaç Eş ve muhabir Sarp Sağkal'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Sandık güvenliğinden parti içi seçimlere, muhalefete yönelik operasyonlardan fon listesi tartışmalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Özel, sandığa olan güvenin korunması gerektiğini söyledi.
ÖZEL'DEN SANDIK TARTIŞMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Sandığın ortadan kaldırılabileceğine yönelik endişeler hakkındaki soruyu yanıtlayan Özel, bu kaygının oluşturulmak istendiğini savundu. Sandığın Türkiye'de ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını belirten Özel, şöyle konuştu:
"Amaçları bu hissi yaratmak. Bu ülkede sandığın olmaması mümkün değil. Sandığa uzanan eli; demokrasinin ve cumhuriyetin kıymetini bilen millet kırar. Burada maksat sandığı kaçırmaktan ziyade sandığa olan inancı kırmak. Bu oyuna gelmemek lazım. Korkut Boratav ‘Bu topraklarda sosyal patlama sandıkta olur' diyordu. Bugün bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük sandıktan umudu kesmektir. Günün birinde sandığı kaçırırlarsa, millet kaçıranı kaçtığı yere kadar kovalar. Sandığı elinden alır, getirir, onları da tarihin çöplüğüne gönderir. Bu millet sandığı öyle kolay kolay bırakmaz."
SANDIK GÖREVLİLERİ İÇİN İŞBİRLİĞİ MESAJI
Sandık güvenliğine yönelik hazırlıklarını da anlatan Özel, önceki seçimlerde 186 bin sandık görevlisi hazırladıklarını, bunların 182 bininin kendileriyle birlikte hareket ettiğini ifade etti. YENİ Parti'nin henüz seçimlere katılmadığı için resmi sandık görevlisi bulundurma hakkının olmadığını belirten Özel, müşahitlik ve diğer muhalefet partileriyle işbirliği seçeneklerinin bulunduğunu söyledi.
CHP'deki yönetim tartışmalarına ve Yargıtay'da görüşülmesi beklenen butlan davasına da değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Sandık görevlisi yapmak için son seçimde ilk beş sırada yer almanız gerekiyor. Yeni Parti daha seçimlere girmedi. O yüzden sandık görevlisi hakkı yok. Biz 186 bin sandık görevlisi hazırlamıştık. Şimdi 182 bini bizimle. Ama resmi sandık görevlisi olamayacaklar. Elbette müşahitlik ve muhalefet partileriyle onları sandık görevlisi yapma imkanı var. Ama bir yandan da butlan davası görülüyor. Yargıtay önümüzdeki günlerde bu konuyu görüşecek. Yargıtay'ın bu kararı görüşmesiyle ve kararın bozulmasıyla CHP'de dost bir yönetim olursa hiç olmazsa sandık görevlisi noktasında önemli işler yapılabilir. Yoksa bugünkü yönetimin sandık başında iktidarla davranacağından hiç şüphe yok. Daha YSK'de Yeni Parti'nin temsilcisi olmasına AK Parti ile bu yönetim itiraz etti. CHP'de son Parti Meclisi'nden arkadaşlarımız hâlâ bekliyor. O arkadaşlarla orada seçimde sandık güvenliği için işbirliği yapabileceğimiz arkadaşların yönetime geçmesini önemli buluyorum. Olmadı, müşahitlerle ve diğer partilerle çalışılarak bir şey yapılacak."
MERSİN OPERASYONLARI VE MUHALEFETE YÖNELİK BASKILAR
Mersin'de gerçekleştirilen operasyonlar ve muhalefete yönelik baskılarla ilgili soruya da yanıt veren Özel, iktidarın giderek sertleştiğini öne sürdü. Yaşananların muhalefet partileri arasında bir tartışmaya dönüştürülmek istendiğini savunan Özel, muhalif seçmenin sandığa yönelik umudunun zayıflatılmaya çalışıldığını ifade etti.
Özel, konuya ilişkin açıklamasında şu sözleri kullandı:
"Git gide sertleşiyorlar. Bütün mesele bu işi muhalefet içi bir tartışmaya dönüştürmek. Ben Yeni Parti'yi ilk kurduğumuzda ‘Gerekirse belediye başkanlarının hepsi orada kalsın, yeter ki belediye meclislerinde çoğunluk tartışması olmasın' demiştim. İktidar ‘gücünü' göstererek muhalif seçmeni yıldırmaya, küstürmeye; sandıktan umudunu kesmeye çalışıyor. Buna karşı topyekün mücadele etmek gerekiyor. Muhalefet taklidi yapanlarla canını dişine takanları ayırmak lazım. Kendini meşrulaştırmaya çalışan, Saray'ın tercih ettiği muhalefet yapısı işi gücü bırakmış; muhalif seçmenin moralini bozmaya çalışıyor. Ölümü göze almış bir muhalefet cephesini yaralamalarına izin vermeyeceğiz."
PARTİ İÇİ YARIŞLARDA ADAY BELİRLEME SÜRECİ
Parti içi seçimlerde bazı adayların genel merkez tarafından desteklendiğini açıklamasına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özel, hiçbir ilde tek aday dayatmadıklarını ve adaylık sürecinde serbest yarışın önünde engel bulunmadığını söyledi.
İzmir, Ankara ve İstanbul'da genel merkezin desteklediği özel bir aday olmadığını belirten Özel, üyelerin tercihinin esas alınacağını vurguladı.
"Üyelerin seçtiği aday başımızın tacıdır. İzmir, Ankara, İstanbul dahil hiçbir ilde tek aday zorlamamız yok. Hiçbir yerde genel merkezin adayı yok. Hatta en son Ankara'da soranlara söyledim. Kurucu başkanların ne karşısındayız, ne yanındayız. Kuruculuklarındaki emeklerine elbetteki teşekkür ediyoruz. Ama seçimlerde özgürce herkes aday olabilir. Üyenin seçtiği aday, genel merkezin adayıdır. Bu konu İzmir için de soruluyor. Onun için de aynı durum. İzmir'de de özgür yarışın önünde hiçbir engel yok. Aksi takdirde bir şey yapsak bu iki yüzlülük olur. Genel merkezin tercih ettiği bir aday yok. Adaylığa bir engel de yok. Herkes istediği adaya oy versin. Belki ilerleyen zamanda belediye başkanlarının, milletvekili aday adaylarının ön seçimle belirlendiği süreçler de olur."
ÖZEL'DEN FON LİSTESİ TARTIŞMASINDA ŞEFFAFLIK VURGUSU
Fon krizinin araştırılması amacıyla Meclis'te komisyon kurulması önerisinin reddedilmesi ve AKP'den yapılan "lekelenmeme hakkı" açıklamaları da gündeme geldi.
Özel, isimlerin gizli tutulmasının yanlış bilgi ve iftiraların yayılmasına zemin hazırladığını savunarak, açıklanan isimlerin doğrulanması gerektiğini söyledi. Soruşturmalarda muhalif isimlere yönelik uygulamalarla AKP'li isimlere yönelik yaklaşım arasında farklılık bulunduğunu ileri süren Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Yalan ve iftiranın önünü açan, bu isimlerin gizlenmesi. Ve AK Parti içindeki taht kavgalarına alet edilmesi. Yoksa bir sürü liste dolaşıyor. Siyasetçiler bu isimleri doğrulatmaya çalışıyor. Biz doğrulatmaksızın isimleri açıklamadık. Bir tek Bakan Mahinur Göktaş'ın babasının adıyla aynı birisi oldu. Ondan özür dileriz ama lekelenmeme hakkı bir tek AK Partili siyasetçilere mi ait? Lekelenmeme hakkının ilacı şeffaflıktır. Bir CHP'li belediye meclis üyesi, başkan ya da bürokrat; gizlilik kaydı olan bir soruşturmada ifade veriyor, avukat savcının yanından çıkmadan ifade yandaş basında dolaşmaya başlıyor.
Soruşturmayla ilgili olmayan kişinin cep telefondan çıkan bütün fotoğraflar servis ediliyor. Muhalif olduğunuzda durum böyleyken, AK Parti olunca ‘Arkadaşlarımız lekelenmesin' diyorlar. Bir tövbe hesabı açmışlar, ‘Günahı buraya bırakın' diyorlar. Böyle bir şey olmaz. Kendilerinin sızdırdığı isimler oluyor. Adalet Bakanlığı'nda takma isimle çalışan birileri parti içi operasyonları yöneterek böyle işler yapıyor. Mahinur Hanım belki şimdi diğer evlat ve babaları anlamıştır. 1,5 yıldır Hasan İmamoğlu'na bunu yapıyorlar. Köydeki evinin bahçesini kazdılar. Emekli maaşında haciz var, hesabı dondurulmuş. Biz Mahinur Hanım'ı Aile Dayanışma Ağı'na davet ediyoruz. Babasının 10 dakika yaşadığı mağduriyeti aylardır yaşayanları görsün."
ÜMİT ÖZLALE'NİN AÇIKLAYACAĞI LİSTEDE KİMLER VAR?
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin pazartesi günü açıklayacağını belirttiği listede önemli isimlerin bulunup bulunmadığı sorulan Özel, listede AKP'den önemli isimlerin yer aldığını söyledi.
İsimlerin doğrulanmasının önemine dikkat çeken Özel, yanlış isimlerin bilerek dolaşıma sokulduğunu ileri sürdü.
Özel, iktidarın listenin tamamını açıklaması gerektiğini belirterek Adalet Bakanlığı bürokrasisinin de konuya dahil olduğuna yönelik iddiaların endişeleri artırdığını ifade etti.
İSİMLERİN SIZDIRILMASININ İKİ NEDENİ OLDUĞUNU SAVUNDU
Listelerdeki isimlerin neden sızdırıldığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özel, bunun parti içi çekişmelerden ve kamuoyunun dikkatini başka konulara yönlendirme çabasından kaynaklandığını öne sürdü.
Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Biri kendi içlerindeki parti çekişmesinden. İkincisi dikkati başka yere çekmek için. ‘Başkası tartışılsın, biz tartışılmayalım' diye. Bu işi kendi adına yapanlar var, bir de çantacılar var. Hatta çantacıların çantacıları var ki iyice bağ kopsun."
Haber Kaynağı : 12punto