Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Sinan Ateş suikastı tetikçisini teşhis eden tanığın 'Kafam Güzeldi' demesi hakimi çileden çıkardı

Sinan Ateş suikastına ilişkin davada, tetikçi Eray Özyağcı'yı daha önce teşhis eden tanık C.Y.'nin duruşmada ifadesini ve teşhisini hatırlamadığını söyleyerek, "Selyozik tiner yüzünden kafam iyiydi" savunması yapması salonda gerilime neden oldu. Üye hakimin, "Selyozik tiner ve vernik zehirler ama sarhoş etmez. 'Kafam güzel' işi inandırıcı değil" sözleri duruşmaya damga vururken, Ateş ailesinin avukatları tanık hakkında yalancı tanıklık gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Sinan Ateş suikastı tetikçisini teşhis eden tanığın 'Kafam Güzeldi' demesi hakimi çileden çıkardı

12punto.com.tr Müyesser YILDIZ 

3.5 yıl önce Ankara’nın ortasında gerçekleştirilen Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Doç. Dr. Sinan Ateş suikastının tetikçisi Eray Özyağcı’yı Sapanca’da gördüğünü söyleyen ve Özayğcı’yı teşhis eden C.Y., ifadesini de teşhisi de hatırlamadığını belirtirken, “O dönem kullandığım selyozik tiner yüzünden kafam iyiydi” açıklamasını yapınca, üye hakim, “Selyozik tiner ve vernik zehirler, ama sarhoş etmez. ‘Kafam güzel’ işi inandırıcı değil. Sakın ‘kafam güzel’ deyip durma” diye tepki gösterdi.

Sinan Ateş suikastı soruşturması kapsamında “kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme ve suçluyu kayırma” ile suçlanan 8 sanık ile ana davadan ayrılan, eski Ankara Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal ve geçtiğimiz Ekim’de İstanbul’da öldürülen Av. Serdar Öktem’in dosyalarının birleştirilmesinden sonra görülen davaya devam edildi.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın bugünkü beşinci celsesinde Ateş Ailesi ve taraf avukatları hazır bulunurken, sanıklardan hiçbirisi katılmadı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun da izlediği duruşmaya, son kararname ile Mahkeme Başkanı ve Savcının görev yeri değiştirildiği için geçici heyet baktı.

TEŞHİS TUTANAĞI KRİZİ

Mahkeme Başkanı, sanıkların dijitalleriyle ilgili bilirkişi raporunun geldiğini bildirdikten sonra, İstanbul’dan SEGBİS’le bağlanan C.Y. tanık olarak dinlendi. C.Y., tetikçi Eray Özyağcı’yı saklamakla suçlanan davanın sanıklarından Recep Küçükturan’ın Sapanca’daki bungalov evlerinin vernik işini yaptığını ve Küçükturan’ın annesinin dayısının çocuğunun çocuğu olduğunu anlattı. Mahkeme Başkanı, ilk ifadesinde Küçükturan’ın yanında gördüğü kolu sargılı, tipi kayık kişiyi Recep Küçükturan’ın kardeşi Fatih Küçükturan’a sorduğunu, onun da, “Cezaevinden kaçtı. Digor’ludur” dediğini, daha sonra da gösterilen fotoğraflardan bu kişiyi tespit ettiğini hatırlatınca, C.Y., “Bilmiyorum. Hatırlamıyorum. Bazı resimler gösterdiler. Çok net görmüyorum zaten, şeker hastasıyım. Zaten kafam dönüyordu, sarhoş gibiydim, net değilim.” karşılığını verdi.

Soru sormak üzere söz alan Savcı, mahkeme mübaşirinden teşhis tutanağını isteyince, küçük çaplı bir kriz yaşandı. Savcı’nın, “Yok mu?” dediği duyulurken, Mahkeme Başkanı da bir süre mübaşirle görüştü.

Bu arada Ateş Ailesi’nin avukatlarından Fatih Güneş, C.Y.’ye, “Kars Digor’lu konuşması hangi ayda geçti? Teşhisi ne kadar sonra yaptırdılar?” sorularını yöneltti. C.Y., “Sonbahardı, hava soğuktu.” dedikten sonra yine, “O gece kafam güzeldi. Bir hafta sonra Sapanca polis merkezine götürdüler. Zaten korkuyorum.” ifadelerini kullandı. Av. Güneş, teşhis tutanağının getirtilmesini istediğinde ise Mahkeme Başkanı, “Şu an bulamıyoruz, araştırıyoruz.” dedi.

Av. Şeyda Şahin de C.Y.’ye, akli dengesine ilişkin raporu olup olmadığını sordu. C.Y., “Hayır” cevabını verdi.

Geçtiğimiz 4 Mart’ta yapılan duruşmada ifadesi alınan Recep Küçükerturan, Özyağcı’yı hiç tanımadığını, aynı mahallede oturdukları için ismen bildiğini anlatırken, C.Y.’nin dayısının oğlu olduğunu söylemiş ve verdiği ifadeyi “soğuk şaka” olarak nitelendirmişti. Küçüerturan, C.Y.’nin akli dengesinin yerinde olmadığını da öne sürerken avukatı, C.Y.’nin ifadesinin usulüne uygun alınmadığı, teşhiste sadece Eray Özyağcı’nın fotoğrafı gösterilerek, adeta bunun söylettirildiği iddiasında bulunup, C.Y.’nin ifadesinin yeniden alınmasını ve dinlendikten sonra Adli Tıp’a sevk edilmesini istemişti.

''DEVLET KATİLİ BİLİYOR''

Duruşmanın devamında sanık avukatları, müvekkillerinin adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması ve beraat kararı verilmesi talebinde bulunurken, beyanı sorulan Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, söyleyecek bir şeyi olmadığını bildirdi.

Sinan Ateş’in ablası Sevda Ateş Yörükoğlu ise şöyle konuştu:

“Hiç suç işlemeyen insanlara 3-4 yıl hapis cezası verilirken, adam öldürene hiç ceza verilmiyor. Katillerin ceza aldığını görmek istiyorum. Yancıların, yandaşların hepsi görsün. “Adalet mülkün temelidir” yazısı, orada asılı kalmasın. Kardeşimin katilini bulun. Her şeyi bilen devlet, kardeşimin katilini de biliyor. Gereği yapılsın.”

Ateş’in diğer ablası Selma Ateş Kazancı da, C.Y.’nin beyanına, “Vernik işini gerekçe gösteriyor. Uzun zamandır bu işi yaptığına göre, alışmış olması ve verdiği ifadeyi, yaptığı teşhisi hatırlaması gerekir. Bunun sonu yok, adaletten kaçma yok.” sözleriyle tepki gösterdikten sonra, davanın sanıklarından Ülkü Ocakları yöneticisi Burak Kılıç ile Suat Yılmazzobu’nun peşine adam taktığını, ama Ankara’da buhar olup, duruşmaya gelmediklerini vurguladı. Kazancı, “Adalet varsa, gelmeliler. Sadece silah tutanlar suçlu değil, bunlar da en az onlar kadar suçlu. Can güvenliğimizin olmadığını biliyoruz, ama korkusuzca savaşmaya devam ediyoruz. Mahkemeye de saygıları yok. Tutuklu yargılanmaları gerekiyor. Tutuklanmadıkça, suç işlemeye devam edecekler.” dedi.

Sinan Ateş’in annesi Saniye Ateş ise Mahkeme Başkanı’nın, söyleyecek bir şeyi olup olmadığını sorusuna, “Çok şey var, ama yok.” karşılığını verdi.

Ateş Ailesinin avukatlarından Şeyda Şahin, sanıkların dijitallerine ilişkin bilirkişi raporunun neyi araştırdığını ve neyi bulamadığını anlayamadıklarını, bunun bir rapor değil, sadece envanter kaydı olduğunu, hükme esas alınamayacağını belirterek, üniversitelerden, alanında uzman bir heyetten yeni bir rapor istenmesini, ayrıca birleşen dosyadaki sanıkların, “yardım eden” sıfatıyla da ifadelerinin alınmasını isterken şunları kaydetti:

“C.Y.’ye ait teşhis tutanağı zaten bizim aldığımız evraklar arasında yoktu. Umarım sizde vardır. Temin edildikten sonra tanık tekrar dinlensin. Bazı sanıklar, özellikle Burak Kılıç, adli kontrol hükümlerine ısrarla uymuyor. 13 Nisan’daki ihlaline mazeret bile sunmadı. Sundukları mazeretler de samimi değil. Özellikle Burak Kılıç’ın tutuklanmasına karar verilsin, aksi halde adli kontrol hükümleri ağırlaştırılsın.”

Av. Fatih Güneş de C.Y.’nin teşhis tutanağının bulunmasının beklenmesini isteyip, “Sanıkları kurtarma amaçlı beyanlarda bulunduğu için teşhis tutanağındaki beyanı esas alınsın. Çünkü kolluk ifadesinin sanıklarla akraba olduğu için değiştirildiğini düşünüyoruz. Bu davada tek maktul var, Sinan Ateş. Ama bilirkişi raporunda Serdar Öktem için ‘maktul’ yazılmış, bu ciddiyetsizliktir.”

Mahkeme Başkanı, Av. Güneş’in teşhis tutanağının beklenmesi talebi üzerine, “Beyanlardan sonra ara vereceğiz. Mübaşir bakmaya gitti” açıklamasını yaparken, duruşmaya ara verilirken de, “Ara verelim, şu tutanağa bakalım. Belki tanığı bir daha bulma şansımız olmaz.” dedi ve tanığın SEGBİS’te bekletilmesini istedi.

''TİNERCİLERİN KAFA BULDUĞU MADDE''

45 dakikalık aranın ardından Mahkeme Başkanı, C.Y.’nin teşhis tutanağının bulunduğunu belirterek, önce verdiği ifadeyi okuyup, bunun doğru olup olmadığını sordu. C.Y. şu cevabı verdi:

“Bilmiyorum, nasıl ifade verdiğimi. Kafam yerinde değildi. O gün vernik işinde ilk defa bir madde kullanmıştım, beni çarpmıştı.”

Teşhis tutanağındaki fotoğraflar SEGBİS kamerası önünde netleştirilmeye çalışılarak C.Y.’ye gösterildikten sonra da Mahkeme Başkanı, bunlardan hangisini teşhis ettiğini ve Recep Küçükturan’ın yanında gördüğü kişinin bunlardan hangisi olduğunu sordu. C.Y., “Hatırlamıyorum, görmedim. Bunlar değil.” deyince Mahkeme Başkanı, “İfadeyi hatırlamıyorsa, fotoğrafları da hatırlamıyordur.” yorumunu yaptı.

C.Y., o gün kullandığı yeni maddenin ne olduğu ve ne kadar sorulduğunda ise, “Selyozik tiner. Tinercilerin kafa bulduğu. İki teneke kullandım.” dedi.

Avukatlar, bu beyanlara, “Hiçbir şeyi hatırlamıyor, ama bunu hatırlıyor.” sözleriyle itiraz ederken, üye hakim de şöyle tepki gösterdi:

“Selyozik tiner veya vernik zehirlenme yapar, ama sarhoş etmez. O gün zehirlendiğine dair rapor aldın mı? ‘Kafam güzel’ işi inandırıcı değil. Burada işi bilen heyet var. Sakın ‘kafam güzel’ deyip durma.”

Bu sözlerinden dolayı izleyiciler hakimi alkışlarken, Av. Fatih Güneş, C.Y. hakkında yalancı tanıklıktan suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Beyanların tamamlanmasından sonra Savcı, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına; yeni bir bilirkişi raporunun alınmasına avukatların bu konudaki yazılı beyanlarını sunduktan sonra, C.Y. hakkındaki suç duyurusunun da yargılama sonucunda hükümle birlikte değerlendirilmesine, sanıkların ek beyanlarının alınmasının ise iddianamedeki eylemlerden yargılanmaları nedeniyle reddedilmesine karar verilmesini istedi.

Mahkeme de sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamı ile diğer taleplerin reddini kararlaştırarak duruşmayı 18 Kasım’a erteledi.


Haber Kaynağı : 12punto

Sinan Ateş