1980 sonrası ilk defa CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yıllardır unutulan kalkınma ve planlı Türkiye söylemini ve inancını bize hatırlattı.
Ülkemizde 46 yıldır kalkınma kavramı kullanılmıyor. Hep IMF ve Dünya Bankası söylemi olan, serbest piyasa ekonomisinin ana ideolojisi olan yoksullaştıran büyüme dayatılmıştır.
Büyümenin mantığı; borçlanma, tüketim ve devletin (sosyal devletin) küçülmesi üzerine kurulmuştur. Esası, üretmeden tüketen, gelir dağılımında adaletsizleşen, ülkenin mali yükünü çalışanların üzerine yıkan bir yoksullaştırma ve fakirleştirmenin adıdır. Neo-liberalizm, girdiği ülkelerde savaş, gözyaşı, kriz ve yoksulluktan beslenmiştir. Ülkemize serbestleşme adına dayatılan serbest piyasa ekonomisi, kriz ve terörden başka bir şey getiremedi.
Aradan geçen 46 yıl sonra CHP lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu; kalkınma, planlı ve üreten, ürettiğini halkça ve hakça bölüşen bir Türkiye özlemini ilk defa ortaya koydu.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ülkelerin tüm ekonomik sorunlarının temelinde (yükselişinde ve çöküşünde) ekonominin olduğunun bilincinde olarak yeni bir yol haritası önerdi.
İktisadi kalkınma, iktisadi milliyetçilik ve refah milliyetçiliği; ülkemizin tüm üretimini, yer altı ve yer üstü kaynaklarını önce kendi yurttaşlarımıza paylaştıracağını, her şeyin önce Türk insanı ve vatanımız için olacağının bilinciyle ortaya koydu. Bu anlayışın adı yeni "Türk İktisat Okulu"dur. Hedef; eğitimde, üretimde, tarımda, sanayide, bilimde ve teknolojide rekabet eden ve öncülük eden ülkeyi yeniden inşa etmeyi bir namus ve onur borcu olarak görmektedir. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında yeni bir aydınlanma ve çağdaşlaşma çağı yaşatmak istemektedir. Tüm ekonomik modeli, kalkınan güçlü, büyük Türkiye ideali üzerine inşa etmek istiyor. Alaca karanlıktaki Anadolu'yu yeniden tarım kentleri, sanayi kentleri ve bilim kentleriyle inşa etmek istiyor.
Güçlü merkezi yönetimler, güçlü yerel yönetimler ve güçlü özel teşebbüs anlayışıyla üçlü bir yapı üzerine üniter devleti güçlendiren bir Türkiye Cumhuriyeti özlemini her yurttaşına yaşatmak istiyor.
Ülkemizin bugünden yarınını ve geleceğini, tüm mazlum milletlere de örnek olacak şekilde, Kuvâ-yı Milliye ruhuyla, Atatürk'ün yolunda yeniden inşa ederek tam bağımsız, güçlü ve büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni "Yurtta barış, dünyada barış" inancıyla inşa edeceğiz, diyor.
Prof. Dr. Duran BÜLBÜL
Çok Okunanlar
Minik Fenerbahçelinin formasını çıkarttıran şahsın eski görüntüleri ortaya çıktı
Akıllı telefonların atası 30 yaşında
Türk lirasına böyle mi itibar kazandırıyorsunuz?
'Başkomutan askerlerin parkta yatıyor söyleyeceğin bir şey yok mu?'
Verstappen ile Red Bull arasındaki bağ kopma noktasına geldi
Rauf Orbay’ın 40 yıl süren dargınlığı
Referandum'dan Lefke'ye: Tüm fenalıklara karşı hayır!
Atatürk; Buradan başka gidecek Türkiye'miz yok
CHP'de kurultay öncesi Kılıçdaroğlu alarmı
Plakasız motosikletle tehlikeli sürüşe ağır ceza