Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,8493
Dolar
Arrow
43,9293
İngiliz Sterlini
Arrow
59,0290
Altın
Arrow
7012,7487
BIST
Arrow
10.729

THTM Yürütme Kurulu Üyesi Aydemir Güler, Terörsüz Türkiye Komisyonunun ortak raporu hakkında konuştu: ‘Meşru olamaz’

İkinci açılım süreci için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Terörsüz Türkiye Komisyonu”nun ortak raporu onaylandı. Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Yürütme Kurulu Üyesi Aydemir Güler, 12punto’da süreci değerlendirdi.

THTM Yürütme Kurulu Üyesi Aydemir Güler, Terörsüz Türkiye Komisyonunun ortak raporu hakkında konuştu: ‘Meşru olamaz’

Haber: Cenk BAŞBOĞAOĞLU-12punto

‘BU RAPORUN BİR SORUN ÇÖZECEĞİ YOK’

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) Yürütme Kurulu üyesi Aydemir Güler, komisyon raporunun meşru olup olmadığını ve bir sorun çözüp çözemeyeceğini değerlendirdi. Güler, “Komisyonun meşru olup olmadığı gündeminden bağımsız değildi ki... Çalışmalarını büyük ölçüde kapalı yürüttüler, aylarca misafir çağırıp dinleyerek zaman geçirdiler. Ne için zaman geçirdiklerini Suriye’deki gelişmelerle anlamış olduk. Cumhur İttifakı Suriye’de emperyalistlerin birincil tercihinin PYD değil HTŞ olması için uğraşıyordu. Bunu temin ettiler. Söz konusu iki yapı da ABD emperyalizminin avucunun içindedir. Dolayısıyla birilerinin emperyalizmin beğenisini kazanmak için yarıştığı bir sürecin meşruiyetini tartışmış oluyoruz, bu bir. 

İkincisi, komisyonun çalışma çerçevesinin Suriye’deki gelişmelerle çiziliyor olması, gündemin Kürt sorunu olmadığının da itirafıdır. Türkiye’de bir Kürt sorunu var. Bu sorun içinde bulunduğumuz dönemde büyük sermayenin, emperyalizmin ve dinci gericiliğin sultası altında yurttaşların eşitliğinin sağlanamayacak olmasıdır. Tersine emekçi halkın yok sayıldığı yerde, Kürt emekçilerinin de esamesi okunmamaktadır. 

Bu komisyonun çoğunlukla kabul edilen raporunun da bir sorun çözeceği yok. Tersine, konunun PKK ve Öcalan’ın siyasi geleceği üstüne yapılan pazarlıkların biraz dışına çıkan az sayıda boyutlarından biri yerel yönetimlerin yetkilerini genişletmekle ilgili. Bugünkü siyasal iklimde buradan Türkiye’de yönetim yapısının gevşetilmesi anlaşılır. Tam da emperyalizmin arzu ettiği gibi. Tam da Yeni-Osmanlı hülyaları içinde başka ülkelerde at koşturmak isteyen sermaye sınıfının dilediği gibi. 

İşin önemli tarafı, komisyon çalışadursun, Kürt kardeşlerimize, Türkiye’ye psikolojik yabancılaşma yönünde bir adım daha attırılmış oldu. Suriye’deki gelişmenin ana akım medya tarafından emperyalizm ekseninde değil, Kürt düşmanlığı körüklenerek ele alınması bunun önemli bir nedenidir. Bu düşmanlığın kışkırtıcısı da sadece iktidar cenahı olmamış, sağ Cumhuriyetçileri de kapsayan bir koro cihatçı HTŞ’yi meşru hükümet ilan etmiştir. Şam’ın İsrail tarafından rehin alındığı ise görmezden gelinmiştir.

Komisyon aylarca dinleme seansları düzenleyerek, güya sorunlara kısır taraflaşmaları aşarak bakılmasını sağlayacaktı! Sonuç tam tersidir. Çünkü öngörülebilen gerçekleşmiş, görüşmeler pazarlığa kilitlenmiştir. Önümüzdeki süreçte Öcalan’ın ikametgâhının metre karesini mi pazarlık edecekler? Kürtlerin anadillerini öğrenmelerinin ölçülerini mi pazarlık edecekler? Yerel yönetimlerin Kürtlere daha düşük asgari ücret dayatma ‘hakkını’ mı pazarlık edecekler? Bu komisyondan, rapor oylamasından bağımsız olarak, ortak irade falan çıkmaz. Çıkan da meşru olmaz.” dedi. 

‘CUMHURİYET DÜŞMANLARIYLA ANAYASA TARTIŞILMAZ’

Meşruluk tartışmaları sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin kitlesinin çizeceği yol haritası hakkında ise Güler, “Yasal düzenlemeler, anayasa değişikliği… CHP kendi tabanına, komisyonun kayyım uygulamasına son verme tavsiyesini ‘satabilir.’ Ama bu doğrultudaki mesaj, yeni atanan iki bakanın rol üstlenecekleri yeni bir pazarlığın başlatılmasından başka anlam taşımıyor. Şimdi AİHM’nin hangi kararlarının nasıl yorumlanacağını tartışacaklar… 

Anayasa’nın değiştirilmesi fikri ise temelsizdir. İktidarın esas gündemi Türkiye’de Cumhuriyetin tasfiyesi. Cumhuriyet düşmanlarıyla anayasa tartışması yapılamaz. İster barış, ister demokrasi; hangi ambalaja sokulursa sokulsun, Türkiye’nin çoğunluğunu oluşturan Cumhuriyetçi kesimlerin AKP-MHP-DEM’in anayasa yapma meşruiyetini kabul etmeyeceğini şimdiden söyleyebiliriz. Sürecin nereye varacağını ise Cumhuriyetçilerin birliği, siyasete ağırlık koyabilmeleri belirleyecek. 

CHP’nin komisyondaki varlığının gerekçesinin, üstündeki baskılar olduğunu herkes biliyor. Bir yandan kuşatmaya karşı radikal bir söylem tutturacaksınız, diğer yandan komisyon raporunda ortak bir vizyona imza atacaksınız. CHP merkezinin, tabanına bu yapılanın ‘taktik’ olduğunu söylemekten başka çıkışı yok. CHP’nin radikalliği DEM’i olası seçim ittifakında Cumhur ittifakına kaptırmama radikalizmidir. Bunun kimi ne kadar tatmin edeceğini tahmin edebiliriz.” dedi.

‘HALKIMIZIN BİRİCİK ÇIKIŞI…’

Türkiye siyasetinin söz konusu raporun onaylanmasından sonra nasıl bir atmosfere tanıklık edeceği hakkında Güler, “Komisyonun muhalifleri ise gerekçelerinde Kürt sorununun böyle çözülmeyeceğini söylemiş oldular. Bu saptamayı yapmak için fazla geç kalmadılar mı? Ama konuyu emperyalizmden, Cumhuriyet’in tasfiyesinden, Kürt sorununun sınıfsallığından bütünüyle uzak bir zeminde ele alırsanız, kimilerinin DEM’den daha talepkâr görünmeleri de ciddi olmamaktadır.

Cumhuriyetçiler ve sol, Kürt sorununu en başta bir emek sorunu olarak ele alınmalıdır. Farklı kimliklerin pazarlık masası, hele bugünün Ortadoğu’sunda sadece çözülmeye neden olur. Bu komisyon tek bir işe yarayabilir. O da, Cumhuriyetçilerin bir bölümünün Kürt sorunuyla yüzleşme zorunluluğudur. Konuya Kürt yurttaşlarımızın Cumhuriyet’e ve Cumhuriyetçiliğe nasıl kazanılacağı yanıtlanmak üzere yaklaşılmalıdır. Sömürü düzenine ve emperyalizme karşı Cumhuriyet’e, eşitliğe, ortak bir geleceğe, birlikte mücadeleye, bu yoksulluk döngüsünün kırılması amacına bağlanmak her kökenden halkımızın biricik çıkışıdır.” dedi.


Haber Kaynağı : 12punto

Anayasa değişikliği AKP CHP komisyon Kürt sorunu meclis MHP Mesaj
Wodo Network