Ofansif mizah... Rahatsız eden bir mizah. Dinleyeni kendi içinde gizlediği kötücül, bencil, saldırgan yanlarla yüzleştiren bir eylem.
İçimizdeki karanlığı, gizlemeye çalıştığımız duyguları gizleyemediğimizi fark ederiz ofansif mizahla. Çırılçıplak kalırız espri karşısında.
Mizahçı bizi kendimizle baş başa bırakır. Gündelik koşturmacalarla, toplumsal alışkanlıklarla, ritüellerle, ezberlerle ve klişelerle unuttuğumuz, gözden kaçırdığımız zaaflarımızla, kusurlarımızla yüzleşiriz. Doğru bildiklerimizi gerçekte ezbere kabul ettiğimizi fark ederiz. O yüzden de bizi rahatsız eder. Sonuçta anlarız, o kadar da akıllı, erdemli, düzgün değilizdir.
Deniz Göktaş rahatsız etti. Güldürdü. Gülünçlüğümüzü gösterdi.
Sosyal medyada hakkında birkaç suçlamadan bahsedildi. Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçları konuşuldu. Deniz Göktaş'ın gösterisinde Cumhurbaşkanına hakaret yoktu. ''Diktatör'' sözcüğü akla gelebilir belki. Oysa bu bir hakaret değil, hakir görmek hiç değil. Diktatör, Roma Devletinde özel bir makam ve meşhum anlamını buradan alıyor. Ne var ki, Celal Şengör yazdığı Dahi Diktatör kitabında, kanımca hatalı da olsa, Atatürk'ü överken ''diktatör'' sıfatıyla anmıştır. Dolayısıyla, bu sıfatın zorunlu olarak kötü bir anlamı yoktur. Deniz Göktaş'ın gösterisinde bu terimin hakaret amacıyla kullanıldığı bir bağlam da mevcut değildir.
Gelelim, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçuna... Halkın bir kısmını veya tamamını aşağılayan hiçbir ifadesi bulunmuyor Deniz Göktaş'ın. Bazı sosyal medya hesapları, TCK'da böyle bir suç olmamasına karşın, Deniz Göktaş'ın milli ve manevi değerleri aşağıladığından bahsediyor. Şu milli ve manevi değerlerin ne olduğunda anlaşabilsek belki bu konuya da açıklık getireceğiz. Sahi nedir milli ve manevi değerler?
Türk mizahı veya Türk edebiyatı milli ve manevi değerler arasında değil mi? Bektaşi fıkraları örneğin, milli ve manevi değerlere dahil değil mi? Sahi hatırlıyor muyuz Bektaşi fıkralarını?
Allah'ı korkulacak değil de sevilecek bir varlık olarak gören Bektaşi Fıkraları bugün anlatılsa, CİMER şikayetleri sağ olsun, gelecek nesillere aktarılamazdı muhtemelen. Aynı fıkraları tasavvuf kapsamında veya düpedüz mantıksal yahut etik düzlemde dinleyen/okuyan biri olabileceği gibi; bu fıkralarda Allah'a isyan, Allah'ın gücünü sorgulama gibi unsurlar arayan CİMER muhbir de olabilir. Neyse ki, zamanında CİMER yoktu; yoksa o fıkralar bugüne kalmazdı. Allah'la senli benli konuşan bir düşünürün hali nic'olur günümüzde?
Bazılarımız diyecektir ''Deniz Göktaş yalnız değildir'' veya ''Deniz Göktaş'ı yedirmeyiz'' diye. Evet, yalnız değildir. Milyonlarca insan tımarhane/hapishane karışımı bir yerde yaşıyor. Ama yediririz efendim. Biz kimleri kimleri yedirdik. Daha iki gün önce yıldönümüydü. Madımak'ta canlarımızı yedirdik. Aydınlarımızı yedirdik. Köylülerimizi, askerlerimizi yedirdik. Biliminsanlarımızı yedirdik. Sonra da derin bir uyku çektik. Ölü olan Deniz değil, üstümüzdeki ölü toprağına bakarsak biz çoktan ölmüşüz de gömenimiz yok. Belki o da olur.
Deniz Göktaş'ı yediririz ama sindirmesi zor olur Deniz Göktaş'ı. Malum artık internet çağındayız. Bu espriler kaybolmayacak. Yıllarca paylaşılacak. Karikatüre dönecek bugünün ciddi insanları. Biz gülüyoruz. Ama zaman geçtikçe bazılarına acıyacağız. Burada acınacak durumda olmayacağı kesin olan kişi Deniz Göktaş. Kelle koltukta hepimizi güldürdü, bizi kendimizle yüzleştirdi. Ülkesine döndü. Kelepçelendi. Başı dik yürüdü. Esprilerine devam edecek.
Türk milleti zekasıyla ve birikimiyle yaşayacaksa milli ve manevi bir değerimiz olan Türk mizahı da yaşayacak. Kime vurarsa vursun, mizahımız yaşamaya devam edecek. Zira mizahımız yaşamazsa maneviyatımız çoktan ölmüştür.
Çok Okunanlar
Türkiye’nin 'Diktatör' sorunsalı!..
Dünya Kupası sürerken FIFA sıralaması güncellendi!
'Günümüzde su neden elmastan daha değerlidir?'
400 gram altını pazarda çaldırdı
Nathan Ake'nin bonservisi ve maaşı belli oldu
NATO için öğretmenler 'ücretsiz izin'e zorlanıyor
Diego Rossi Fenerbahçe'ye kazandırdı
26 futbolcudan Hacıosmanoğlu'na ortak yanıt
Erdal Beşikçioğlu 'Kılıçdaroğlu-Özel' krizinde kararını verdi!
15 Temmuz yaklaşıyor