Meme kanserinde erken teşhis umudu: Basit bir kan testiyle hastalık daha erken saptanabilir
Yeni araştırma, miR-145 adlı mikroRNA'nın meme kanserinin erken tanısında biyobelirteç olarak kullanılabileceğini ortaya koydu.
Yeni araştırma, miR-145 adlı mikroRNA'nın meme kanserinin erken tanısında biyobelirteç olarak kullanılabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, kan örneklerinde tespit edilen bu molekülün gelecekte erken teşhiste önemli rol oynayabileceğini belirtiyor.
Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alırken, erken teşhis hastalığın tedavi başarısını ve yaşam süresini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle bilim insanları, hastalığı henüz erken evrede tespit edebilecek yeni biyobelirteçler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda yayımlanan yeni bir araştırma, miR-145 adlı mikroRNA'nın meme kanserinin erken teşhisinde önemli bir biyobelirteç adayı olabileceğini ortaya koydu.
300 KİŞİNİN KAN ÖRNEKLERİ İNCELENDİ
Boran Can Dinçer ve Şeref Buğra Tunçer tarafından gerçekleştirilen ve Doğu Karadeniz Sağlık Bilimleri Dergisi'nde yayımlanan araştırmada, toplam 300 kişinin kan-serum örnekleri analiz edildi.
Çalışmada 200 meme kanseri hastası ile 100 sağlıklı gönüllüden alınan örneklerden RNA izolasyonu yapıldı. Ardından araştırmacılar, laboratuvarda yaygın olarak kullanılan RT-qPCR yöntemiyle miR-145'in ekspresyon düzeylerini ölçtü.
MEME KANSERİ HASTALARINDA DİKKAT ÇEKEN DÜŞÜŞ
Araştırmanın en önemli bulgusu, meme kanseri hastalarında miR-145 düzeylerinin sağlıklı bireylere kıyasla belirgin şekilde daha düşük olması oldu.
Bilim insanları, bu farklılığın miR-145'i hastalığın erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olabilecek biyobelirteç adaylarından biri haline getirdiğini değerlendiriyor.
MikroRNA'LAR NEDEN ÖNEMLİ?
MikroRNA'lar, hücrelerde genlerin çalışmasını düzenleyen küçük RNA molekülleri olarak biliniyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bu moleküllerin yalnızca kanserin oluşumunda değil, hastalığın ilerleyişi ve tedaviye verilen yanıtın belirlenmesinde de önemli rol oynayabileceğini gösteriyor.
Kan örneğinden ölçülebilmeleri ise mikroRNA'ları, invaziv olmayan tanı yöntemleri açısından öne çıkarıyor.
ERKEN TEŞHİSTE YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR
Araştırmacılar, miR-145'in gelecekte basit bir kan testiyle meme kanserinin erken teşhis edilmesine katkı sağlayabilecek önemli adaylardan biri olduğunu belirtiyor. Ancak bu bulgunun klinik uygulamaya geçebilmesi için çok daha geniş hasta gruplarında yapılacak çalışmalarla doğrulanması gerektiğinin altı çiziliyor.
Farklı yaş grupları, meme kanseri alt tipleri ve hastalığın farklı evrelerini kapsayan yeni araştırmaların ardından miR-145'in tanı testlerinde kullanılıp kullanılamayacağı daha net ortaya çıkacak.
UZMANLAR UYARIYOR
Araştırmanın sonuçları umut verici olsa da uzmanlar, miR-145'in henüz rutin sağlık taramalarında kullanılan bir test olmadığını vurguluyor. Bu nedenle meme kanseri taramalarında mamografi ve hekim önerisine göre uygulanan mevcut tanı yöntemlerinin ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor.
Bilim dünyası ise mikroRNA temelli biyobelirteçlerin, gelecekte kişiselleştirilmiş kanser tedavileri ve erken tanı yöntemlerinin geliştirilmesinde önemli bir rol üstlenmesini bekliyor.
Araştırmanın künyesi
Makale: miR-145'in Meme Kanserinin İlerlemesinde Düzenleyici Rolü
Yazarlar: Boran Can Dinçer, Şeref Buğra Tunçer
Dergi: Doğu Karadeniz Sağlık Bilimleri Dergisi
Yayın: 2026, Cilt 5, Sayı 2, Sayfa 229-236
Kurum: İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında fezleke hazırlandı
İran: Müzakereler olumlu bir atmosferde ilerliyor
Abdest alırken poz vermenin dayanılmaz hafifliği
Özgür Özel'e sunulan arabulucu teklifinin perde arkası ortaya çıktı!
1009 gün sonra kürsüye çıkacak Kılıçdaroğlu'na soğuk duş
‘AHBAP Derneği’ dolayımıyla Türkiye’de sivil toplumun kırılganlığı
İstanbul-Ankara otobüslerinde yeni dönem
Avrupa’daki askeri gerilimin sonuçları ve Türkiye
Gelecek 10 yılda teknolojiden ne beklemeliyiz?
Turhan Çömez’den hükümete enflasyon tepkisi