Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
56,0613
Dolar
Arrow
48,0884
İngiliz Sterlini
Arrow
65,5292
Altın
Arrow
7239,5101
BIST
Arrow
14.506

Soruşturmanın gizliliği, tutuklama ve aleniyet

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesi soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğunu açıkça düzenliyor. Bu gizlilik yalnızca teknik bir usul kuralı değildir. Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi, delillerin korunması ve en önemlisi hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan kişinin haklarının korunması bakımından gereklidir.

Peki uygulamada ne görüyoruz?

Bir kişi hakkında soruşturma başlatılıyor. Yakalama ve arama görüntüleri daha soruşturmanın ilk aşamasında saatler içerisinde kamuoyuna servis ediliyor. Kişinin tam olarak neden suçlandığı, hangi delillerin bulunduğu, şüphelinin savunması belli olmadan yakalama ve arama görüntüleri dolaşıma sokuluyor. Bu sırada şüpheli mahkemeye sevk ediliyor. Ardından tutuklama kararı geliyor.

Böylece henüz yargılama başlamadan toplumda kişi hakkında bir kanaat oluşuyor.

İnsanların çoğu iddianameyi okumaz, savunmayı dinlemez. Hüküm tesis edildiğinde bile ayrıntılar çok kişinin ilgisini çekmez. İlk görüntülerin ardından kanaat oluşur.

Paylaşılan görüntülerin kolluk tarafından kayda alındığı örneklerde ister istemez akla şu geliyor, görüntülerin yayımlanmasında iddia makamının açık veya zımni onayı var. Belli ki yürütülen soruşturmaya kamuoyu desteğini sağlamak, meşruiyet kazandırmak veya caydırıcı olmak amacıyla görüntüler servis ediliyor.

Bu durum yalnızca masumiyet karinesi açısından değil, kişinin lekelenmeme hakkı bakımından da ciddi bir sorun yaratmaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamu makamlarının kişiyi toplum nezdinde suçlu olduğu izlenimine götürecek işlem ve uygulamalardan kaçınması gerektiğini özellikle vurgulamaktadır.

Bir diğer konu ise tutuklama kararları

Tutuklama, hakkında suç isnadı bulunan kişinin henüz mahkûm edilmeden özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Bu nedenle hukuk düzeninin en ağır koruma tedbirlerinden biridir ve istisna olması gerekir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi tutuklamayı belirli koşullara bağlamıştır. Öncelikle suç işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunması, bunun yanında tutuklama nedenlerinden en az birinin mevcut olması gerekir.

Katalog suçlar olarak adlandırılan ve maddede sayılan suçlarda dahi “Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir” demek suretiyle bir zorunluluk getirilmemiştir. Tutuklama kararının ölçülü olması da ayrıca zorunludur.

Suçluluğu kesinleşmemiş bir insanı, yasada yer alan koşullar karşılanmadan tutuklu yargılamak adalete ve yargıya duyulan güveni sarsar. Tutuklama kararı kamuoyu baskısı sonucu olmamalı, aynı şekilde “bir süre yatsın” yaklaşımıyla peşinen cezalandırmaya dönüşmemelidir.

Duruşmaların aleniliği

Anayasa’nın 141. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca mahkemelerde duruşmalar kural olarak herkese açıktır. Duruşmaların kapalı yapılması istisnadır ve ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde mümkündür.

Bununla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 183. maddesi uyarınca adliye binası içerisinde ve duruşma başladıktan sonra duruşma salonunda her türlü sesli veya görüntülü kayıt veya nakil olanağı sağlayan aletler kullanılamaz. Yasalarımızda yer alan aleniyet kuralı görüntü kaydını ve paylaşılmasını kapsamayacak şekilde düzenlenmiştir. 

Kamuoyunun yakından takip ettiği bazı yargılamalarda duruşmaların yayımlanması yönünde talepler var. Sanıklar, adil bir yargılama yapılmadığını öne sürerek, kamuoyunun duruşmalarda yaşananları görmesini istiyorlar. 

CMK 183. maddesinin açık hükmü ortadayken duruşmalarda kayıt alınması veya yayımlanması mümkün değildir. Bununla birlikte, herhangi bir torba yasaya eklenecek  madde ile duruşmalarda kayıt alınması ve yayımlanabilmesi sağlanabilir. 

Yargılamanın adil olduğuna ilişkin güven varsa kayıt alınmasında bir sakınca olmadığını düşünüyorum. Geçmişte darbe dönemlerinde bile yargılamalardan görüntüler paylaşıldığını hatırlıyoruz. Hukuk devleti olan ülkemizde bugün adil yargılamalar yapıldığını biliyor, kayıt alınıp yayımlanmasının yargıya güveni pekiştireceğine inanıyorum. 

Henüz suçluluğu kesinleşmemiş bir kişinin yakalanma anını, konutunda yapılan aramayı göstermek mi kamu yararına daha yakındır, yoksa hakkında açılan davada delillerin, iddiaların ve savunmaların mahkeme huzurunda nasıl tartışıldığını göstermek mi? 

İkinci seçeneğin çok daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.