Başlıktaki kavramı dünyanın şimdiki halini tanımlamak için kullanabiliriz.
Kabaca şöyle tanımlanabilir; aydınlanma yaşanmamış, iktidar gökten yere inmemiş, iki büyük devrim olmamış, kölelik şartlarında çalışma mevcut, uluslararası bir düzen ve hukuka bağlılık yok. Kuralsızlık esas. Güçlü olan hayatta kalır.
Gücü yeten istediğini yapıyor. Kitleler yoksul ve çaresiz. En gelişmiş teknolojik cihazları üretebilen insanlık bir yandan da kocaman bir şarlatanlık ile karşı karşıya. Mesih gelmesini ve kıyamet gününü yaşamak için savaş peşinde koşanlardan tutun, aşı karşıtlığına uzanan geniş bir yelpazede her türlü akıl dışılık mevcut.
Geldiğimiz yerde ne görüyoruz peki? Güncel ve yakıcı bir örnek olarak Jeffrey Epstein sapığının kurduğu ilişki ağı aynı zamanda zamanımızın büyük çürümesini göz önüne serdi. Parlamentoya bisikletle gittiği için övülen İskandinav politikacılar arasında pedofiller varmış. Kraliyet ailelerinin mensupları her türlü canavarlığı yapmışlar, sahip oldukları güç sayesinde dokunulmadan bu işlere devam edebilmişler. Takım elbiseler, yuvarlak gözlükler ve anglo-sakson görünüm insan olmaya yetmiyormuş. Siyasetten, sinemaya, dahi çocuk olarak adlandırılan yazılımcılara kadar gözümüzün önündeki bir çok figür gırtlaklarına kadar pislik ve vahşet içerisindeymişler. Ve kuvvetle muhtemel ki, bu manyakları kaydedenler istediklerini yaptırmak için şantaj yapmışlar.
Bütün bu rezaletlerin müsebbibi olan batılı sapkınlar çetesi ve işbirlikçileri bize senelerdir aynı lafları tekrarladılar durdular:
“Batı medeniyeti, hukukun üstünlüğü, insan hakları, kurallar düzeni vs..”
Çok açık; artık dünyada 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan düzen yıkılmıştır.
Sputnik’te yayınlanan bir haberde Mısırlı askeri uzman ve stratejist , Tuğgeneral Samir Raghen şu cümleleri kullanıyor:
“Bugün tanık olduğumuz şey sadece geçici askeri operasyonlar değil, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan tüm uluslararası hukuk yapısına doğrudan bir meydan okumadır.Bunun sonuçları felaket olacak. Eğer dünya BM'nin yetkisi olmadan Amerika'nın İran'a saldırmasını ve rejimini değiştirmesini kabul ederse, gelecekte diğer güçlü devletlerin benzer eylemlerde bulunmasını ne engelleyecek?Güvenlik Konseyi, güç kullanımına izin verme konusunda uluslararası yetkiye sahip tek organdır. Böyle bir yetkinin yokluğu, herhangi bir rejimin bir devlet başkanını kaçırabileceği veya bir devleti, tehdit olarak ilan ederek devirebileceği 'orman kanununa' geri dönüş anlamına gelir."
Kurallar var kurumlar çalışıyor dediğimiz bir devlet, ABD, alenen haydutluk yaparak başka bir devlet başkanını kaçırdı. Tam tabir; adam kaldırdı. Aradan kısa bir süre geçti bu sefer yine benzer bir hukuk tanımazlıkla başka bir devletin liderini ve üst kademe yöneticilerini öldürdü. Yetmedi, İran’ın güneyindeki bir okul bombalandı ve 165 kız çocuğu öldürüldü. 165 çocuk.
İnsanın aklını yitirmesine neden olacak görüntüler izliyoruz. Yurtdışında yaşayan bazı “muhalif” İranlılar yaşananları coşkuyla kutluyorlar. Rejime karşı olunabilir, iktidar sahiplerinden nefret edilebilir ancak kendi ülkesinin bombalanmasından mutlu olmak nasıl mümkün olabilir?
Devletlerin yozlaşmasından elbette bireyler de kendi paylarına düşeni aldılar. Aklı ve ahlakı yerle yeksan olmuş insan sürüleriyle karşı karşıyayız.
İkiyüzlülüğün başladığı yere geliyoruz şimdi. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da var olan bir ikiyüzlülüğe.
Orman yangınlarında başka ülkeleren yardım talebi için çağrılar yapanlar, nedenleri hakkında zerre fikirleri olmadığı Rusya-Ukrayna Savaşında “standwithukraine” etiketiyle mazlumların yanında olduklarını iddia edenler suskunlar. Bu olaylarda gösterilen kitlesel tepki mevcut değil. Molla rejiminin varlığı mı olan bitenin karşısında suskun kalmayı meşrulaştırıyor? Ölenlerin batılı olmamaları mı değersiz kılıyor yitirilen canları?
Bugün Küba’da, ufak bir ada devletinde insanlar her türlü imkansızlık içerisinde ayakta kalmaya çalışıyorlar. Ejderhanın yanı başında, ambargo altında ilaç gibi en insani ihtiyaç maddelelerine bile ulaşamayan, enerji yokluğu nedeniyle hastanelere kesintili elektrik sağlayabilen bir ülkeden bahsediyoruz. Küba ile görünürde bile olsa dayanışma göstermekten imtina edilmesinin sebebi nedir? Karayiplerde olmaları mı, sosyalist olmaları mı?
Muhalif herkese aslan kesilen, sözümona dünyaya meydan okuyanların ABD saldırganlığı karşısında son derece özenli sözcükler sarf etmeleri nedir peki?
Gücü yetenin başkasına çöktüğü, her türlü sapkınlığın din maskesi arkasında yapıldığı, yoksullarla varsıllar arasında uçurumun olduğu bir dünyaya ortaçağ benzetmesi yapmak yersiz olmaz.
Vicdandan ve izandan yoksun kitleler içerisinde en büyük mücadele insan kalma mücadelesi vermektir.
Çok Okunanlar
Fatma öğretmeni bıçaklayarak öldüren F.S.B.'nin ifadesi ortaya çıktı
Kurtulmuş'un Meclis'te verdiği iftara katılım sınırlı kaldı
Trump: Hürmüz'deki gemileri koruyacağız
Kuveyt’te ABD pilotunun diz çöktüğü anlar sosyal medyada gündem oldu
ABD ordusu: İran'da bin 700'den fazla hedef vuruldu
Sessiz tehlike giderek büyüyor: Her sekiz kişiden birinde var
Devlet Bahçeli'nin grup toplantısındaki rozeti dikkat çekti!
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den 3. Dünya Savaşı uyarısı
Süper Lig'den 8 kulüp PFDK'ya sevk edildi
Temmuz maaş artışlarıyla ilgili SGK uzmanından kritik uyarı