Artık belli ki Kemal Kılıçadroğlu yakın zamanda kurultaya gitmeyecek.
Her ne kadar Kılıçdaroğlu topladığı MYK ile olağan kurultay sürecinin Eylül ayında başlatılacağı kararını alsa da, bu kurultaya gitme kararı değil. Bu sadece mahalle, İlçe ve İl Başkanlığı seçimi ile sınırlı bir karar. Çünkü Kılıçdaroğlu “Mahalle delege seçimi Eylülde başlayacak” dedi ama Kurultay takvimini açıklamadı. Zira “sürece başlanacağı” açıklaması “Kurultayın yapılacağı” anlamına gelmiyor. Kurultay için takvim gerekiyor.
Hal böyle olunca Özgür Özel de konuyu erkene alarak harekete geçti ve yeni parti hamlesini Temmuz ayının sonuna çekti.
Şu da belli ki Özgür Özel’in yakın ekibi partiden ihraç edilecek. Bu nedenle yeni parti kaçınılmaz artık.
Ekrem İmamoğlu da "Biz bu milleti asla umutsuz ve seçeneksiz bırakmayız. Ya bir yol buluruz, ya bir yol yaparız." ifadelerini kullanmıştı.
Bu yol, yeni bir parti demek oluyor.
Özgür Özel’in yeni bir parti kurması kolay mı, elbette çok zor. Bu uzun bir zaman meselesi. O yüzden seçimlere girme yetkisi olan bir parti ile anlaşacak. O da genel Başkanı Bedri Yalçın olan “Anadolu Birliği Partisi. ABP”
Bunu Anadolu Birliği Partisi (ABP) Genel Başkanı Bedri Yalçın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibiyle görüşmeler yürüttüklerini ifade ederek doğruladı. ABP Mansur Yavaş’a yakın bir parti. Genel Merkezinde 3 yıldırMansur Yavaş’ın posteri asılı.
Yeni partinin adı bu olmayacak, değişecek.
Özgür Özel önce 30-40 milletvekili ile Anadolu Birliği Partisi’ne geçecek, daha sonra tüzük değişikliği ile partinin adı değiştirilecek ve “Yürüyüş Partisi” olacak. Mecliste Grup kurulacak.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘İttifaka’ katılacak.
Yani Özgür Özel’in yeni partisi: Yürüyüş Partisi
Hedef, iktidara yürümek.
Peki neden 30-40 Milletvekili?
Öncelikle söyleyeyim Bedri Yalçın, görüşmeler sonucunda 86 milletvekilinin ABP'ye katılacağını iddia etti ama bu rakama zaman karar verecek. Çünkü Yürüyüş Partisinin ana muhalefet partisi olması gerekiyorsa evet, yeni partiye 80-90milletvekili civarında geçiş olacak. Ama ana Muhalefetin CHP’de kalmasına karar verilirse o zaman milletvekillerinin çoğunluğu CHP’de kalacak. Bu vekiller parti içinde mücadeleye devam edecek.
Buna elbette ki Özgür Özel karar verecek.
Peki Özgür Özel bu süreçte ne yapmalı? Nasıl hareket etmeli?
Geçenlerde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum açıklama yaptı: ‘Erken seçim değil, döneminde ele alınmış seçim’ dedi. Ve 2028’den söz etti. Politikacılar bugün böyle der, yarın ne der bilinmez ama, içinde bulunduğumuz ekonomik güçlükleri dikkatte aldığımızda erken seçim zor gibi.
Erdoğan normal seçim öncesinde istifa ederek yaklaşık 355 milletvekili imzasıyla erken seçime gidebiliyor.
Ama o da riskli.
Erdoğan’ın 2003’de garanti gördüğü 1 Mart Teskeresindeki 3 oyla kaybettiği oylamayı unutacağını sanmam.
Bu yüzden kendisi uygun şartların olgunlaşması için bekleyecektir diye düşünüyorum.
Bu nedenle Özgür Özel’in önünde uzun bir zaman var. Özgür Özel Mecliste grup sayısına yeter bir sayı ileYürüyüş Partisine geçmeli, ama üyelerin yeni partiye geçişine izin vermemeli. Kendi deyimiyle “Baba ocağını” boşaltmamalı. Eylül’den itibaren zaten mahalle delege seçimleri var, bu seçimlerden sonra İl, ilçe ve Kurultay delege üstünlüğünü elden bırakmamalı.
Ki bir sonraki Kurultayda baba ocağına tekrar dönebilsin.
Çünkü CHP biterse Türkiye biter.
Peki nasıl mücadele edecek derseniz bence artık bundan sonra tek cephe yok. İki cephede mücadele verecek Özgür Özel. Bir taraftan Baba ocağında örgüt gücünü elden bırakmamak için mücadele edecek, diğer taraftan da Yürüyüş Partisi ile iktidara yürümek için mücadele verecek. Ve her iki tarafta da kazanması gerekecek.
Başka çaresi yok.
Bunun örneği var mı, elbette var. Atatürk hem Anadolu’dahalkı arkasına alarak mücadele verdi, İzmir’e yürüdü, hem de İstanbul’daki hükümete karşı mücadele vererek Başbakan Damat Ferit Paşa’yı iktidardan devirdi.Bunun sonucundadır ki İstanbul Hükümeti hem Amasya görüşmeleri için Mustafa Kemal Paşa’nın ayağına, Amasya’ya geldi, hem de Bilecik’e geldi. Hatırlayınız; Bilecik mülakatı. Amasya görüşmeleri.
Ayrıca Özgür Özel bu iki cephede verdiği mücadeleyi kazanır mı, bence kazanır. Çünkü halkın önemli bir kesimini arkasına almış durumda. Parti içinde de kendisini destekleyenlerin oranı %85 - %90 civarında.
Özgür Özel, elbette kısa zamanda çok güçlükler, çok zorluklar yaşadı. Rahat bir koltuk yüzü görmedi. Yakınlarını kaybetti. Tabutun başında ağladı, yağmurda ıslandı, baba ocağından kovuldu. Tomalarla karşı karşıya kaldı. Ama yılmadı, dayandı, direndi, mücadele etti. Liderlik yolunda epey mesafe kat etti.
Demokratik süreçten de kopmadı.
Buraya kadar onun için elbette çok zordu. Ama bundan sonrası da Özgür Özel iki partide mücadele vereceği için çok zor olacak. Bundan sonra çok daha sancılı geçecek.
Ama şu var ki; “Ben lider olacağım” diyerek lider olunmaz. Liderleri tarih doğurur.
Belki de Özgür Özel’in sancıları, tarihin doğurduğudur.
Çok Okunanlar
Galatasaray yönetimi 11 alanda tam yetki aldı
4 yaşındaki Aren Eren açlık ve susuzluktan öldü
Ev almak için biriktirdiği 1 kilo altın çöpe atıldı
Hastanede yangın paniği
CHP'den 86 vekil ile 74 il başkanı o partiye katılacak
Tamar Tanrıyar'dan Albayrak ailesine 1 Temmuz uyarısı
Cumhuriyet Halk Partisi'nin bagajı
Kuru eleştiri: Bir oyalanma siyaseti
Fuhuş çetesine yapılan operasyonda 18 kadın kurtarıldı
Telefon tutucular ve multimedya sistemleri için karar verildi