Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Selanikliler...

Kocası Kafkas Cephesinde şehit olmuştu.

Köyü ve evi düşman tarafından işgal edilmişti. Vatanı ve namusunu korumak için kocasından kalan ziynet eşyalarını ve bileziklerini bozdurdu. O parayla silah aldı dağa çıktı. Çetecilik yaptı. Ardından Kurtuluş Savaşına katıldı. Mermi attı, kılıç çaldı. Kocasının intikamını aldı.

Adı Ayşe idi ve Selanikliydi.

***

1920’lerin başında Manisa’nın Demirci ilçesine kaymakam olarak atandı. Yunan askeri önce İzmir’i, ardından Manisa’yı işgal etti. Manisa Valisi Hüseyin Hüsnü Yunan askerini Manisa girişinde karşılarken o emrinde olduğu kendi valisi Hüseyin Hüsnü’yü tanımadı. Askerlik Şubesi deposundaki silahları halka dağıttı ve Ege’de gönüllülerden oluşan Kuvayı Milliye birliği kurdu. İki yıl boyunca Yunana karşı çarpıştı. Demirci Akınları düzenledi. Adı İbrahim Ethem Akıncı idi. Akıncı soy adını Ege’deki Akınlarından dolayı Atatürk verdi.

Selanikliydi.

***

Yıl 1912 idi.

İtalyanlar Osmanlıya ait olan Trablusgarp’a saldırmış, işgal etmişti.  Paris’te Sorbonne Üniversitesinde Siyasal Bilimler-Hukuk bölümünde okuyan deli dolu bir Türk genci vardı. Ateş gibiydi. Usta bir silahşordu. 

İtalyanların Trablusgarp işgalini protesto etmek için Mısırlı öğrenci arkadaşı Şeyh Dayef ile birlikte Avrupa’da mitingler düzenliyordu.

Bir tatil gününde, İsviçre’nin Neuchatel şehrinde okuyan arkadaşı Osman Suavi Kökmen’i ziyaret etti. Film seyretmek için bilet aldı ve Olimpiya sinemasına gitti. Ön sıralara oturdu. Işıklar söndü. Uzun bir gong sesinden sonra film başladı. 

Ancak filmden önce Trablusgarp ve Bingazi’deki Türk-İtalyan savaş görüntüleri verildi perdeye. İtalyanlar kendilerini haklı ve başarılı göstermek için Avrupa sinemalarında kısa propaganda filmleri gösteriyorlardı.  Perdede “Vive i’talia. A bas les Turcs!” yazısı vardı. Yazının Türkçesi “Yaşasın İtalya, aşağılık Türkler”  idi. 

Genç bu manzarayı görünce dayanamadı, belinden tabancayı çıkardığı gibi perdeye ateş etti. Bütün mermileri boşalttı. Sinema birden karıştı. Seyirciler çığlık çığlığa kaçıştı. Ve o Türk genci salonda kaçışan Avrupalılara şu sözlerle bağırdı;

“Yalan, yalan, yalan. Yanlış anlatıyorlar. Gerçekte kahraman Türklerdir” dedi.

Olaydan sonra genç karakola gitti teslim oldu. Ve polislere şu ifadeyi verdi;

“Türklüğe hakaret etmeye hiç kimsenin hakkı yok” dedi. Bu kahraman gencin adı Osman Nevres idi. Nam-ı diğer Hasan Tahsin idi.

İzmir’de Yunan’a ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin oydu.

Ve Selanikliydi.

***

34 yaşındaydı. Atatürk’ün devresiydi.

Önce Trablusgarp, sonra Balkan Savaşında çarpıştı. Ardından Çanakkale Savaşına gitti. Yüzbaşıydı.

Çanakkale Savaşı tüm şiddetiyle sürüyordu.

18 Mart’ta İngiliz ve Fransızlar gemileri Çanakkale Boğaz’ında hezimete uğratmış, Boğaz’ı geçememiş, ancak bu kez karadan geçmek istemişti.

Tüm planlarını ona göre hazırladılar. Bu amaçla 25 Nisan günü Seddülbahir ve Arıburnu’na asker çıkardılar. 

Öte yandan Mustafa Kemal Paşa Arıburnu’nda “ben size ölmeyi emrediyorum” diyerek ve büyük bir kahramanlık örneği sergilemiş, düşmanı yüz geri etmişti. 

Ancak düşman Seddülbahir’de Ertuğrul Koyundan karaya çıkmayı başarmıştı. Aytepe’nin etrafını kuşatmıştı. Aytepe’nin durumu kritikti. Aytepe’nin konumu da kritikti. Aytepe düşerse Alçıtepe düşer, Alçıtepe düşerse düşman oradan rahatlıkla Kilitbahir’e iner Boğaz’ı geçer ve savaşı kazanırdı. Aytepe’yi savunan Tabur Komutanı Mahmut Sabri zor durumdaydı. 

O gün bu genç Yüzbaşı Balıksırtı’ndan hareket etti. Aldığı emir üzerine Aytepe’ye yardıma gitti. 250 kişilik bölüğüyle İslam’ın çiftliğini dönerken Kızıltoprak mevkiinde tesadüfen,  İkizkoyu’na çıkarma yapmakta olan 2000 kişilik başka bir düşman askerini gördü. Ve hemen oracıkta durdu, gizlice etrafı inceledi, çıkarma yapan düşmanın önünde hiçbir engelin olmadığını gördü.

İkiz koyu ve önü bomboştu. 

Durdu, düşündü, bir karar vermeliydi. Ya burada kalıp düşmanı durduracak, ya da Aytepe’ye yardıma gidecekti. Ama Aytepe’ye yardıma giderse buradan karaya çıkan düşman hem Aytepe’yi arkadan çevirecek, hem de Alçıtepe’ye yürüyecekti. Alçıtepe düşerse Seddülbahir düşecekti. Ardından Çanakkale Cephesi düşecekti. Ve Boğaz açılacak düşman rahat rahat boğazı geçip İstanbul’a varacaktı. Yüzbaşı kararını verdi. Aytepe’ye gitmeyecekti.

Orada duracak ve düşmanı durduracaktı. 

Ve öyle yaptı.

Tam oracıkta mevzi aldı ve 250 askeriyle 2000 kişilik donanımlı düşmana karşı akşama kadar kahramanca savaştı. İşte bu direniş karaya çıkan düşmanın tüm planlarını bozdu. Kendisinden on kat fazla olan düşmanı durdurdu ve ağır zayiat verdirdi. 

Ancak akşama doğru düşman gemisinden atılan toplardan sıçrayan bir şarapnel parçası maalesef yüzbaşıya isabet etti. Ve hayatını kaybetti.  Şehit olmuştu. Savaştan sonra cesedi arandı tarandı ama cesedi bulunamadı. Mezarı, vatanın tüm kutsal topraklarıydı.

Bu kahraman kim miydi?

Yusuf  Kenan Bey idi. Tabi ki de Selanikliydi.

******

Trablusgarp’ta Osmanlının son toprak parçasını savunmak için Atatürk’le birlikte İtalyanlara karşı savaştı. Bütün cepheleri dolaştı. Mermi sıktı, kılınç çaldı.

1913 de Bolayır’da Bulgarlarla savaşırken dizinden yaralandı. Yılmadı, bu kez de Çanakkale’de İngilizlere karşı Conkbayırı’nda savaştı. Büyük yararlılıklar gösterdi. Çanakkale’de düşman durdurulmuştu ama bu kez doğudan giriyorlardı. O da durmadı. Kafkas cephesine gitti. Ruslara karşı savaştı. Muş’u Ruslardan alan ve şehre ilk giren komutanlardandı. 

Kafkas Cephesi bitti,  Kurtuluş Savaşında Yunanlılara karşı savaştı.  Cephe cephe koştu. Atatürk’ün çocukluk arkadaşıydı. Adı Nuri idi ve o da Selanikliydi. 

Atatürk ona Çanakkale savaşındaki kahramanlıklarından dolayı “Conker” soy adını vermişti.

***

 Bursa Bizim Mektep’te öğretmendi.

1920 yılında Bursa Yunanlılar tarafından işgal edilince Bursa'da kaldı. Eskişehir’de bulunan Batı Cephesi emrinde istihbarat faaliyetleri yürüttü. Bursa’dan Mustafa Kemal’e düşman hakkında önemli bilgiler gönderdi.

İstihbarat çalışmaları fark edilince Yunanlar tarafından tutuklandı ve Yunanistan’a gönderildi. Selanik Hapishanesi'nde ağır işkenceler gördü. Ardından Milos Adasındaki  esir kampına gönderildi. Kadın olarak çok büyük acılar çekti. Ser verdi, sır vermedi. Türk ve Yunan esir değişimi sonrası Türkiye’ye geldi. Üstün başarılarından dolayı kendisine İstiklal Madalyası verildi.

Bu cesur Türk kadını kim olabilir ki,  Zehra Budunç tabi ki. O da Selanikliydi..

Türkiye'nin ilk kadın milletvekillerinden Hatice Özgener’ler, ömrü Atatürk’le beraber cephelerde geçmiş Salih Bozok’lar, Atatürk’le birlikte Samsuna kaçak olarak çıkan Refet Bele’ler, Atatürk’le nice savaşlara ve tatbikatlara katılan Şükrü Naili Gökberk’ler.  Daha niceler niceler...

Hepsi Selanikliydiler.

Onu tanıyorsunuz.

Trablusgarp’ta İtalyanları, Çanakkale’de İngilizleri ve Fransızları, Kafkas cephesinde Rusları yendi. Bolayır’da Bulgarlara karşı savaştı. Onu anlatmaya gerek yok. Adı Mustafa Kemal Atatürk. Biliyorsunuz zaten.

Selanikliydi.

Selanik kimdir biliyor musunuz? Selanik Türklük için Avrupa’yı birbirine katan Hasan Tahsin’dir. Selanik; Milli Mücadelede savaşan Binbaşı Ayşe’dir. Selanik Ege’de düşmana göz açtırmayan İbrahim Ethem Akıncıdır. Selanik Çanakkale’de Yüzbaşı Yusuf Kenan’dır.

Çanakkale Savaşında Boğazı kapatan 2 mayın gemisi vardır. Biri Nusrat, diğerinin adı Selanik’tir. Selanik sadece Yunanistan’da bir şehir değildir. Selanik Türkler için bir namdır. Selanikli kahramandır. Tarihi bilene sorunuz, Selanik Türk’tür.

Selanik’i bir kelime ile tarif edecek olursak;

Selanik Atatürk’tür..