Euro
Arrow
55,4059
Dolar
Arrow
49,8098
İngiliz Sterlini
Arrow
66,2304
Altın
Arrow
6476,3117
BIST
Arrow
11.151
Anasayfa > Yazarlar > Prof. Dr. Barış Doster > Atatürk’e göre Cumhuriyet nedir?

Atatürk’e göre Cumhuriyet nedir?

X Facebook WhatsApp Mail ABONE OL Google News
Yayınlanma: 28.10.2026 06:00

Yarın Cumhuriyet Bayramımızı kutlayacağız. Kimilerinin halen içine sindiremediği, travma yarattı, enkaz bıraktı, reklam arası, parantez dediği, bizzat Atatürk’ün kurduğu partide siyaset yapan bazılarının bile burun kıvırdığı, etnikçiliği sosyalizm, mezhepçiliği komünizm, hemşericiliği Marksizm zannettiği bir dönemde, Cumhuriyeti büyük bir kararlılık, tutarlılık ve yüreklilikle kutlayacak ve sahipleneceğiz. 

Ne mutlu bizlere, Cumhuriyetçiyiz. Kuvayı Milliyeciyiz. Kemalistiz. Ulusalcıyız. Ulusal solcuyuz. Antiemperyalistiz. Tam bağımsızlıktan yanayız. Ulusal egemenlikçiyiz. Mazlum milletlerden yanayız. Üçüncü dünyacıyız. 

Neden mi?

Gelin birlikte düşünelim. 

Çünkü Atatürk; amaçta, kapsamda, yöntemde farklı bir liderdir. 

Amaç; ulusal egemenliğe dayanan, çağdaş bir Cumhuriyet kurmaktır. 

Kapsam; Devlet-i Aliyye’den geriye kalan topraklarda kurulacaktır devlet, Misak-ı Milli ile ilan edilen sınırlarda. 

Yöntem; emperyalizme, onun vekil güçlerine, yerli işbirlikçilerine karşı silahlı mücadele olacaktır. Tarihin tunç yasasıdır: Silahla kurulan, silahla yıkılır.

DURUM MUHAKEMESİ VE KURTULUŞ REÇETESİ

Yıllardır yarı sömürge durumuna düşmüş olan Osmanlı Devleti’nin, Harb-i Umumi sonrasında topraklarının büyük bölümü işgal edilmiştir. Millet yorgun, yılgın, yoksuldur. Umutsuzdur. Bıkkındır. Bu koşullarda ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsızlık konusunda kıskanç, emperyalizme karşı bir devlet kurmak zordur. Atatürk, işte bu zoru, kimilerine göre imkânsızı başaran dev ve devrimci önderdir, ulusal kurtuluş savaşçısıdır, milli kahramandır, devlet kurucusudur ve büyük komutandır. 

Aklında hep Cumhuriyet vardır Gazi Paşa’nın. Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti vicdanında milli bir sır gibi saklamıştır”. Osmanlı Harbiye Nezareti’ndeki sicilinde, “Cumhuriyetçidir” diye tarif edilen komutan Mustafa Kemal’dir. İngiliz istihbaratı da bunun farkındadır. Nitekim Sivas Kongresi (4 – 11 Eylül 1919) sonrasında, Anadolu’dan Londra’ya şu notu geçmiştir: “Türkler, Cumhuriyete gidiyor”.

Dünyada diplomasinin, istihbaratın ve emperyalizmin kitabını yazmış olan İngilizler yanılmamıştır. Kongreler sonrasında, sıra gelmiştir Kurtuluş Savaşı’nı meclis, kurucu meclis, gazi meclis iradesi ve idaresi altında yürütmeye. O Meclis, 23 Nisan 1920’de açılmıştır. Pek çok tarihçi, o nedenle, Cumhuriyetin fiilen kurulduğu tarihin 23 Nisan 1920 olduğunu, diğer ifadeyle, kurulan cumhuriyete resmi adının 29 Ekim 1923’te verildiğini belirtirler. Doğrudur. 1920’de doğan çocuğun adı, 1923’te verilmiştir: CUMHURİYET. 

İKİ ANAHTAR KELİME: SAVAŞ VE DEVRİM

Türk Milleti, isyan ederek, itiraz ederek, inat ederek, iddia ederek, savaş ve devrimle, egemenliğini kazanmıştır. Askeri zaferden sonra sıra gelmiştir, iktisadi atılımlara, sanayileşmeye, kalkınmaya. Sıra gelmiştir, siyasal, toplumsal, kültürel, hukuksal hayattaki devrimlere. Sıra gelmiştir, savaş ve devrimle kazanılan, tanımı, anlamı, içeriği, özü değiştirilen, gökten yere indirilen, kişiden ve hanedandan alınıp millete verilen, dini olmaktan çıkarılıp dünyevileştirilen egemenlik devriminin içini doldurmaya, zeminini sağlamlaştırmaya. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu kadronun işi, savaşta, cephelerde olduğundan daha yorucu, daha yıpratıcıdır. Büyük düşünürümüz, Türk milliyetçiliğinin anıt ismi, Türkiye’de toplumbilimin (sosyoloji) kurucusu Ziya Gökalp’in sözleriyle, “İçtimai inkılap yapmak, siyasi inkılap yapmaktan daha zordur”. 

Atatürk ise her zaman kararlı, umutlu, iyimserdir. Teşkilatlı ve teşkilatçıdır. Kendine ve milletine güvenmektedir. Kararlıdır. 

Atatürk’ün kafasında Cumhuriyet; milli iradeyle, milli egemenlikle, meşruiyetle, demokrasiyle özdeştir. Özgürlükle, hakla, hukukla, kuvvetler ayrılığıyla, yurttaşın katılımıyla özdeştir. Yöneticilerin hesap vermesiyle özdeştir. Halkçılıkla, kamuculukla, ulusal kimlikle, yurttaşlık bilinciyle, yurttaşların eşitliğiyle özdeştir. Aydınlanmayla, tam bağımsızlıkla, muasır medeniyetle özdeştir. 

O nedenle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi sözleriyle, “Cumhuriyet fazilettir”.

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları