Tüm OVP’lerde bolca tutarsızlık ve çelişkiler yer almasına alıştırıldık. Son OVP bundan azade değil. Buna rağmen OVP’leri önemsiyoruz çünkü sonuçta yakın geleceğe ilişkin bir niyet beyanı ortaya koyuyorlar. Bazen açıkça, çoğunlukla örtülü bir biçimde. Son OVP’nin temel farkı, aynı iktidar döneminde farklı bir ekonomik politika uygulamak anlamına gelmesi. Nitekim bu bakımdan önceki OVP (2003-2025)’den farklı bir anlayışı, ortodoks neoliberal politikalara dönüşü yansıtıyor. Bununla birlikte sınıfsal benzerlik esastır: Bu Programın ana çizgisi de, öncekiler gibi, sermaye yönlüdür.
Hedeflerden uzak tutarsız ve zenginin yanında, Emekçiyi ezen bir program. Örtük IMF programı. Bu OVP kriz ve yoksullukla mücadele edebilir mi? Hayır? aksine daha derinleştirecek.
Büyüme azalıyor. İşsizlik ve yoksulluk demek.
OVP (Orta Vadeli Program) maalesef son dönemlerde devamlı tutmadığı için herhangi bir referans doküman olma özelliğini kaybetmiştir. Son açıklanan Orta Vadeli Program’da maalesef beklentileri karşılamamaktadır.
Temel göstergeleri incelediğimizde Orta Vadeli Program’da 2025 yılında enflasyon %41,5’ten % 17’ye düşürme hedefinin, aynı anda ekonomik büyüme hedefinin % 4 olmasını anlamlandırmak mümkün değildir. Ekonomiyi soğutacağız ve talebin düşmesi ile beraber enflasyon düşülmesi planlanırken, ekonomiyi %4 büyücek demek aklımızla alay etmektir. Ya enflasyon düşmeyecek ya da ekonomi %4 büyümeyecek.
Aynı zamanda ülke yüzde %4 büyürken, cari açık nasıl düşecek. Ülkemizde bilindiği üzere cari açık ile büyüme oranında paralellik bulunmaktadır. Ancak planda büyüme devam ederken cari açık düşeceği planlanmaktadır. Maalesef nasıl, ne zaman olacağı hiç söylenmemektedir.
Kur seviyesinin yine görece düşük olduğu bir yerde cari açık nasıl düşecek. İhracatçıya tek kulağımız kapalıyken ikisini de kapatmayı düşündüğümüz belli olmaktadır. Ülkemiz Yunanistan’dan pahalı olmaya devam edecek gözüküyor. Bu durumda turizmden beklentimiz nasıl güzel olabilir.
OVP’de maalesef vatandaşımızın temel ihtiyacı olan gıda ve barınma ile ilgili bir tek çözüm sunmamaktadır. Emeklinin ve dar gelirlinin önümüzdeki dönemde de perişan olacağı görülmektedir.
Bu faiz uygulaması ile carry trade’in devam etmesi, yurtdışına kaynak transferinin devam edeceği görülmektedir. Ülkemiz bu kadar yüksek faiz ödemesi ile ne kadar ayakta kalabilir.
Sonuç olarak; bu OVP’de kriz ve yoksulluk üzerine kurulmuş, refah öngörmeyen bir program. Üç yıl daha yoksulluk ve kriz yaşam biçimimiz olmaya devam edecektir. Bu program, ne bir öngörü ne de bir umut programıdır. IMF’siz, IMF’ye şirin görünme üzerine kurulmuş, kendi halkına tepkili, IMF’ye dost bir programdır.
Çok Okunanlar
ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni tehdit!
Mercedes’in o serisi geri çağrıldı
Üsküdar Marmaray istasyonunda aksama
İsmail Arı'nın tutukluluğuna yönelik yapılan itiraza mahkemeden olumsuz yanıt
Silahlı saldırı sonrası Büyükdere Caddesi trafiğe açıldı
Mourinho'nun Benfica'daki koltuğu sallanıyor
Yalçın Hocamız: Türkiye solunun iyi kalpli çılgın delikanlısı
Selefi aşısı tuttu mu?
Gürsel Tekin’in eşi Mehtap Özkan’ın yeni adresi belli oldu
Çatışma sırasında yaralanan 2 polisimizin ameliyatları başarıyla tamamlanmıştır