Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
56,3147
Dolar
Arrow
48,4550
İngiliz Sterlini
Arrow
65,5878
Altın
Arrow
6909,4403
BIST
Arrow
14.106

Wabi Sabi

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Faik Erdemli

Japonların güzel bir tanımı var.

Wabi sabi.

Kusuruyla kabul etmek.

Kusurlu, geçici ve tamamlanmamış olanın içindeki güzelliği takdir etmek anlamına gelen derin bir Japon estetik ve yaşam felsefesi. 

Wabi, yalnızlık, alçakgönüllülük, sadelik ve doğallıktan duyulan sessiz huzuru ifade eder. 

Sabi, zamanın nesneler üzerinde bıraktığı aşınmayı, eskimeyi, yaşanmışlık izlerini ve güzelliği temsil eder. 

Mükemmelliği aramak yerine; hayatın, nesnelerin ve anın kusurlu, geçici ve eksik hallerindeki doğallığı kabul edip sevmektir. 

Japonların daha sakin, dengeli ve anlamlı bir yaşam kurmak için benimsediği en yaşam felsefesinden bir tanesi.

Japonlar her anlamda farklı insanlar.

Japonlar da her alanda, eğitimin başında da karakter ve ahlak eğitimi geliyor.

Japonya ile yazdığım yazım herkesin çok ilgisini çekti.

Japonya’nın 2. Dünya Savaşı’ndan sonra nasıl dünyanın lider ülkeler konumuna gelmişti?

07 Aralık 1941’de Japonya Pearl Harbour’u bombaladı.

Tam 1 gün sonra 08 Aralık 1941’de de Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’ya savaş ilan ederek 2. Dünya Savaşı’na girdi.

ABD, Hiroşima ve Nagasaki şehirlerine 3’er gün arayla atom bombası atmasından 6 gün sonra da

15 Ağustos’ta Japonya teslim olduğunu ilan etti.

ABD’den sonra dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan Japonya, dünya genelinde birçok üstün

özellik ve kültürel zenginliği ile tanınan bir ülkedir.

2. Dünya Savaşı görmüş Japonya ile 2. Dünya Savaşı görmemiş Türkiye’yi kıyasladığımızda,

Türkiye’nin ekonomik ve entelektüel olarak geride kalmasının bir çok nedeni vardır.

İki ülke arasında en büyük fark eğitim

sisteminden kaynaklanmaktadır.

Ülkemizde özellikle bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında yeterli derecede eğitim

verilememektedir.

Japonya’da eğitim sistemi disiplin üzerine kurulmuştur. Sistematik ve mükemmeliyetçidir. Eğitim sıralamasında dünyada üst sıralarda

yer alan Japonya’da öğrenciler erken yaşlardan itibaren analitik düşünme ve problem çözme becerileri ile donatılmaktadır.

Ülkemizde ARGE yatırımları sınırlıdır. Yeterli teşvikler bulunmamaktadır.

Japonya ARGE’ye en büyük yatırım yapan ülkelerin başında gelmektedir. Bu yatırımlar, teknoloji alanında Japonya’yı dünya liderlerinden biri yapmıştır.

Ülkemizde üniversite sayısı artsa da araştırma kalitesi çok düşüktür. Dünya çapında tanınan akademik çalışmaların sayısı yok denecek kadar azdır. Türkiye’de üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin sayısı ve kalitesi, gelişmiş ülkelerin

gerisindedir. Japonya’nın üniversiteleri dünya çapında tanınır, araştırma ve yenilikte dünya lideridir.

Ülkemizde beyin göçü oldukça yaygındır. Türkiye’de yetişen yetenekli gençlerimiz daha iyi fırsatlar bulmak için yurtdışına gitmeyi tercih etmektedirler. Bu da

ülkemizde yenilikçi düşüncenin ve entelektüel sermayenin azalmasına neden olur.

Japonya ise yetiştirdiği vasıflı iş gücünü elinde tutmak için hem ekonomik açıdan hem de yaşam kalitesi olarak daha iyi imkanlar sunmaktadır.

Türkiye’nin sanayi üretimi genellikle düşük katma değerli ürünlerden oluşmaktadır. Bu da ülkemizin

ekonomik rekabet gücünü azaltır.

Japonlar katma değeri yüksek ürün üretiminde dünya lideridir. Otomotiv ve elektronik alanlarında üretilen ürünler Japonya’nın küresel ekonomide güçlü olmasını sağlamaktadır.

Kültür yönünden de ülke olarak Japonya’nın çok gerisindeyiz.

Ülkemizde eleştirel düşünce, sanat ve bilime verilen önem çok sınırlıdır.

Japonlar disiplin, mükemmeliyetçilik ve yenilikçiliği destekleyen bir kültüre sahiptir.

Ve tabi ki iki ülke arasındaki en önemli farklılık siyasi ve ekonomik istikrarsızlık.

Ülkemizde sık sık değişen politikalar ekonomik büyümeyi de olumsuz etkilemektedir.

Bu kıyaslamalar Türkiye’nin neden Japonya’nı gerisinde kaldığımızı daha iyi anlamamıza neden olacaktır.

Türkiye’nin Japonya’dan öğreneceği çok şey var.

En önemlisi de dürüstlük, disiplin ve çalışkanlık.

Ülkemizde çocuklarımızı kazanma odaklı değil dürüstlük ve mükemmeliyetçilik odaklı yetiştirmeliyiz. 

Eğitim sistemimizde ilkokulda çocuklarımıza dürüstlüğü ve çalışkanlığı aşılamalıyız. 

İşte o zaman japonya ile neden bu kadar aramızda uçurum var demeyiz.