Kemal Beyciğim,
Genel Merkezi yerle bir eden görüntüleri izlerken, eminim o merhametli yüreğiniz sızlamıştır.
Binbir emeğin ürünü olan, fedakarlıklarla inşa edilmiş, nice anılarımızla yüklü, övünç abidemiz olan Genel Merkezimizin hunharca işgal ve talan edilmesine yürekler dayanamazken, zat-ı alinizin de çok acı çektiğini düşünmek isterdik. Ancak öğrendik ki, işgal operasyonu ve “vur” emri sizin tarafınızdan verilmiş. İnanın ben İçişleri Bakanının yalancısıyım, o açıklama yapınca öğrendim. Yoksa bu eylemi sizin planladığınızı asla düşünmezdim.
Milletvekillerimize ve partililerimize atılan plastik mermilerden, sıkılan biber gazından sonra arkadaşlarınız Genel Başkanlık makamında çikolata yiyerek bu üstün galibiyetlerini ne güzel de kutladılar. Afiyetler olsun, bal, şeker olsun inşallah…
Kutlamalardan hızını alamayan taraftarlarınız da bazı genel başkan yardımcılarının odalarına girip, tahribat eylemlerini zevkle icra etmişler, dilerim yürekleri serinlemiş, gece rahatça uyuyabilmişlerdir.
Sakın ola ki, bu kişileri de mercek altına alıp gerekli ihraç işlemlerini yapmaya kalkmayın, sonuçta onlar emir kulu, değil mi ama?
Kemal Beyciğim,
Genel Merkezi bir savaş ganimeti gibi ele geçirip, topraklarınıza kattıktan sonra, Y-CHP bayrağı çekmeniz çok yerinde olacaktır.
Osmanlı’nın fetihleri gibi şanlı bir zafer elde ettiniz. Genel Merkezi topraklarına katan muzaffer bir kumandan olarak acaba CHP’yi de ele geçirdiğinizi düşünüyor musunuz?
Hani sokakları dolduran, meydanlara sığmayan CHP’liler var ya, onlardan söz ediyorum.
Ben, bunca yıllık yaşamımda, ki sizinle yaşıt sayılırız ve 19 yıllık siyaset deneyimimde böyle bir kalabalık görmedim.
Bana sizin hiç hoşnut olmadığınız Cumhuriyet Mitinglerini anımsattı.
Sizin emeklerinizle suskun, itaatkar ve mahcup hale gelen CHP’lilere ne olmuş da yeniden canlanmışlar anlayamadım.
Oysa siz onları terbiye etmek, CHP’nin tarihsel geçmişinden, ideolojisinden, laiklikten utanmalarını sağlamak için ne kadar çaba sarf etmiştiniz, insanın için parçalanıyor vallahi…
Kemal Beyciğim,
Yeni web sayfanızı gördüm. Nasıl duygulandım anlatamam. Baştan aşağı Atatürk fotoğraflarıyla donatmışsınız. Yıllarca “Gazi Mustafa Kemal Paşa” diye andığınız ve “Atatürk” demeye son dönemlerde başladığınız Ulu Önder inanın sizinle gurur duyuyordur.
Hani bir dönemde çok haklı olarak “militarist” görünmemek için “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını yasaklamıştınız ya… İnsan ister istemez onu hatırlıyor.
Ama şu CHP’lileri görüyor musunuz? Tabii sizin değerli yönetiminizden uzak kalınca sokaklarda bas bas bağırıyorlar, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye.. Bunları yeniden rapt-ı zapta almanız lazım, benden söylemesi…
Ama Atatürk demeyen sadece siz miydiniz allah aşkına? Recep Bey de Atatürk dememeye özen gösteriyordu o günlerde, siyaset bu, nabzı tutmak lazım tabii ki…
Aslında Atatürk “devrimlerin” sembolü, Gazi Mustafa Kemal Paşa ise “kurtuluş”un… Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkan yok zaten. Ama devrimler, öyle mi ya? Tüm Batılı emperyalist dostların da söylediği gibi ; tepeden inme, zorlayıcı, anti demokratik, halka sorulmadan yapılmış. Adı üstünde devirip yeniden inşa etmeyi amaçlıyor.
Sahi, aklıma gelmişken,sorayım; Siz onun için mi CHP’yi “devrimin” değil de “dönüşümün” partisi olarak adlandırdınız, yıllarca? Ne kadar ince düşünmüşsünüz, kutluyorum…
Mutlaka haberiniz vardır ama size iyi bir haber vereyim. Yaşadığımız süreçte halkımızın yaratıcı gücü patlama yapmış, esprili görsellerle yetinmeyip, “mutlak butlan” şarkısı da bestelemişler. Coşkulu kutlamalarda, özellikle Karadeniz Bölgesi ziyaretlerinizde parti otobüsünden yayınlayıp, birlikte horon çekebilirsiniz. Bu unutulmaz başarıyı kitlelerle paylaşmak lazım.
Halkımız olanca gücüyle ayakta, her zaman olmaz bu dayanışma, değerini bilmek lazım.
Her ne olmuşsa olmuş diyelim ve bugüne dönelim, anı yaşayalım ve tekrar sokağa odaklanalım.
Şaka ve espri bitti, şimdi yaşananları ve eylemlerinizi ciddiye alarak yorumlayalım.
Öncelikle, sokaklardaki on binlerce insana kulak kabartalım. Acılarına ve yaşadıkları düş kırıklığına empati duygusu ile yaklaşalım.
İsterseniz, sıklıkla kullandığınız “kul hakkı” kavramından yola çıkalım ve iktidar olma haklarını nasıl ve kimin aracılığı ile yitirdiklerine inandıklarını anlamaya çalışalım.
Demokrasinin ne olduğunu da yeniden hatırlayalım:
Demokrasi, eski Yunanca’da “demos” yani “halk” ve “kratos” yani “güç ve iktidar” sözcüklerinin birleşiminden türemiştir ve egemenliğin halka ait olduğu anlamına gelir.
Halkın iradesi bireyin iradesinin üstündedir.
Sizin sıklıkla kullandığınız ve atıf yaptığınız demokrasi, sandığınız gibi “ Türk Milleti” kavramının yerine “Türkiye Yurttaşlığı” kavramını koyarak sağlanamaz.
Kurucu Önderliğe yükseltilen Öcalan’ın talebi olan ve sizin de sürekli yinelediğiniz “yerel yönetimlere özerklik şartındaki çekincelerin kaldırılması” ile de sağlanamaz.
Demokrasi, milletin ve vatanın bölünmesi ile değil, bölünmez bütünlüğü korunurken halkın sesine kulak veren yönetim anlayışı ile bağımsız yargının ve hukukun üstünlüğünün güvenceye alınması ile sağlanır.
Yargının bağımlılığından yakınan eski bir genel başkan olarak “mutlak butlan kararının” bağımsız yargı tarafından alındığını ve hukuk devletinin yürürlükte olduğunu hala düşünüyor musunuz, merak ediyoruz.
Demokrasi halkın sesine kulak vermek ve halkın iradesine boyun eğmektir. Bugün halk sizden ne istiyor? Duyabiliyor musunuz Kemal Bey?
Açıkça söylemeliyim; Ben olsam İSTİFA EDERDİM Kemal Bey…
Ben kim miyim?
Sizinle 8 yıl siyaset yapan ve size en çok katkıda bulunan kişiyim.
Ben olmasaydım yürüttüğünüz din odaklı siyaset kampanyalarında ve baş rol oyunculuğunu üstlendiğiniz“Ce-Ha-Pe Zihniyeti” adlı videolarda Eski ve Kafatasçı CHP’nin sembolü olarak kimi kullanacaktınız?
Hafizelerle helalleşirken, türban güzellemeleri yaparken, Y-CHP’nin dönüşüm rüzgarını nasıl anlatacaktınız?
Anka Park dinozorları önünde verdiğiniz röportajda Nagehan Alçı’nın “vatikan zihniyeti” olarak özetlediği Eski CHP’yi nasıl kanıtlayacaktınız?
Onun için, geçmişte size verdiğim bu büyük destek nedeniyle, siyaset yaşamını tümüyle noktalamış bir Eski CHP’li olarak ve ESKİ CHP’li olmaktan onur duyarak size , yine öncelikle sizin ama özellikle CHP’nin ve Türk Milletinin iyiliğiniz için İSTİFA ETMENİZİ ÖNERİYORUM.
Kuracağınız düzmece yönetimle ancak Genel Merkez’de iktidar olabilirsiniz. Ancak CHP, büyük bir ailedir.
Atatürk’ün evlatlarını özgür bırakın….
Çok Okunanlar
Kapatılma krizinin ardından Bilgi Üniversitesi'nden ilk açıklama
Bahçeli, Özel ve Kılıçdaroğlu ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi
Trump'tan sağlık kontrolü sonucu açıklaması
Kemal Kılıçdaroğlu'na çağrı: '2 milyon üyeye soralım'
'AKP/Kılıçdaroğlu birlikteliğinin' nihai amacını açıkladı
Kemal Kılıçdaroğlu'nun A takımı hazır
Trump’tan 'Meşruiyetin' ilk faturası mı?!
Bay Kemal'e ikinci çağrı
AKP ve Kılıçdaroğlu arasında yakın temas
CHP'de Kurultay senaryosu netleşiyor