Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Amele-i mükellefe geri mi geliyor?

Nüfus tüm dünyada ciddi sorun haline geldi.

'Roma'nın ve diğer büyük imparatorlukların da yıkılmasının başlıca sebebi olan az doğurganlık, Osmanlı için de sorun oldu.

Günümüzde Rusya'nın bile geniş topraklarını korumakta zorlanmasının ana nedeni nüfus azlığı.

Şimdilik nükleer tehtidi ile ayaktalar ama düşük doğum oranı başlarına bela olacak.

Nüfus, parası olanda yani gelişmiş ülkelerde az, parası olmayanda yani gelişmemiş ülkelerde çok.

1900'lü yıllarda 1,6 milyar olan dünya nüfusu, 1950'de 2,5 milyar, 2000'de 6 milyar, günümüzde ise 8,5 milyar olmuş.

Olmuş olmasına da artışdaki denge gelişmemiş bölgelerden yana olmuş.

Avrupa kıtasında artmayan nüfus, Afrika, Uzakdoğu ve Asya bölgelerinde logaritmik artmış.

Okyanusdaki şişme botların taşıdığı insanlar bunlardan oluşuyor. 

Bu bölge ülkelerin nüfusları milyarı çoktan aşmış.

Hatta nüfus sayımı sırasında yaptıkları hata, dünyanın diğer ülkelerinin nüfusundan fazla imiş.

Türkiye nüfusu da Modern Türkiye'nin kurulmasıyla artışa geçti, geçmişten kalan Ameli-i Mükellefiye kanunu ile birlikte. 

Osmanlı İmparatorluğu'nda ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1862-1952 arasında) uygulanan, devletin yol, köprü ve altyapı inşasında sivil halka getirilen zorunlu bedensel çalışma yükümlülüğü kanunuydu.

Belirli yaş aralığındaki (genellikle 18-60) erkek vatandaşlar sorumluydu.

Devletin yol yapım projelerinde bizzat çalışmak veya bunun yerine bir vergi bedeli ödemek zorunluydu.

Yol Vergisi, 1929 tarihli Şose ve Köprüler Kanunu ile bu yükümlülük yıllık 8 lira vergiye bağlanmış, vergiyi ödeyemeyenler yol inşaatlarında bedenen çalıştırılmıştı.

Bu mükellefiyet yani sorumluluk ya da vatandaşlık görevi 6 çocuk yapana kadar zorunlu idi.

Vergi verecek para olmayınca tek çözüm vardı ki o konudaki hijyen ve sağlık altyapısı problemine rağmen maşallahımız bugünkü yüz milyonluk Türkiye'yi oluşturdu.

Son yıllardaki iktisadi ve sosyal sıkıntılar olmasaydı, 150 milyonluk Türkiye hayal değildi.

Ancak olmadı.

Nüfus azalmaya başladı.

Eğer bu düşüş sürerse, okullarımız boş kalacak, barajlarımızın ürettiği enerji fazla gelecek, yollardan araç geçmeyecek, havalimanlar avrupadaki gibi hayalet limanı olacak ki yıllarca canımızı okuyan enflasyonun sebebiydi bu yatırımlardı.