Tanışıklığımız çok eskiye dayanmaz.
Ofislerimiz farklı kurumlarda olsa da birbirine çok yakındı; onunki caddenin bir ucunda, benimki diğer ucundaydı. Bu yakınlık sayesinde ortak bir arkadaşımızın davetiyle ziyaretine gittim.
Bir çay içmek için gittiğim ziyaret, ikimizin de akademik altyapısı nedeniyle uzadı da uzadı. Ardından yine bu akademik hassasiyetle görüşmelerimiz devam etti.
Derken bir gece mesaj attı; ilk ziyarette konuştuğumuz doçentlik başvurusuyla alakalıydı.
Doçent olmuş.
Çok sevindim. Çünkü akademi dışından doçent olmak Mars’a gitmek kadar zordur. Özellikle jüri üyeleri bu tarz başvurulara çok pozitif bakmazlar. Üniversitede ders veren sıradan bir akademisyenden en az iki, hatta üç kat daha güçlü bir dosyanız yoksa şansınız olmaz.
Dolayısıyla Sayın Doç. Dr. Buğra Gökçe’yi gayretleri için tekrar tebrik ederim.
Bu kısa görüşmelerimizde kentsel dönüşüm alanındaki görgüsünün ve bilgisinin farkına varınca, kendisini üniversitede ders vermesi için ikna ettim. 1-2 haftalık hazırlık sürecindeyken tutukluluk haberi gelince, projemizi güz dönemine erteledik.
Çünkü az da olsa alacağı ders ücretini ihtiyaç sahibi öğrenciler için bursa dönüştürmek isteyen bir akademisyen, üstü başı neredeyse pazar ucuzluğundan alınmış hissi veren bir insan, avantalarla uğraşmak yerine doçentlik başvurusuyla ilgilenen derviş görünümlü bu zat, güz döneminde dersine başlar.
Çok Okunanlar
Fenerbahçe’den FIFA transfer yasağı açıklaması
Türk vatandaşı Cansu, Afganistan’da ölüm riskiyle karşı karşıya
Fon krizinde manipülasyon döngüsü nasıl işledi?
Fenerbahçe'nin yıldızı Greenwood'un yeni adresi belli oldu
Gizemli fonun kapalı dönem listesi ortaya çıktı
Deniz Baysal'ın 7 yıllık evliliği tek celsede bitti
Amine Cansu Çelik CHP’den istifa etti
Fon dolandırıcılığı skandalı ve MSCI 'Statü Endişesi'
Güzellik de neymiş (matematik)
Ekonomiden eğitime: Söylem ve eylem arasındaki uçurumun çıkmazı