İmar barışını, yazsan olmuyor yazmasan hiç olmuyor
Bir bina daha çöktü İstanbul’da.
Öyle uzağında falan da değil.
Merkezine çok yakın bir mahallede.
Maltepe’de.
Deprem neticesinde de değil.
Kendiliğinden küt diye çöktü.
Bina 1987 yıllarında yapılmış.
Pek derme çatma bir hali de yok, eski resimlerine baktığınızda.
Aniden göçmesini gerektirercek bir durum olmaması lazım.
Ve maalesef ortaya çıktı ki, binanın üstüne kaçak olarak 4 kat daha eklenmiş.
Bu cinayet teşebbüsü sırasında belediye uyumuş ya da uyutulmuş diye düşünülse de pek öyle olmadığı besbelli.
Genellikle seçim zamanları gündeme gelen imar barışı ile hallederiz ayağına, belediyelerin de göz yummasıyla, kaçak çatı katı, kaçak çatı arası veya kaçak fazladan bir kat duyduk da fazladan 4 kat hiç duymadık.
Zaten sorunlu bir mühendislik hizmeti almış olan yarı sakat göçen bu binanın, üstüne dört kat eklenmesiyle günümüze kadar yıkılmaması bile mucize.
Ülkemizde buna benzer binalar varsa ki var gibi, imar barışı ile ruhsat ve iskan alsalar bile bir an önce boşaltılması ve kentsel dönüşüm modeliyle yenilenmesi şart.
Tabi en önemlisi bir daha imar barışı denen imar canavarı diye bir uygulamanın gündeme gelmemesi gerekir ki o da pek mümkün değil.
İstanbul’a göç durmadığı sürece ki durmayacağa benziyor, imar barışı denen ama aslında imar canavarı olan uygulama, gündemimizden kalkmaz.