Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
41,9333
Dolar
Arrow
37,9403
İngiliz Sterlini
Arrow
49,2524
Altın
Arrow
3798,0000
BIST
Arrow
9.484

Değişim dönüşüm derken

İşgale karşı direnişin sivil cephesi Müdafaayı Hukuk, silahlı cephesi Kuvayı Milliye, Anadolu’nun dört bir tarafında, ezelden beri hür yaşamış bir milletin yaktığı çoban ateşleriydiler. Kongreler toplanıyor, halk direnişinin sivil ve silahlı birimleri oluşuyordu. Tarih, yurtsuzlaştırılıp köleleştirilmek istenen bir milletin silkinip ayağa kalkışına tanık oluyordu. Sivas Kongresi ( 4 – 11 Eylül 1919 ) ile yerel direnişin sivil dinamikleri Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti olarak birleşecek, Heyeti Temsiliye ile de başkanlığına Mustafa Kemal’in getirildiği yürütme kurulu oluşacaktır.  

Mustafa Kemal, 108 gün kaldığı Sivas’tan 18 Aralık 1919’da ayrılacaktır. 27 Aralık’ta Ankara’ya ulaşan Milli Mücadelenin sivil /siyasal örgütü Heyeti Temsiliye’nin görevi 23 Nisan 1920’ye kadar sürecektir. 23 Nisan 1920’de, Milli Mücadelenin sivil ve askeri yönden meşruiyet organı TBMM’nin faaliyete geçmesiyle, Mütareke İstanbul’unun karşısında, Ankara merkezli adı konulmamış bir devlet ortaya çıkmıştır.  Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 

Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin’in buyrukları, Şeyhülislam fetvaları, teslimiyetçi Mütareke hükümetlerinin gücü, Anadolu’nun ortasında doğan yeni devleti engellemeye yetmeyecektir.

Kurtuluş gerçekleşmiş, sıra yol haritasını çağdaş uygarlık olarak belirleyen yeni devletin kuruluşuna gelmiştir. Yeni devletin/rejimin sürekliliğini sağlayacak sivil/siyasal örgüt olarak tasarlanan Halk Fırkası, Mustafa Kemal’in önce kafasında sonra ellerinde doğacaktır. Halk Fırkasının, kuruluşunun Türk Ordusunun İzmir’e girişinin yıldönümüne denk getirilmesi (9 Eylül 1923) ilk kurultayının ise sembolik olarak, Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyetinin ( ARMHC )  4 Eylül 1919, Sivas kongresinin açılış tarihiyle eşleştirilmesi üzerinde düşünülmelidir.  29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanının ardından Halk Fırkası, Cumhuriyet Halk Fırkasına dönüşecek,  29 Mayıs 1935’te toplanan 4. Kurultay’da, Cumhuriyet Halk Partisi adını alacaktır.

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir, her şey zamanla değişir denilse de tarihin diyalektiği, bazı  şeylerin özünün değişmemesi gerektiğini söylüyor. Olağan değişimler, dönüşümler dışında, Cumhuriyet Halk Partisinin değişmezleri, dokunulmazları, vazgeçilmezleri, siyasal miras olarak yaşatılması zorunlu ilkeleri neler olmalıdır sorusunun yanıtlarını birlikte arayalım. CHP’nin kuruluş DNA’sı, parçalanamaz çekirdeği, Müdafaayı Hukuk çizgisi, ulus devlet üniter yapıyı esas alan kuruluş denklemi, 6 okta ifadesini bulan devlet/toplum felsefesidir.  Milli Mücadele’de Gazi Meclis’in çatısı altında toplanmak yerine, İngiliz emperyalizminin yanında iş tutan etnik ayrılıkçıların, Yunan galibiyeti için dua edenlerin, Ortaçağ artıklarının günümüzdeki manevi mirasçılarıyla uzlaşı paydaları oluşturmak CHP’nin işi olmamalıdır! 

Kuruluş felsefesinin, tarihsel geçmişin, siyasal kimliğin reddi anlamına gelecek makas değişikliğinin neden olacağı siyasal enfeksiyonun, CHP’nin siyaseten intiharına yol açacağı bilinmelidir. Atatürk’ün partisinin, turuncu fantezilerin, liberal reçetelerin yaşama geçirileceği, Türkiye’nin Türk milletine ait tekli tapusundan etnik pay isteyenlerin her talebinin onay göreceği Babil Kulesine dönüştürülmesine artık yeter, dur denilmelidir. 

CHP’nin 6 Nisan’da gerçekleştirilecek olağanüstü 21. Kurultayında, çıkış noktası Müdafaayı Hukuk olan Atatürk’ün partisinde, köklere dönüş mü, değişim/dönüşüm sloganıyla köklerden kopuş mu onaylanacak hep birlikte göreceğiz.