Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
56,2640
Dolar
Arrow
48,4143
İngiliz Sterlini
Arrow
65,4765
Altın
Arrow
6968,0781
BIST
Arrow
14.012

Sorun bir hakem değil, bir yönetim anlayışıdır

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Fenerbahçe Spor Kulübü'nün bir kongre üyesi olarak futbolumuzda hakem tartışmalarının artık doksan dakikanın ardından yapılan klasik değerlendirmelerin çok ötesine geçtiğini düşünüyorum. Son maçlarda yaşananlar, tek tek pozisyonlardan ziyade Türk hakemliğinin nasıl yönetildiğini sorgulatıyor.

Fenerbahçe'nin son karşılaşmalarında verilen veya verilmeyen kararlar doğal olarak camiamızda tepki yaratıyor. Ancak meseleye yalnızca "Fenerbahçe aleyhine hata yapıldı" penceresinden bakmak asıl problemi küçültür.

Asıl soru şu: Türkiye'de aynı pozisyonlara neden farklı standartlar uygulanıyor?

Bir maçta devam denilen müdahale başka maçta faul oluyor. Bir hafta sarı kart verilen pozisyon ertesi hafta oyunun doğal akışı kabul ediliyor. Ceza sahasındaki müdahalelerde dahi ortak bir standart göremiyoruz.

VAR konusunda da aynı belirsizlik var. Teknoloji açık ve bariz hataları azaltmak için geldi ancak bugün VAR'ın kendisi tartışmanın merkezinde. Hangi pozisyonda müdahale edeceği konusunda tutarlı bir standart oluşmadıkça güven yaratmak yerine şüphe yaratmaya devam edecektir.

Burada sorumluluğu yalnızca sahadaki hakemlere yüklemek kolaycılıktır. Hakemleri atayan, performanslarını değerlendiren ve uygulanacak standardı belirleyen kurum MHK'dır.

Camiaların beklentisinin aynı olduğunu düşünüyorum.  

Futbol severlerin beklentisi son derece basit: Aynı pozisyona aynı karar.

Bir müdahale Fenerbahçe futbolcusu yaptığında kartsa, Fenerbahçeli futbolcuya yapıldığında da kart olmalıdır. Bir Beşiktaşlı ya da Karagümrüklü futbolcuya yapıldığında da…  Adalet   her takıma eşit uygulandığında mümkündür.

Sahada kötü oynadığımız zaman bunu söyleyebilmeliyiz. Rakibimiz bizden daha iyi oynadığında bunu kabul edebilmeliyiz. Ancak kötü oynamamız, yanlış bir hakem kararını doğru hale getirmez.

Türk futbolunu kurtarmak istiyorsak hakemlik sisteminde ciddi bir revizyon yapmak zorundayız. Dünya Kupası'nda yaşadıklarımız ortada. Milyonlarca vatandaşımız üzüldü. Artık dönüp bu sistemin ve yıllardır tartışılan "eyyamların" üzerine gidilmesi gerekiyor.

Verilmeyen penaltılar, çıkması gereken yerde çıkmayan kartlar, ardından alakasız pozisyonlarda gösterilen kartlar... Sonuçta taraftar çıldırıyor ve bu durum takım fark etmiyor.

MHK'nın önündeki esas mesele artık hakem isimleri değil, güven meselesidir.

Hakemin ismi açıklandığında insanların geçmişte hangi takıma nasıl düdük çaldığını tartışmaya başlaması bile sistem açısından ciddi bir alarmdır.

MHK daha şeffaf olmalıdır. Hakemlerin hangi kriterlerle değerlendirildiğini, VAR'ın hangi durumda müdahale edeceğini ve benzer pozisyonların neden farklı yorumlandığını kamuoyuna açıklamalıdır.

Çünkü açıklanmayan her karar yeni bir tartışma, her tutarsız karar yeni bir güvensizlik yaratıyor.

Fenerbahçe 1907'den bu yana Türkiye'nin en önemli spor kurumlarından biridir. Böyle bir camianın beklentisi imtiyaz değil, adalettir.

Bu nedenle MHK'ya çağrımız çok açık:

Fenerbahçe'ye ayrıcalık tanımayın.

Rakiplerimize de ayrıcalık tanımayın.

Sadece aynı standardı herkese uygulayın.

Kimse kusursuz hakem beklemiyor. İnsan hata yapar. Ancak hatasını değerlendiren, standardını koruyan ve gerektiğinde kamuoyuna hesap verebilen bir hakemlik sistemi beklemek hepimizin hakkıdır.

Sorun bir düdük değildir.

Sorun bir hakem değildir.

Sorun, o hakemliği yöneten sistemin güven vermemesidir.

MHK'nın cevaplaması gereken soru basit:

Türk futbolunda aynı pozisyona gerçekten aynı karar veriliyor mu?

Veriliyorsa çıkın açıklayın. Verilmiyorsa nedenini ve nasıl düzelteceğinizi anlatın.