Ülkeye ve millete hizmet etmek üzere görevlendirilmişlerin milleti her gün evire çevire dövdüğü veya yargının birilerinin aparatı haline geldiği yerde böyle bir olayın yaşanması, elbette ki gayet basit, sıradan, olağan sayılacak, ama yine de yazalım.
Olay yeri, Doğu illerimizdeki bir tugay.
İddialara göre; geçtiğimiz 3 Kasım’da saat 09.35’te bir astsubay üstçavuş, kışladaki garajda aracı çalıştırır. Meğer, odası garaja yakın olan tugay komutanı araç sesinden çok rahatsız olmaktaymış. Öfkeyle garaja gelir; astsubay üstçavuşa, “Geri zekalı, aptal. Ben araç çalışmayacak demedim mi?” diye hakaret etmekle kalmaz, arka arkaya tokat atar, boğazını sıkar.
Bu sırada kameralar kayıttadır. Ayrıca astsubay, doktordan darp raporu alır.
Tugay komutanı, olaydan iki gün sonra astsubayın kendisinden şikâyetçi olacağını öğrenince, “Beni istediğin yere şikâyet et. Sen savcıya gidersen, ben de seni başsavcılığa şikâyet ederim.” tehdidinde bulunur.
Bu konuşmadan bir gün sonra ne olsa beğenirsiniz?
Astsubay, tugayın bağlı olduğu kolordunun komutanının buraya geldiğini ve birlikte cumhuriyet başsavcılığına gittiklerini öğrenir.
Paniğe kapılan astsubay, kendisini darp eden tugay komutanı hakkında idari ve adli soruşturma yapılmayacağından, dahası bu durumun aleyhine sonuç yaratacağından endişe duyarak, o başsavcılık ziyaretini avukatıyla paylaşır.
Avukatı İbrahim Yılmaz da aynı gün Milli Savunma Bakanlığı’na bir dilekçe verip, öncelikle kamera kayıtlarının silinmeden muhafaza altına alınmasını, ayrıca olaya tanık olanların tespit edilerek herhangi bir telkin, yönlendirme ve baskıya maruz kalmadan ifadelerine başvurulmasını isteyip, tugay komutanı hakkında idari soruşturma başlatılmasını ister.
Avukat Yılmaz dilekçesinde; tugay komutanı ile kolordu komutanının başsavcılığı ziyaretinden de söz eder.
Bunun üzerine MSB, tugay komutanı hakkında idari tahkikat başlatır, ama 45 gün geçtiği halde şikâyetçilere hiçbir bilgi vermez.
''KETUM DAVRANMAMA'' CEZASI
Av. İbrahim Yılmaz, 31 Aralık’ta MSB’ye ikinci bir dilekçe yazar. Sebebi mi?
Çünkü bu arada şöyle ilginç bir gelişme yaşanmış; o başsavcılık ziyareti bilgisini avukatıyla paylaştığı gerekçesiyle, “ketum davranmamak” disiplinsizliği suçunu işlediği gerekçesiyle astsubayın savunması alınmış ve yargı yolu kapalı olacak şekilde “bir gün hizmete kısmi süreli devam” cezası verilmiştir.
İşte Av. Yılmaz, ikinci dilekçesinde de müvekkiline verilen bu cezaya itiraz ederken, özetle şunları vurgular:
“Cezanın dayanağı yapılan ‘ketum davranmamak’ maddesinde, ‘göreviyle ilgili gizli olmayan ancak açıklanmaması gereken bir bilgiyi yetkisiz kişilerin öğrenebileceği bir şekilde açıklanmasını’ öngörmektedir. ‘Yetkisiz kişi’ diye bahsedilen şahıs, haklarını koruması ve savunmasını yapması için vekâlet verdiği avukatıdır. Bakanlığınız dışında hiçbir yer ile paylaşılmayan bu şikâyetimiz sebebiyle müvekkilin disiplinsizlik yaptığı gerekçesiyle cezalandırılması, cezanın kamu yararı değil, kişisel husumet nedeniyle keyfi şekilde tesis edildiğini göstermektedir. Zira, cezayı veren birinci sicil amiri olan bölük komutanı olsa da bunu kendiliğinden değil, şikâyet edilen tugay komutanı ve onunla birlikte başsavcılığa giden kolordu komutanının görevlendirdiği heyetin soruşturma raporu sonucuna göre vermiştir. Avukatı ile konuştuğu konular hakkında kişiye ceza verilmesi, kabile devletlerinde dahi rastlanmayacak bir durumdur. Ellerinden gelse avukat olarak bize dahi ceza vermeye kalkacakları anlaşılmaktadır.”
Dilekçesinde; hakkını arayan astsubay bu şekilde cezalandırılırken, 45 gün geçtiği halde tugay komutanı hakkında idari ve adli işlem başlatılmamasını da eleştiren Av. Yılmaz, “Asıl üzerinde durulması gereken, astsubayın darp edilip hakarete, tehdide maruz kalmasıdır.” der ve tugay komutanı ile diğer sorumluların bu suçlara ilave olarak, “memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanma” suçunu işlediğini kaydeder.
''DARP''TAN SORUŞTURMA İZNİ
Sonuç mu?
Muhafaza altına alınması sağlanan kamera kayıtlarında astsubayın darp edildiği görüldüğünden MSB, tugay komutanı hakkında “darp”tan soruşturma izni verirken, “hakaret ve tehdit” suçlaması için “çelişkili tanık beyanları haricinde iddia konusu eylemlerin gerçekleştiğine dair soruşturma izni verilmesini gerektirecek nitelik ve yeterlilikte maddi delile ulaşılamadığı” gerekçesiyle soruşturma izni vermez.
Av. İbrahim Yılmaz bu defa da “hakaret ve tehdit” suçlamaları için verilmeyen soruşturma izninin kaldırılması talebiyle Danıştay’a başvurup bunun hukuka, kanuna ve delil durumuna neden aykırı olduğunu şöyle açıklar:
“Soruşturulan kişinin astı olan mağdura hakaret ve tehdit eylemleri, soruşturma iznine tabi suçlardan değildir. Çünkü Askeri Ceza Kanunu’nda astın üstüne karşı hakaret ve tehdit etmesi düzenlenmişken, üstün astına hakaret ve tehdit etmesi TCK kapsamında kaldığından, bu kanuna göre soruşturma ve kovuşturma yapılması gerekmektedir. Ayrıca Askeri Ceza Kanunu’na göre, asker kişilerin işlediği askeri suçların soruşturulması izne tabidir. Haliyle hakaret ve tehdit, askeri suçlardan değildir. Bu nedenle MSB’nin soruşturma izni vermeyerek tugay komutanının eylemlerinin soruşturulmasını engellemesi, Askeri Ceza Kanunu’na aykırıdır. Tugay komutanının astsubaya, ‘geri zekâlı, aptal, seni gebertirim’ dediği tanık beyanlarıyla doğrulanmasına rağmen, soruşturulanın general statüsünde olması sebebiyle bu soruşturma izni verilmemiştir.”
Danıştay, MSB’nin o kararını kaldırır mı, bilinmez; ama darp soruşturması sonucunda dava açıldığı takdirde, tugay komutanının Yargıtay’da yargılanacağını belirtelim.
Gündem tufanı içinde boğulan sahipsiz ülkemizde duymadığımız, görmediğimiz daha neler neler yaşanıyordur, kimbilir!..
Çok Okunanlar
ABD-İran anlaşmasında son dakika değişikliği
Yandaş medyadan daha önce görülmemiş Kılıçdaroğlu manşetleri
Alkol yasağı teklifi ve CHP'deki yetki tartışması masada
Kafelerden bilgisayarlı müşterilere yeni kısıtlama
Bir CHP'li belediyeye daha operasyon!
Avrupa yeni bir büyük savaşa mı sürükleniyor?
Kışlada darp... Komutanlar Başsavcıya gidince!..
Haziran'da temettü yağmuru: İşte ödeme yapacak 35 şirket
CHP kulislerini hareketlendiren iddia: 800 imza tamam
CHP'nin resmi hesabından ilk Kılıçdaroğlu paylaşımı!