Ankara’da yaşadığı ve görev yaptığı halde “Cumhurbaşkanına hakaret, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, devletin kurumlarını aşağılama” suçlamalarıyla gözaltına alınıp İstanbul’a götürülen ve sadece “Cumhurbaşkanına hakaretten” tutuklanan gazeteci arkadaşımız Alican Uludağ 57 gündür Silivri’de. Hem de iddianamesini kabul eden mahkeme “yetkisiz” olduğunu bildirip davanın Ankara’da görülmesini kararlaştırdığı halde.
Alican’ın tutuklanmadan önce takip ettiği bir dava vardı. Sanık, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu Projesi, Antalya Havalimanı, New York Türkevi, Akkuyu Nükleer Santrali, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi 2. Etap 1 ve 2. bölüm gibi büyük kamu ihalelerini alan, iktidara yakınlığıyla bilinen CCN Holding Başkanı ve IC İçtaş İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Murat Çeçen; 7 yıl sonra açılan davanın konusu ise Mersin ve Bilkent Şehit Hastaneleri inşaatında taşeron olarak görev yapan ve alacaklarını talep eden iş insanı C.D.’yi tehdit ettiği iddiasıydı.
İşte Alican tutuklanmadan 35 gün önce bu davanın Ocak’taki ilk duruşmasını haberleştirmişti.
Olaya ilişkin iddiaları özetlersek; Murat Çeçen, C.D.’yi 22 Şubat 2018’de Ankara Bilkent Şehir Hastanesi şantiyesinde tehdit ederken, C.D. bu tehditleri telefonuyla kayda almış, ardından “hakaret, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit”ten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Ancak Çeçen hakkında uzun süre dava açılmamış, savcılık tarafından çağrıldığında ifadeye gitmemiş, nihayetinde de hakkında takipsizlik kararı verilmişti.
C.D.’nin avukatı Abdullah Kaya’nın itirazı üzerine Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği bu kararı 19 Temmuz 2023’te kaldırdığında ve yeniden soruşturma açıldığında ise savcılık Murat Çeçen’in ifadesini yine alamamış, soruşturma sonucunda da 7 Mayıs 2025’te sadece “tehdit” suçundan iddianame düzenlenip 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Ocak‘taki o ilk duruşmaya Murat Çeçen yurtdışında olduğu gerekçesiyle katılmazken, avukatları, İstanbul’da ikamet ettiği için bir sonraki duruşmada orada talimat yoluyla dinlenmesini istemiş, C.D.’nin delili olan ses kaydını kabul etmemekle birlikte öyle olsa bile kayıttaki ifadelerin tehdit niteliği taşımadığını öne sürmüştü.
Mahkeme de Murat Çeçen’in SEGBİS’le dinlenmesini, ayrıca sesin ona ait olup olmadığının tespiti için ses örneğinin alınıp bilirkişi incelemesi yaptırılmasını kararlaştırarak duruşmayı 27 Şubat’a ertelemişti.
İKİNCİ DURUŞMAYA DA KATILMADI
Alican hapiste olduğu için onun yerine izlediğim ikinci duruşmada yaşananları da madde madde hatırlatayım.
- İlk celseden 15 gün sonra Mahkemeye bir dilekçe gönderen Murat Çeçen’in avukatları, ifadesinin SEGBİS’le değil, bildirdikleri İstanbul’daki bir otel adresinden talimatla alınmasını ve “yargılamanın sürüncemede kalmaması” için ses örneğinin alınmasından vazgeçilmesini talep etti...
- Ses örneğini almak üzere görevlendirilen polislerin 19 Şubat’ta düzenleyip Mahkemeye gönderdiği tutanakta; Çeçen’in telefonla arandığı, sekreterinin il dışında olduğunu ve geldiğinde arayacaklarını söylediği ama arayan olmadığı, makul bir süre bekledikten sonra yeniden arandığında, bu defa konuyla avukatının ilgilendiğinin belirtildiği, bunun üzerine aranan avukatın, “İkameti İstanbul’da, iş ve işlemleri Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü ile yapıyoruz, bununla ilgili işlemsiz iade yazısı yazdıracağız” dediği, böyle bir yazının da gelmemesi üzerine evrakta belirtilen adrese gidildiği, ancak kapıyı açan olmadığından ses kaydının temin edilemediği anlatıldı...
- 27 Şubat’taki duruşma öncesinde avukatları, Murat Çeçen’in yurtdışında olduğu için SEGBİS’le duruşmaya katılamayacağını bildirirken, SEGBİS’le dinlenmesi ve ses örneğinin alınması kararlarından vazgeçilmesi taleplerini tekrarladı...
- Duruşma günü de mahkemeye sadece C.D.’nin avukatı Abdullah Kaya geldi. Bu arada Hakimin izne ayrıldığı, bu nedenle duruşma yapılmayıp gün verileceği söylendi. Av. Kaya’nın ısrarı üzerine de geçici hakim Mahkeme kaleminde oturup dava görülmüş ve savcının mütalaası alınmış gibi 8 maddelik bir tutanak düzenleyerek duruşmayı 15 Nisan’a erteledi...
Tüm bu süreci aktardığım yazıyı, “İnşallah Alican o vakte kadar özgürlüğüne kavuşur da bu duruşmayı bizzat izleyip yazar.” diye bitirmiştim.
Maalesef bu dileğim gerçekleşmedi ve önceki gün görülen üçüncü celseyi de ben izledim.
HAKİMİN RAPORLU OLACAĞINI 35 GÜN ÖNCEDEN ÖĞRENDİLER
Duruşmada yaşananlara gelmeden önce sürece ilişkin ilave bilgileri yine madde madde aktarayım.
- Mahkeme 19 Ocak’ta, Gölbaşı Emniyet Müdürlüğü’ne Murat Çeçen’in 27 Şubat’taki ikinci duruşmaya zorla getirilmesi yönünde müzekkere gönderdi...
- Yine Mahkeme 30 Ocak’ta, Üsküdar Emniyet Müdürlüğü’nden, ses kaydında yer alan, “Benim kimsede hakkım kalmaz bak ben Murat Çeçen’im... Ben ne yaparım ben seni evden kaldırtırdım o gün, anlatabildim mi?.. Ya ben adamın a... korum... Bana kimse silik diyemez anlatabildim mi seni burda öyle bir beceririm ki yemin ederim... Ne karın ağrın varsa ne gazın varsa benim adamıma anlatacaksın adamım bana gelecek ben düşünecem sana ne yapılması gerektiğini son bi kez daha sana fırsat bi veriyorum bundan sonra başka fırsatın yok bilesin ki eğer kabul ettin ettin etmedin düşmanımsın seni ilk gördüğüm yerde başka bi muamele çekecek tamam mı bak ben sana söylüyorum... Yo yoo öyle yaralı bırakmam bırakmam merak etme yani onun için sana adamımı çağıracam Hakan’ı çağıracam Suphi’yi çağıracam ne gazın varsa anlatacaksın yazacaksın oraya 5 madde anlaşamadığımız 4 madde yazacak bana getirecekler sen yazacaksın bi kağıda senin istediklerini onlarda yazacaklar ben oturacam karar verecem anladın mı öyle yaralı maralı da bırakmam ben adamı tamam onun için bu son fırsatın... Adamın ağzına s.... ben” şeklindeki sözlerin Murat Çeçen’e tekrarlatılmasının sağlanarak İVEDİ olarak gönderilmesini istedi...
- Murat Çeçen’i 27 Şubat saat 14.00’teki duruşmaya zorla getirmesi talimatı verilen polisin duruşma günü düzenlediği tutanakta; Çeçen’in 27 Şubat günü saat 13.59’da telefonundan arandığı, cevap veren olmadığı, öncesinde 23 Ocak’ta adresine gidildiği ama bulunamadığı, telefonla arandığı ama ulaşılamadığı, ardından avukatının arandığı, avukatın da, “hakimin raporlu aldığı bilgisini aldıklarını, bu sebeple mahkemeye mazeret sunup duruşmaya katılmayacaklarını” söylediği; hasıl-ı kelâm, Murat Çeçen’e adresinden ulaşılamadığı anlatıldı...
- Mahkeme 2 Mart’ta Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bir müzekkere daha göndererek Murat Çeçen’in ses kaydı örneğinin akıbetini sordu...
- 9 Mart’ta Murat Çeçen’in avukatı, Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne, “Ses kaydının alınması hususunda talepte bulunulmuşsa da müvekkilin yürütmekte olduğu yurt dışı projeler nedeniyle çoğunlukla yurt dışında bulunması ve ayrıca ekli dilekçemiz ile mahkemeden ses kaydı alınmasına ilişkin ara karardan dönülmesi talebinde bulunulmuş olması ve mahkemece bu talebimiz hakkında henüz karar verilmemiş olması sebepleriyle müzekkere gereği yerine getirilememiştir.” şeklinde bir dilekçe verip Mahkemenin müzekkeresinin işlemsiz iade edilmesi talebinde bulundu...
- 10 Mart’ta Üsküdar Emniyet Müdürlüğü şöyle bir tutanak düzenledi: “Murat Çeçen isimli şahıs hakkında yapılan tahkikatta; bahse konu adreste adı geçen şahsa ulaşılamamış, şahsın avukatına telefonla ulaşılmış, bahse konu evrakla ilgili bilgi verildiğinde; ‘Müvekkilim şu anda yurt dışında devam etmekte olan bir projesi sebebiyle ülkemizde değil. İlgili mahkemeye, müvekkilime ait olduğu söylenen ses kaydının doğru olduğu beyanında bulunduk. Mahkemenin tekrar talebi olması durumunda Murat Çeçen yurtdışından döndüğünde istenilen talebi yerine getirebiliriz.’ dedi. Adı geçen şahsın yurtdışında olması sebebiyle evrakta istenilen talimat yerine getirilememiştir.”...
- Çeçen’in avukatları eş zamanlı olarak Mahkemeye de; “Suça konu ses kayıtları içeriklerinin sanığa ait olup olmadığı hususunda her ne kadar sanığın incelemeye esas olmak üzere ses örneklerinin celbi için müzekkere yazılmış ise de; gerek müvekkilimizin gerekse de biz avukatlarının, ses kayıtlarının içeriklerine yönelik herhangi bir itirazımızın bulunmaması ve ses içeriklerini kabul etmemiz karşısında yargılamanın sürüncemede kalmaması amacıyla bu ara karardan vazgeçilmesini talep ederiz.” şeklinde bir dilekçe gönderdi...
Film gibi, değil mi?!
ÜÇÜNCÜ DURUŞMAYA DA GELMEYİNCE
Geldik önceki gün yapılan üçüncü celseye...
Murat Çeçen yine katılmadı. Hakim, sanığın savunmasının alınması için İstanbul Anadolu 75. Asliye Ceza Mahkemesi’ne SEGBİS istemli yazı yazıldığını belirterek neden bağlanmadığını sordu.
Çeçen’in avukatları, kendilerine tebligat gelmediğini söyledikten sonra yine SEGBİS’ten dönülüp talimatlı ifade alınması için yazı yazılmasını talep etti. Avukatlar, hukuka aykırı şekilde elde edilen ses kaydına itibar edilmemesini isterken de; “İlk celsede dinlenen katılan, 2018’de şantiyenin tuvaletinde bir uygulama indirip bu kaydı yaptığını söyledi. Bugünkü 5G ortamında bile bu programın indirilmesi gerçekçi değil. Suç yaratmak amacıyla yapıldığı belli. Ses kayıtlarının dinlenmesini bu usulsüzlüğü göstermek için kabul etmiştik. Evet ses kayıtları müvekkile aittir, o nedenle ses örneği alınmasıyla ilgili ara karardan rücu edilsin.” dedi.
Müşteki C.D.’nin avukatı Abdullah Kaya ise Murat Çeçen’in savunmasının soruşturma aşaması dahil alınamadığını hatırlatarak şöyle konuştu:
“Savunmasının alınması için yapılan tüm işlemlerde, yurt dışında olduğunu beyan ederek katılmıyor. Kaçak olduğu belli, gelmiyor. SEGBİS dendi, zorla getirme kararı alındı; ama polis, jandarma getiremiyor. Karşı taraf bizimle karşı karşıya gelmemek için ifadesinin talimatla alınmasını istiyor. SEGBİS’le dinlenmesi talebimiz devam ediyor. Ses kayıtlarının şüpheli olduğunu söylüyorlardı. Şimdi ise kabul ediyorlar. Böylece maddi olay ortaya çıkmıştır. Ancak yine de sanığa sormamız gerekiyor; ‘Ben değil, avukatlarım kabul etti.’ diyebilir. Bu ses kaydı, yağma suçunu oluşturmaktadır. O nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosya ağır ceza mahkemesine gönderilsin.”
Yeniden söz alan Murat Çeçen’in avukatları da şunları söyledi:
“Bütün yurt dışı seyahatleri belgeli olarak mahkemeye sunulmaktadır. Eğer talimatla ifade için yazı yazılırsa, müvekkilin işini talimat gününe göre ayarlayıp katılmasını sağlayacağız. Kaçması söz konusu değil, kolluk ulaşmıştır. Mazeretlerimiz belgelidir. Yağma suçu yönünden savcılık araştırma yaparak, kovuşturmaya yer yok kararı vermiştir. Bu da değerlendirilerek talebin reddine karar verilsin, mahkeme meşgul edilmesin. Bu, ticari uyuşmazlık niteliğinde bir olaydır. Yağma ise hak gaspı demektir. Ses kaydının müvekkile ait olduğu yönündeki dilekçeyi de kendisinin bilgisi ve talimatıyla verdik.”
Beyanların ardından Savcı, eksik hususların giderilmesini istedi.
Hakim de; sanık avukatlarının ses kaydını kabul etmesi nedeniyle Murat Çeçen’in ses örneğinin alınmasından vazgeçildiğini ve görevsizlik kararı verilmesi talebinin ilerleyen aşamalarda değerlendirileceğini açıkladıktan sonra, “usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya katılmadığı” gerekçesiyle Murat Çeçen hakkında savunmasının alınmasına yönelik yakalama kararı verdi.
Çeçen’in avukatları ise “tebligat gelmedi”, “duruşma tarihi bildirilmedi” gibi gerekçelerle yakalama kararına tepki gösterdi. Hakim, “Duruşma gününü siz biliyorsanız, o da biliyordur.” karşılığını verdi. Avukatların ikna çabasını sürdürmesi üzerine de Hakim, “Duruşma bitti. Kararımızı açıkladık.” demek zorunda kaldı.
Ve duruşma Eylül’e bırakıldı.
Alican’ı daha fazla cezaevinde tutmak için başka yol ve yöntemler bulunamayacağına göre, Allah’tan da bir engel olmazsa bu duruşmayı da artık birlikte izleriz!..
Müyesser YILDIZ
17 Nisan 2026
Çok Okunanlar
İsa Aras Mersinli’nin atış poligonundaki görüntüleri ortaya çıktı
Kahramanmaraş’taki okul saldırısında can kaybı 10'a yükseldi
MHP'de teşkilat fesihlerinin ardı arkası kesilmiyor!
İsa Aras Mersinli’nin öğretmeni konuştu
Yusuf Tekin ve Mustafa Çiftçi okul güvenliği toplantısı yaptı
Nottingham Forest yarı finalde: Pereira’yla İstanbul hayali güçleniyor
İsa Aras Mersinli'nin babasının ifadesi ortaya çıktı
Öğrencilerine siper olan öğretmenin cenazesi ailesine teslim edildi
Ünlü kamu müteahhidi hakkında yakalama kararı!..
Fenerbahçe'de Kim Min-Jae sesleri!