İncir, üzüm ve nar gibi Anadolunun ilk meyvelerinden biridir. Kadim meyvedir. Ortaya çıkışı epey ama epey eskilere gidiyor. Milattan önce taaa 4000 yıllarına kadar izine ulaşılmış.
İncir ağacı baharda uyanmaya yani yapraklanmaya başlarken, incir meyve tomurcukları da çıkmaya başlar. Biraz büyüynce de bir kısmı dökülür. Komşumun bahçesinde iki büyük incir ağacı var. Haziran sonuna doğru dökülmeye başlar. Benim çimlerin üstüne epey dökülüyor. Haftada bir topluyorum. Hatta eşim ve komşum, yaz başında "inciri çok suladık galiba, onun için meyvelerini döküyor" diye hayıflanıyorlardı. İşte o sert, yeşil, olgunlaşmamış incir meyveleri, yani erkek incirler, dökülmeden önce toplanır ve reçeli yapılır. "Erkek incir reçeli" denir ve özel meyve reçellerinden biridir. Reçel sevenlere öneririm.
Geri kalan ve döllenmiş incirler dallarında olgunlaşınca hafif döndürülerek koparılır ve taze taze yenir. Bugünlerde, şimdilerde de yol kenarlarında, tezgahlarda gördüğümüz taze incire bizim Fethiye yöresinde "balard/ balart" denir. Aydın'dan Antalya'ya kadar halk arasında çok kullanılır. Ballanmış incir diye kabul edilir. İzmir, Manisa çevresinde "bardacık" dense de balart ve bardacık arasında küçük bir fark vardır. Bardacık olgunlaşınca boynundan aşağı doğru meyvede oluşan beyaz çizgiler ve yarıklar oluşur. Halk arasında "çatlak veya bal çatlağı" denir. Ona apayrı bir güzellik verir. Bardacığın olgunlaştığını balkandığını gösterir.
Hangisi daha iyidir derseniz her iki cinsi de mükemmel bir meyvedir. Ayırım yapamazsınız. Hangisinden bulursanız alın ve afiyetle yiyin. Sakın yeşil kabuğunu soymayın. Atmayın. Sadece yıkayın ve taze taze tüketin. Neden mi? Yeşil kabuğa bitişik ve hemen kabuğun altındaki sütsü özde "fisin" denen bir madde vardır. Çok güçlü probiyotiktir. Vücut direncini arttırma, bağışıklığı güçlendirme gibi pek çok yararları vardır. Bir başka yazımda uzun size anlatırım.
Olgunlaşma biterken bardacık yada balard, eğer kuşlar yemezse, boynunu bükmeye başlarlar. O dönemde “boynu buruk“ deriz. Toplayıp kurutursak o "yemiş" olgunluğuna erişir ve kış aylarının vaz geçilmez yiyeceklerinden biri olur.
İncirin hem sofrada hemde sanayide pek çok yararlı ve ekonomik değeri vardır. Ben daha fazla uzatmadan asıl değinmek istediğim yere gelmek istiyorum.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 30 Ağustos'ta İncir yurdunda, anavatanı Aydın'da ağaç bayramı? nedeniyle incir fidanı dikmeye karar verilir. Uygun bir yerde çukur açılır ve plastik saksı içinde incir fidanı getirilir. Sayın Bakan da plastik saksı ile inciri çukura indirir. Hani kendisi ziraat kökenli eğitim almamış, Kendisi işletme mezunudur. Bakana eşlik edenlerde de ziraat kökenli yönetici yada uzman - yetkili bir kişi yokmuydu? Bilmiyorum. Neyse bir köylü Sayın Bakanı uyarmış da hatadan geri dönülmüş. Umarım bu yaz günü o fidan sulanır da incir büyür ve balart yada bardacığını yeriz.
Okulların açılması ve müfredat programına baktığımızda Milli Eğitim Bakanın ve Bakanlık yetkililerinin epey ekmek yemesi gerekiyor. Ben müfredat programlarına baktıkça üzülüyorum. Tarım ülkesiyiz diyoruz tarımla ilgili yeterli ders programı yok. Sayın Bakan Kastamonu şehir merkezindeki okullarda okumuş, köy yaşamı, köylüler ile ne kadar ilgili ve bağlantıları var?
Liseyi İstanbul Kadıköy İmam Hatip Lisesininde tamamlamış. İmam Hatip Liselerinin müfredatında tarım dersi seçmeli olarak varmış, o da yeterli kontenjana ulaşılırsa açılıyormuş.
Üniversiteyi de Bursa İktisadi İdari Bilinler Fakültesi İşletme Bölümünü bitirmiş. Sanırım Tarım ve Orman Bakanı olduktan sonra "tarım" ile tanışmış olsa gerek. İncir fidanı için yine de kendisine teşekkür ederiz. İyi seçim.
Bakanın başarılı başarısız olduğu kamu oyunun takdirine bırakırken "liyakat" ile satırlarımı sonlandırmak istiyorum. Liyakat (yeterlilik), bir kişinin yapacağı iş veya görev için gereken bilgi, beceri, yetenek ve deneyime sahip olması, yani o göreve layık ve yeterli olması demektir.
Liyakatın etkin olduğu yılların özlemi ile...
Sağlığına özen gösterenler için yemeklerden sonra, özellikle bu günlerde, bir balart yada bardacık yani yaş taze incir yemeyi ihmal etmeyin.
Nice sağlıklı ve liyakatlı günler dileklerimle...
Prof. Dr. Nurettin DEMİR
Çok Okunanlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mansur Yavaş ile görüştü
Ayşe Tokyaz davasında ağırlaştırılmış müebbet kararı
Şampiyonlar Ligi'nde günün sonuçları
İzmir'de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı
Erdoğan'la görüşen Yavaş'ın geleceğiyle ilgili bomba iddia
Zelenskiy’nin uçağı Moldova’da İHA saldırısından kıl payı kurtuldu
Alanya'da Türk bayrağına tüküren İngiliz turist tutuklandı
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi macerası iyi başlamadı
Türkiye’de 3 bakanın telefonu hedef alındı
Suriye'yi böyle 'aldık'!..