Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
56,0263
Dolar
Arrow
48,2722
İngiliz Sterlini
Arrow
65,3562
Altın
Arrow
6953,0582
BIST
Arrow
14.299

'VAR' mısın yok musun?

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Süper Lig’de üçüncü hafta maçları dün akşam oynanan karşılaşmalarla sona erdi.

Cumadan pazartesiye neler yaşanmadı ki Türkiye futbolunda…

Galatasaray-Göztepe maçında VAR’ın müdahalesiyle verilen penaltı haftaya damgasını vurdu, tartışmayı da başlattı.

Ardından bir başka VAR skandalı Samsunspor-Fenerbahçe maçında yaşandı. Daha dördüncü dakikada VAR devreye girmedi, Fenerbahçe’nin yüzde yüz penaltısı atlandı.

Bu da yetmezmiş gibi Fenerbahçeli Semedo rakibinin ayağına öyle bir bastı ki pozisyon net kırmızı karttı. VAR buna da karışmaya tenezzül etmedi!

İkinci haftada Alanya deplasmanında Trossard’ın tokatlanmasına da karışmamıştı.

Yani VAR’ın ne iş yaptığını hâlâ kimse çözemedi.

Soru basit:

VAR mısın, yok musun?

Allah’tan Amedspor-Trabzonspor ve Beşiktaş-Çorumspor maçlarında hakeme çok fazla iş düşecek pozisyon çıkmadı.

Ama herkesin kafasında aynı soru var:

Bu hakemlerle bu lig nasıl devam edecek?

Kimi maçta yabancı VAR hakemi, kimisinde Türk…

Ama al birini vur ötekine.

Atamalar da ayrı ilginç.

Samsunspor-Fenerbahçe maçının yardımcı VAR hakemi, üzerinden 24 saat bile geçmeden Beşiktaş-Çorumspor maçına da yardımcı VAR hakemi olarak atanıyor.

Başka adam mı yok?

Bu adama da yazık değil mi? Samsun’dan kalk, gel, ertesi gün tekrar maça çık!

Öyle garip işler oluyor ki gerçekten akılalmaz.

Mesela Alanya’da Beşiktaş’ın canı yandı. Beşiktaş Kulübü Başkanı ve yöneticileri açıklamalar yaptı, milyonluk cezalar geldi.

Daha önce Fenerbahçeli yönetici Mahmut Uslu da açıklamaları nedeniyle cezaya çarptırılmıştı. Onun cezası Tahkim Kurulu’nda iptal edildi. Ardından Beşiktaşlı yöneticilerin cezaları da kaldırıldı.

Peki bu iptaller neyi gösteriyor?

Demek ki yapılan feveranların, edilen serzenişlerin en azından bir karşılığı var.

Peki bütün bunlara rağmen MHK’de hiçbir şeyin değişmemesi sizce de tuhaf değil mi?

Gelelim futbolun güzel tarafına…

Bu hafta golcülerin haftasıydı.

Galatasaray oynadığı futbolla, transferleriyle ya da transfer yapmamasıyla eleştirilirken Victor Osimhen gollerini atmaya devam ediyor.

Altı yıl sonra Fenerbahçe’ye dönen Vedat Muriç, ne kadar iyi bir santrfor olduğunu ve yıllar içerisinde yurt dışında nasıl bir tecrübe kazandığını şimdiden gösteriyor.

Sırtı dönük oynuyor, top saklıyor, takımı çıkarıyor…

Müthiş bir santrfor.

Beşiktaş’ın çok şey beklediği süper golcüsü Dusan Vlahovic ise üç golle hat-trick yaparak perdeyi açtı.

Trabzonspor’da Mohamed Salah da Trabzon puan kaybetse bile gollerini atmaya devam ediyor.

Yani futbolu yönetenler ne kadar kötü iş yapıyorsa Süper Lig’in golcüleri onların tam tersini yapıyor.

En azından futbolseverleri doyuruyorlar.

Bir de Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek lazım…

Anadolu kulüpleri sezona gerçekten iyi başladı.

Dün akşam Çorum’un Beşiktaş’tan yarım düzine gol yemesini bir kenara bırakırsak, hem Galatasaray maçında hem de Beşiktaş karşısında oynadığı futbolla ligin önemli ekiplerinden biri olacağını gösterdi.

Evet, Beşiktaş’tan altı gol yedi.

Ama bunun biraz da Beşiktaş’ın giderek acımasız bir takım haline gelmesiyle ilgisi var.

Yoksa Çorumspor oynama isteğiyle, kaliteli ayaklarıyla, geri çekilip sadece rakibi beklemeyen futboluyla bu lige renk katacaktır.

Amedspor da öyle.

Trabzonspor’u kendi sahasında son dakika golüyle yenmiş olsa bile ortaya koyduğu mücadele ayakta alkışlandı.

Yani biz bu ligde sadece futbol konuşabilsek…

Golcüleri konuşsak.

Yıldızları konuşsak.

Taktikleri konuşsak.

Bu sezon Süper Lig gerçekten çok keyifli geçebilir.

Ama ne yazık ki Türkiye’de futbol sadece sahada oynanmıyor.

Şimdi önümüzde Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi var.

Kamuoyunun bütün dikkati bu maça çevrilmiş durumda.

Ve benim merak ettiğim futbolcular kadar başka bir şey daha var:

MHK bu maça nasıl bir hakem atayacak ve nasıl bir yönetim izleyeceğiz?

“Ne şiş yansın ne kebap” diye düşünen, kimseyi üzmemeye çalışan eyyamcı bir yönetim mi?

“Beraberlik ligin dengesini sağlar” hesabıyla düdük çalan bir hakem mi?

Yoksa gerçekten sahadaki yıldızları, mücadeleyi, futbolu mu izleyeceğiz?

Bunu hep beraber göreceğiz.

Ama üçüncü haftanın sonunda hâlâ aynı soruyu sormak zorunda kalıyorsak, ortada ciddi bir problem var:

VAR mısın, yok musun?