Geçen hafta büyük siyasal iktisatçı Susan Strange’in Kumarhane Kapitalizmi kavramından bahsetmiştik. Bugün yaşadığımız fon krizini tam olarak anlamak için öncelikle bu kavramı ve finans kapitalin ulaştığı boyutu iyi anlamak gerekiyor. Daha 1986’da ortaya atılan bu kavram, piyasanın akılcı işleyişinin ötesinde finansın kontrolsüz genişlemesi ve öngörülemez şekle bürünerek iktisadi yapıyı adeta bir kumarhaneye dönüştürme riskini tanımlıyor. Kırk yıl sonra gelinen noktada ise dört yapısal güç unsuru (güvenlik, üretim, finans, bilgi) arasında finans, küreselleşme döneminin iteklemesiyle, gerçekten de dünyanın her tarafında bu etkiyi gösteriyor.
Finansın günümüzde ulaştığı seviyeyi somutlaştırmak için bazı verilere göz atmakta fayda var. IMF rakamlarına göre, 2023 yılı dünya toplam ekonomik büyüklüğü cari (nominal) fiyatlarla 105 trilyon dolar seviyesindeydi. Yani bu sayı yerkürenin her tarafında bir sene içinde hesaplanan reel ekonomik faaliyetlerin toplam değerini ifade ediyordu. Buna karşın, merkezi İsviçre’de bulunan Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) verilerine göre 2023 sonu itibariyle, dünyada 18 trilyonluk somut varlığa karşın tezgâh üstü piyasalarda işlem gören türev ürünlerin toplam kontrat değeri soyut olarak 667 trilyon dolardı! Yani sözkonusu olan, dünyada reel ekonominin 6 katından fazla sanal bir finans ekonomisiydi. Dikkat edilmesi gereken başka bir veri ise Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından yayınlanmıştı. Buna göre yine 2023’de dünya toplam borcunun ulaştığı rakam 313 trilyon dolardı. Bu borca devletlerin, şirketlerin, finansal kesimlerin ve hanehalklarının borcu dahildi. Ayrıca, yine BIS raporuna göre 2022 Nisan ayında dünyada günlük döviz işlemleri toplamı 7 trilyon doları aşmıştı.
Kabaca bir somut birim üreten dünya ekonomisi; bunun 3 katı kadar borçlu, 25 katı kadar döviz işlemine tanıklık ediyor ve 6 katı kadar da soyut hacimle işliyordu! Bu oranlar bugün de benzer. Sağlıksız olan, finansın gerçek ekonominin çok üstünde hacim kaplaması. Her ne kadar bu değer sanal olsa da inkâr edilemez bir boyutta. Yani bir nevi Gerçek Üstü Gerçeklik (GÜG) yaratılmış durumda! Nitekim fiyatlar da uzundur fiziksel arz-talep yerine finansal piyasalarda belirleniyor. Böyle bir dünyanın, kırk yıl önceki “Kumarhane Kapitalizmi” olarak tanımlanandan çok daha beter bir noktada olduğu ve sömürüyü kolaylaştıran bu düzenin toplumlar lehine olmadığı aşikâr.
Başlarda küçük ölçekte ve iptidai denilecek yöntemlerle temerküz eden finans kapital, son dönemde iyice parazitleşen yapısıyla dünya ekonomisini felakete sürüklüyor. ETF’ler (Borsa yatırım fonları), finansal kaldıraçlar, katmerli alım-satımlar, varant işlemler, tezgah altı/tezgah üstü piyasalardaki işlemler, kripto varlıklar, durmaksızın geliştirilen türev enstrümanlar ve dijital devirde Fin-Tek uygulamaları derken finansal varlıklar şiştikçe şişiyor. Küresel finans kapitalin kalbi ABD ile İngiltere’de atıyor. Özellikle London City, Londra şehrinin içinde finans kuruluşlarına geniş yetkilerin tanındığı bir bölge ve burada yapılan dolar bazlı işlemler için vergi avantajı bulunuyor. Anglosaksonların finans kesiminin gerçek sahibi olduğu net bir şekilde görülüyor. Ancak üretim artık Asya ülkelerinin eline geçtiğinden, dünyada ikilik de beliriyor: Üretici güçler ile finans kesimi arasında farklı boyutlarda kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. Bu nedenle, üretim teknolojisinin bir üst seviyeye çıkmasını anlatan Endüstri 4.0 tanımının yanına artık Kumarhane Kapitalimi 4.0 tanımını eklemek gerekiyor. Kimin diğerine galebe çalacağı bilinmiyor ama çıkacak sonuç değerlerin biçimlenmesinde önemli rol oynayacağa benziyor.
Finansın dünya ekonomisinde adeta bir virüs gibi büyüyerek reel sektörden daha önemli bir konum edinmesinde, çeşitli finansal ürünlerin/oyunların geniş kitlelere cazip hale getirilmesinin rolü yadsınamaz. Nitekim bu sistemi revaçta tutmak daha fazla insanı işin içine katmakla mümkün. Bunun için devasa hacimlerin döndüğü piyasalarda insanların kısa sürede servete ulaşma yani köşeyi dönme arzusu kamçılanıyor. Risk iştahı kabartılıyor. Zenginleşmek isteyen küçük yatırımcıya sahte cennet vaat ediliyor. Bu yöndeki algıları olguların üstüne taşımak için iletişimin gücü de devreye giriyor. Sanal olan bu sistem dünya ekonomisinin motoru haline geldiği için mekanizma, medya/sosyal medya diğer sektörlerle içli dışlı şekilde çalışıyor. Borsalar ve diğer finansal oyunlara dayanan refah gerçek olmasa da bir şekilde sürdürülüyor. Olan, vaatlerden başı dönen ama aslında bu sistemde deryada damla olan küçüklere oluyor.
Son fon krizi aslında bu sistemin ülkemizdeki izdüşümünü gösteriyor. Düzenleme ve denetleme mekanizmaları şeffaf bir hukuk altyapısıyla desteklenmediği yerlerde vurgunculara her zamankinden daha fazla gün doğuyor. 80’lerdeki Banker Kastelli, 90’lardaki İmar Bank vurgunları bugünkü hacimlerin yanında devede kulak kalıyor. Bu durumun siyasetten bağımsız olması elbette ki olanaksız. Siyasetin çare üretmediği de ortada. Güvenin kazanılması için sorumluların ciddi anlamda cezalandırılması gerekirken, ipin ucu nereye giderse diye başlayan sürecin daha ipin ilk ucunda tıkanmasına şaşırmamak gerekiyor. Unutulmamalıdır ki çarpık sistemlerin, yine sistem içerisinden düzeltilmesi deveye hendek atlatmaktan daha zordur.
Madrabazların pervasızca cirit attığı yerde kabak, her zamanki gibi küçük yatırımcının elinde patlıyor. Uyanık geçinen küçük yatırımcının durumu, günün sonunda kumarhane müptelası hırslı bir kumarbazınkine benziyor. Kazanma umuduyla sürekli oynamak istenirken, kumarhanelerde kazananın her daim kasa olduğu unutuluyor ve en sonunda acı sonla yüzleşiliyor. Kumarhane Kapitalizmi 4.0 döneminde halklar artık fonuna kadar soyuluyor. Bu krizler ders olsun diyeceğim ama bu kaçıncı ders, kaçıncı tekrar bilinmiyor. Bize de son söz olarak siz, siz olun bir daha bu oyunlara amandır düşmeyin diye uyarmak kalıyor. İyi pazarlar!
Çok Okunanlar
Netflix Türkiye paketlerine zam geldi
Süper Lig’de piyasa değerleri güncellendi
Fatma Betül Sayan Kaya ‘60 özel kalem değişti’
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu istifa etti
Üsküdar Belediyesi’nde 29 işçi daha çıkarıldı
Lanterns, HBO’da milyonluk izlenme rakamlarına ulaştı
'Bir hafta sonra lig başlayacak, ortada MHK yok'
Melis Sütşurup'un fondan kazandığı para dudak uçuklattı
Cemil Tugay için AKP kulislerinde 7 Ekim iddiası
Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren emeklilik kararı!