Cem Gürdeniz'den NATO Genel Sekreteri Rutte'nin '22 ülke hazır' açıklamasına sert tepki! 'Türkiye açısından hayati...'
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin “22 ülke Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak için bir araya geliyor” açıklamasına tepki gösteren Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bu açıklamayı “İttifakın mevcut gerçekliğiyle taban tabana zıt, son derece tehlikeli bir stratejik kopuşun işaretidir” sözleriyle değerlendirdi. Türkiye açısından konunun doğrudan milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Gürdeniz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin deniz ve hava unsurlarının NATO komutasına tahsis edilmesinin yeniden tartışılması gerektiğini söyledi.
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin “22 ülke Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak için bir araya geliyor” sözlerine sert tepki gösterdi.
Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji hattında bu ölçekte askeri angajmanın dillendirilmesini, “bölgesel gerilimi tırmandıracak bir yaklaşım” olarak nitelendiren Gürdeniz, bu söylemin, ABD Başkanı Donald Trump’ı memnun etmeye dönük olduğunu vurguladı.
NATO’nun özellikle Avrupa kanadının, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle ciddi mühimmat ve lojistik tükenmişlik yaşadığını belirten Gürdeniz, “Birçok Avrupa ülkesinin cephanelikleri alarm verici düzeyde boş” dedi. ABD’nin de İsrail’e verdiği yoğun destek nedeniyle askeri stoklarının zorlandığını dile getirdi.
Gürdeniz, NATO gibi 32 üyeli bir ittifakta bu çapta bir angajmanın Kuzey Atlantik Konseyi onayı olmadan dile getirilemeyeceğini belirterek, Rutte’nin hangi yetkiyle bu açıklamayı yaptığını sorguladı.
“TÜRKİYE AÇISINDAN HAYATİ”
“Türkiye açısından mesele daha da hayati bir boyut taşımaktadır” diyen Gürdeniz, “Böylesine dengesiz bir liderlik altında, en değerli deniz ve hava unsurlarını NATO harekât komutasına tahsis etmeye ne kadar daha devam edileceği artık ciddi şekilde tartışılmalıdır. Çünkü mesele sadece bir ittifak yükümlülüğü değil, doğrudan milli güvenlik ve milli kuvvetlerimizin doğru kullanımı meselesidir” ifadelerini kullandı.
Gürdeniz'in açıklamasının tamamı şöyle:
"NATO Genel Sekreteri Rutte‘yi dizginleyecek hiçbir makam yok mu ?
1.NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin son günlerde yaptığı “22 ülke Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak için bir araya geliyor” açıklaması, ittifakın mevcut gerçekliğiyle taban tabana zıt, son derece tehlikeli bir stratejik kopuşun işaretidir.
2.Hürmüz Boğazı gibi dünyanın en kritik enerji geçiş hattında bu ölçekte bir askeri angajmanı Trump’ı mutlu etmek için dillendirmek, sadece bölgesel gerilimi tırmandırmak değil, aynı zamanda NATO’nun kendi kapasite sınırlarını da açıkça yok saymaktır.
3.Bugün NATO’nun özellikle Avrupa ayağı, Ukrayna savaşına verilen destek nedeniyle ciddi bir mühimmat ve lojistik tükenmişlik yaşamaktadır. Birçok Avrupa ülkesinin cephanelikleri alarm verici düzeyde boşalmış durumdadır. ABD tarafında ise İsrail’e verilen yoğun askeri destek nedeniyle stokların ciddi şekilde zorlandığı artık açık bir gerçektir. Böyle bir tabloda Hürmüz gibi yüksek riskli bir coğrafyada yeni bir askeri taahhütten söz etmek, askeri gerçeklikle bağını koparmış bir yaklaşımın ürünüdür.
4. Rutte’nin “22 ülke hazır” söylemi, sahadaki siyasi ve askeri parçalanmışlığı örtmeye yetmemektedir. Zira aynı süreçte bazı Avrupa ülkeleri doğrudan askeri katılıma mesafe koyarken, ABD tarafında dahi NATO’ya ihtiyaç olmadığı yönünde çelişkili açıklamalar gelmektedir. Yani ortada birleşik ve bağlayıcı bir NATO kararı değil, dağınık ve belirsiz bir koalisyon söylemi vardır.
5.Daha da kritik olan husus şudur: NATO gibi 32 üyeli bir askeri ittifakta bu ölçekte bir angajman kararı, NAC-Kuzey Atlantik Konseyi’nin açık tartışmaları ve onayı olmaksızın telaffuz edilemez. Rutte’nin bu tür açıklamaları hangi yetkiye dayanarak yaptığı ciddi bir soru işaretidir. Bu, ittifakın kurumsal işleyişine zarar veren, karar alma mekanizmalarını bypass eden bir tutumdur.
6.Askeri tarihte en büyük hatalardan biri, mevcut gücünü doğru değerlendirmeden büyük taahhütlere girmek ve kontrolsüz maceralara atılmaktır. Bugün NATO tam da bu riskin eşiğinde durmaktadır. Siyasi liderliğin zikzaklı, öngörülemez ve yer yer çocuksu refleksleri, zaten kırılgan olan stratejik dengeyi daha da zayıflatmaktadır.
7.Türkiye açısından mesele daha da hayati bir boyut taşımaktadır. Böylesine dengesiz bir liderlik altında, en değerli deniz ve hava unsurlarını NATO harekât komutasına tahsis etmeye ne kadar daha devam edileceği artık ciddi şekilde tartışılmalıdır. Çünkü mesele sadece bir ittifak yükümlülüğü değil, doğrudan milli güvenlik ve milli kuvvetlerimizin doğru kullanımı meselesidir.
Sonuç olarak NATO’nun askeri olarak yenilmeye ihtiyacı yoktur; NATO kendi içinde zaten yenik bir görüntü vermektedir. Zira Rutte gibi bir genel sekreter olduğu sürece NATO, başı kesik bir horoz gibi nereye gittiğini bilmeden her yöne savrulmaya devam edecektir."
NATO Genel Sekreteri Rutte‘yi dizginleyecek hiçbir makam yok mu ?
— Cem GÜRDENİZ (@cemgurdeniznet) March 23, 2026
1.NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin son günlerde yaptığı “22 ülke Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak için bir araya geliyor” açıklaması, ittifakın mevcut gerçekliğiyle taban tabana zıt, son derece tehlikeli… pic.twitter.com/EytUZB7dXH
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Teğmen Ebru Eroğlu'nun iade davası reddedildi
Atatürkçüler, mollalar ve bir garip diplomat
İmamoğlu: İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir
Açılımcıların Diyarbakır buluşması!..
Kızı ve 5 torununun cenazesini gözyaşlarıyla teslim aldı
1956 Süveyş Krizinden 2026 Hürmüz Krizine
Ebru Teğmen’in tüyleri diken diken eden savunması
Kerbela'nın konuşulmayan yüzü: Suçun toplumsallığı
İmamoğlu’na kalp işareti yapan gazeteci
Demokrasinin alacakaranlık yılları ve solun suskunluğu üzerine