Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Öğretmenlerin protestosu sürüyor: Öğretmen arkadaşlarımızın taban aylık hakkını bu iktidar kaldırdı

Kurtuluş Parkı'nda gözaltıların ve sert müdahalenin ardından Kurtuluş Parkı'ndan Kızılay'a yürüyen öğretmenler, sendika ve sivil toplum örgütleri temsilcileri burada açıklama yaptı.

Öğretmenlerin protestosu sürüyor: Öğretmen arkadaşlarımızın taban aylık hakkını bu iktidar kaldırdı

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın ve mülakat mağduru öğretmenlerin çağrısıyla öğretmenlere verilen sözlerin tutulması talebiyle Kurtuluş Parkı'nda yapılmak istenen basın açıklaması polis tarafından engellendi. Öğretmenlerin bir bölümünün konakladıkları otelden çıkışına izin verilmezken, öğretmenler otel önünde abluka altına alındı.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler, Ankara'da yaptıkları açıklamada gözaltıları ve polis müdahalesini protesto ederek verilen sözlerin tutulmasını istedi. Eğitim sendikalarının destek verdiği eylemde, öğretmenler hak kayıpları, atama sorunları ve mülakat mağduriyetlerine dikkat çekti.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına konuşan Irmak Gürkan, şunları kaydetti:

"Biz, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Platformu'ndan arkadaşlarımızla birlikte, Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya geldik. Milli Eğitim Bakanlığı önünde taleplerimizi dile getirmek, emeğimizin karşılığını artık almak istediğimizi hatırlatmak ve gerek görüşmeler gerekse eylemlerimiz sonucunda bürokrasinin her kademesinden verilen sözlerin tutulması gerektiğini bir kez daha kamuoyunun hafızasına kazımak istedik.

Ancak Ankara Emniyeti, Türkiye'nin dört bir yanından gelen öğretmen arkadaşlarımızı ve bize destek olmaya gelen ailelerimizi yerlerde sürükleyerek gözaltına aldı. Dün serbest bırakılan arkadaşlarımızla birlikte bugün yeniden Kurtuluş Parkı'nda buluşup taleplerimizi yinelemek istedik.

Eğitimde piyasalaşmanın acı sonuçlarını artık yaşamak istemediğimizi dile getirmek, iktidarın siyasi ajandasını uygulamaktan başka hiçbir işe yaramayan Yusuf Tekin'in istifasını istemek ve emeğimizin karşılığını talep etmek için Kurtuluş Parkı'na geldik. Ancak yine benzer bir tabloyla karşılaştık.

NATO'ya el pençe divan duran bu ülkede, emeğiyle geçinmeye çalışan eğitimci arkadaşlarımıza orantısız şiddet uygulandı. Pek çok arkadaşımız gözaltına alındı. Kaç kişinin serbest olduğu, kaç kişinin hâlâ gözaltında bulunduğu konusunda dahi net bilgiye sahip değiliz.

Sabahın ilk saatlerinden itibaren mülakat mağduru arkadaşlarımız Enerji Hotel'deydi. Onlar da polis ablukası altında tutuluyor. Oradaki arkadaşlarımızla ortak bir açıklama yapmak istiyoruz. Ancak bu da Ankara Emniyeti tarafından engelleniyor.

Biz şunu bir kez daha ifade etmek istiyoruz: Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak ve hakları gasp edilen onlarca arkadaşımızla birlikte Ankara'dan gitmeyeceğiz. Taleplerimiz için yalnızca bugün değil, her gün mücadelemizi Ankara sokaklarında ve Türkiye'nin dört bir yanında ilmek ilmek örmeye devam edeceğiz."

"Sorumlu 'Tek Adam' düzeni"

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ise şu ifadeleri kullandı:

"Eğitim-İş Sendikası olarak özel sektörde çalışan öğretmenlerimizin ve atanamayan değil, atanmayan öğretmenlerimizin bu onurlu mücadelesinin yanındayız.

Aslında bugün burada gördüğünüz tablo, ısrarla söylediğim "Türkiye'nin açık cezaevine çevrildiği" tablonun bir kanıtı niteliğindedir. Bugün orada haklı taleplerini dile getirmek isteyen arkadaşlarımız gözaltına alındı, yani kapalı bir mekânın içerisine tıkıldı. Ama gördüğünüz gibi hepimiz, etrafı kanunsuz talimatlarla çevrilmiş bir açık cezaevinde yaşıyoruz.

Bugünlerde en manidar olan şey ne biliyor musunuz? Mecliste ve okullarda şiddet komisyonu toplanıyor. Peki, okullarda şiddet olayları yaşandığında kamuoyu önüne çıkıp fotoğraf veren, açıklama yapan kimlerdi? İçişleri Bakanı, Milli Eğitim Bakanı ve Adalet Bakanı değil miydi?

İçişleri Bakanı koyacakları kameraları anlattı. Milli Eğitim Bakanı alacakları tedbirleri yapay zekâya havale etti. Adalet Bakanı ise artık çok alıştığımız "Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir" söyleminin ötesine geçemedi.

Peki bugün bu talimatı verenler kimler? Bugün polisi, hatta içinde atanmayan öğretmenlerin de bulunduğu emniyet mensuplarını öğretmenlerle karşı karşıya getirenler kimler?

Buradaki polis arkadaşlarımız bize müdahale etmek için sabırsızlanmıyor. Onların buradaki öğretmenlerle bir derdi yok. Ancak onlara bu talimatı veren bir İçişleri Bakanlığı zihniyeti var. Özel sektör öğretmenlerine söz veren ama tarikatların ve patronların bakanı olmaktan öteye geçemeyen bir Milli Eğitim Bakanı var. Öğretmen şiddete uğradığında, öğrenci şiddete uğradığında hukuki yaptırımları gerektiği gibi uygulamayan bir Adalet Bakanlığı var.

Bugün kuşatılmış okulu, yalnızlaştırılmış öğretmeni ve geleceksizleştirilmiş öğrenciyi yaratan; bu düzeni var eden, tek adam anlayışıyla yönetilen bir ülke tablosuyla karşı karşıyayız. Bunun sorumluluğu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yönettiği siyasi düzene aittir."

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise şöyle konuştu:

"Özel sektörde çalışan öğretmen arkadaşlarımızın taban aylık hakkını bu iktidar kaldırdı. Onlara, 'Patronlar size neyi reva görürse o ücretle çalışacaksınız' denildi. Atanmayan öğretmen arkadaşlarımız ise ülkede hâlâ 200 bine yakın öğretmen açığı bulunmasına rağmen bekletiliyor. Atamaları yapılmıyor. Bir de mülakat mağduru arkadaşlarımız var. Onlar da emeklerinin ve haklarının karşılığını alamıyor, adalet bekliyorlar."

Hak arayan öğretmenlerden Kader Akman ise şunları söyledi:

"Bugün ben de buradaydım. Evet, ablukaya alındım. Uzun süre orada bekletildik. Ben buradayım ama gözaltına alınmadım. Neden biliyor musunuz? Çünkü 'örtülülere dokunmayın' demişler. Ancak örtülü olmama rağmen gömleğimi yırttılar. Başörtümü açtılar. Nasıl kapatacağımı bilemedim, şapka takmak zorunda kaldım. Buna utanmıyorlar. Ama gözaltına alınırsam tepki çekerler diye beni gözaltına almıyorlar. Eskiden başörtüsü mağdurları vardı. Bugün ise mülakat mağdurları var. Özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı mağduriyetler var. Yani aslında mağduriyetler hiçbir zaman bitmiyor. Sürekli yeni mağduriyetler yaratılıyor."

Hak arama mücadelesi verenlerden Fatma Nur Taşkın da, polis müdahalesi sırasında yırtılan gömleğini göstererek, "Gömleğimi boydan boya yırttılar. Galiba tek dertleri başımızın açılmaması. Başörtüsüne saygı gösterdiklerini söylüyorlar ama kıyafetimizin parçalanmasını sorun etmiyorlar."


Haber Kaynağı :

Ankara Emniyeti başörtüsü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Eğitim-Sen Eğitim Bakanlığı İçişleri Bakanlığı iş sendikası
Wodo Network