Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
52,1660
Dolar
Arrow
44,9885
İngiliz Sterlini
Arrow
60,3878
Altın
Arrow
6278,9421
BIST
Arrow
10.729

Son Dakika... Özgür Özel'den Akın Gürlek'e mal varlığı yanıtı

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin iddialarını sürdürdü. Özel "Bu ID numaralarının yalan olduğunu söyleyen yok. Bakanlıklara sesleniyorum; bu 16 ID numarasından herhangi birisinde bir eksiklik, yalanlama varsa çıkıp söyleyin" dedi. İBB iddianamesine tepki gösteren Özel, "Bir iddianame varsa, o iddianameden inandırıcı olan Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü değil, Akın Gürlek’in suç örgütüdür. Turpun büyüğü Recep Tayyip Erdoğan’dır." ifadelerini kullandı.

Son Dakika... Özgür Özel'den Akın Gürlek'e mal varlığı yanıtı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu.

CHP lideri Özel, konuşmasının başında bir dönem CHP'de grup başkanvekili olarak görev yapan, 2014'teki cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından aday seçimine tepki göstererek CHP'den ayrılan Emine Ülker Tarhan'ı kürsüye davet etti.

12 sene sonra tekrar CHP'ye katılan Emine Ülker Tarhan'a Özgür Özel parti rozetini taktı.

Daha sonra kısa bir konuşma yapan Emine Ülker Tarhan, "Er ya da geç kurutulmuş toprakların yeniden renklendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada doğmuş olmanın onurunu ve acısını birlikte yaşamaya 'evet' diyorum. Algılarmızın silinmesine ve unutmaya 'hayır' diyorum. Çağırdınız geldim, eyvallah, sağolun" diye konuştu.

Daha sonra tekrar kürsüye gelen Özgür Özel "Bu partinin tüm değerlerini kucaklayarak, kimseye sırt dönmeyerek, omuz omuza iktidara yürüyoruz" dedi.

Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde: 

 

 

"Akaryakıt fiyatlarına gelen zamlar, yeni bir enflasyonu gündemimize getirebilir. Dünden itibaren ham petrola gelen zam pompa fiyatına yansıtılmaya başlandı. Erdoğan, bir imzasıyla KDV'yi yüzde 1'e indirebilir. Bunu yaparsa hem bugünkü pompa fiyatları ucuzlayacak, mazot fiyatlarını da yüzde 20 bandında tutabileceğiz. Bunlar bir süre vergi kaybı yaratacak ancak taşınan tüm mallara doğal olarak zam gelmesinden ve fiyat artışlarından olumsuz etkilenen her kesimi enflasyondan koruyacak.

Yargıya güven yüzde 18 ise orada hiçbir şeye güven yoktur. Ne siyasetten gelen, ne siyaseti bilen, aksine siyasete özenen ama paçasından acemilik akan gözünü hırs bürüyen bir atanmış şahısla baş başayız. Siyasette iktidarın tükenmişliğinin simgesine dönüştü bu atama."

Adalet Bakanlığı bünyesinde yapılan yeni bir atamaya yönelik açıklamalarda bulnan bulunan Özel, kürsüden evraklar gösterdi. Atanan kişinin "Ak Toroslar çetesi" olarak adlandırılan bir yapının içinde bulunduğunu öne süren Özel, söz konusu kişinin üzerine kayıtlı 16 adet taşınmazın Tapu ID numaralarını kamuoyuyla paylaştı.

"16 TANE TAŞINMAZIN HER BİRİNİN ID NUMARASI BURADA"

Geçtiğimiz hafta Ankara'daki tapuların gizlendiğini, ancak detaylı listeye ulaştıklarını belirten Özel, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro yetkililerine açık bir çağrıda bulundu:

"190 yıl boyunca alacağı maaşla edinilmiş mal varlığı, mülk var. 16 tane taşınmazın her birinin ID numarası burada. Bu ID numaralarının yalan olduğunu söyleyen yok. Bakanlıklara sesleniyorum; bu 16 ID numarasından herhangi birisinde bir eksiklik, yalanlama varsa çıkıp söyleyin."

Özel, devlette liyakatin önemine vurgu yaparak, memur maaşıyla geçinmesi gereken kişilerin "başka bir gelire tenezzül etmeyecek" bir refah seviyesinde tutulması gerektiğini, ancak haksız kazanç sağlayanların da üzerine gidileceğini belirtti.

Özel, Adalet Bakan'ı Akın Gürlek’e yönelik "16 tapu" iddialarını detaylandırdı. Gürlek’in kabul ettiği taşınmazların değerinin bile ömrü boyunca aldığı maaşların iki katı olduğunu öne süren Özel, Emlak Konut projelerindeki sözleşmelere, RTÜK'teki "çantacı" iddialarına ve Çağlayan Adliyesi'nden Adalet Bakanlığı'na uzanan atamalara dikkat çekti.

Özgür Özel, konuşmasının devamında eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, mevcut Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek'in mal varlığına ilişkin iddialarını belgelerle anlattı. Gürlek'in, listedeki "Mahal" ve "Mahal Bomonti" isimli projelerde yer alan 3 taşınmazı kabul ettiğini belirten Özel, bu taşınmazların ortalama değerinin 71,5 milyon TL olduğunu ifade etti. Özel, "Ömrü boyunca aldığı maaşların içinden bir bardak su bile içmese biriktireceği paranın 2,5 katı kadar malı olduğunu kendisi söylüyor. Biz ise itiraz ettiği diğer tapuların da doğru olduğunu iddia ediyoruz" dedi.

TEMA İSTANBUL VE 96 MİLYONLUK SENFONİ EVLERİ İDDİASI

Gürlek'in gösterdiği tapu kayıtlarında yer almayan ancak resmi belgeleri bulunan iki ayrı projeye daha dikkat çeken Özel, şu iddiaları gündeme taşıdı:

"Tema İstanbul'dan aynı tarihte 14 milyon liraya satılan 2+1 evi 9 milyon liraya aldı. Şirket, 'İstanbul Cumhuriyet Başsavcımız Akın Gürlek diğer müşterilerimiz gibi daire satın almıştır' diye açıklama yaptı ancak bu ev gösterilen tapu kaydında yok. Bir başka örnek; Senfoni Evleri. 96 milyon liralık satış sözleşmesi var. İnşaat bitmediği için tapu yok ama Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Emlak Konut üzerinden resmi sözleşme var. Bir haftadır yalanlama gelmedi."

"AÇILMIŞ DAVA YOK AMA BEN DAVA AÇIYORUM"

Gürlek'in iddialar üzerine dava açacağı yönündeki sözlerine yanıt veren Özel, "Açılmış bir dava yok ama ben dava açıyorum. O davada avukatlar tapu sicil kayıtlarını isteyecek ve kim doğru söylüyor millet görecek. Hodri meydan!" ifadelerini kullandı.

Özel ayrıca, Gürlek'in kabul ettiği "Mahal" projelerini yapan Türkerler İnşaat ile ilgili dikkat çeken bir bağlantı öne sürdü. Bu firmaya ait 2021 yılında takipsizlikle sonuçlanan bir dosyanın, Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olmasının ardından yeniden açıldığını ve firma lehine karar verildiğini belirten Özel, "Şimdi bu 27'şer milyon lira olan evlerin parasını hangi havaleyle ödedin, banka hesap hareketlerini gösterelim" çağrısında bulundu.

"RTÜK'TEN MAAŞ ALIYOR AMA İŞE GİTMİYOR"

Özel, Gürlek'in mal varlıklarını ve para trafiğini yönettiklerini iddia ettiği dört kişinin ismini açıkladı. Mehmet Türkoğlu, Osman Dündar Çiftçi, Hayrettin Koç ve Selim Bozkurt isimlerini veren Özel, emekli polis Selim Bozkurt'un Gürlek'in ricasıyla RTÜK'te Daire Başkan Yardımcısı yapıldığını iddia etti. Özel, "RTÜK'ten maaş alıyor ama işe gitmiyor. Üzerinde çok tapu vardı, şimdi boşaltma evresinde. RTÜK'ten 'böyle biri yoktur' diye bir açıklama duyduk mu?" diye sordu.

Kendisine AKP içinden 'yağmur' gibi bilgi ve belge geldiğini ifade eden Özel, bilgileri sızdıranlara seslenerek; "Bu belgeleri bize değil, kendi genel başkanınıza götürün. Çünkü her şeyi sizden daha iyi o biliyor. Bize duyulsun diye söylüyorsunuz, günü gelince doğruladıklarımızı kamuoyuyla paylaşacağız" dedi.

"AK TOROSLAR ÇETESİ BAKANLIĞA TAŞINDI, 301 ÖĞRENCİ TUTUKLANDI"

yargıdaki atamalara değinen Özel, Çağlayan Adliyesi'nde kurulan ve "Ak Toroslar Çetesi" olarak adlandırdığı yapının Adalet Bakanlığı'na taşındığını öne sürdü. Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu ve eylemlere katılan öğrencileri tutuklayan Hakim Songül Özdemir Aydoğdu'nun eşi Abdullah Aydoğdu'nun bakanlıkta personel daire başkanı yapıldığını belirtti.

Söz konusu hakimin, hiçbir şiddet eylemine karışmamış 18-19 yaşındaki 301 üniversite öğrencisini "ibreti alem olsun diye" tutukladığını belirten Özel, "Öğrenciler 90 gün boyunca, bayram dahil iddianame yazılmadan Silivri'de tutuldu. Finallere giremediler, yıl kaybettiler. Sonunda mahkeme, öğrencilerin beraatine ve eylemin yasaklanmasının Anayasa'ya aykırı olduğuna karar verdi. Ancak bu kararlara rağmen aynı hakim öğrencileri tutuklamaya devam etti" dedi.

Özel, konuşmasına cezaevine gönderilen gençlerin durumu ve yargıdaki çifte standardı eleştirerek şu sözlerle başladı:

"Buradan, buradan, buradan milletin vicdanına söylüyorum. Bir kadın var, kocası artık bakan yardımcısı, ödüllendirildi. Sabileri, 18 yaşında sabileri sırf bir eyleme gitti diye tutukluyor. 90 gün Silivri'de canlarına okuyor, koğuşlara koyuyor, zor koğuşlara koyuyor. Sonunda mahkeme 'çocukların bir suçu yok' diyor. O yine başka çocukları alıp içeri atıyor. Bu vicdansızları, bu suç örgütünün aparatlarını, Erdoğan'ı protesto etmek dahi değil, Erdoğan'ı yenecek olan cumhurbaşkanı adayına destek olmayı suç sayan bu vicdansızları bu milletin vicdanına, kendimin de hafızasına emanet ediyorum."

"ADALET BAKANLIĞI ADINA HAYSİYET CELLATLIĞI YAPIYORLAR"

İletişim Başkanlığı'ndan Adalet Bakanlığı'na kaydırıldığını iddia ettiği bir kişiye dikkat çeken Özel, kayıt dışı bir oda kurularak kumpas yürütüldüğünü öne sürdü:

"Bu kadrolarda, bu kadrolara biri daha peyda oldu arkadaşlar. Akın Gürlek'in kendi yürüttüğü İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında adı geçen biri. Her ifadede adı geçen biri. Paldır küldür içeri konulan biri. Sonra efendim birden iddialar middialar konuşulmuş, yazılmış, onda biri, yüzde biri biri hakkında olsa tutuklanacakken tutuklanmayan biri. İletişim Başkanlığı'nda güya dezenformasyondan sorumlu bir işin, yapının başında biri. İletişim Başkanlığı'ndan 'o uyuşturucu operasyonu var' diye eli ayağı kesildi, apar topar atıldı. Ne olmuş biliyor musunuz? Adalet Bakanlığı'nın yanında yetkisiz, güya gayrı resmi bir oda açmışlar, gidenler anlatıyor. Oraya bunu oturtmuşlar. Oradan Adalet Bakanlığı adına haysiyet cellatlığı yapıyor. Ne yapıyor biliyor musunuz? Bir metin yazmış, 'çıkarıp okuyacağım' dedim, danışman arkadaş 'yapmayın efendim olmaz' dedi. 'Bu mecliste tutanağa sokmayın bunları' dedi. Filanca kişinin... bakın kişi başka bir şeyle suçlanıyor. O kişinin cep telefonu alınmış. Cep telefonu içinden, bakın yalan olduğuna da yüzde 1 milyon eminiz ama... filanca kadına bu ayıp mesajlar atılmış bilginiz olsun diye basına servis ediliyor. Devlete emanet bir telefon var. Kişinin suçu yok ama olsa bile o telefon devlete emanet. O telefon birinin eline geçiyor. Adalet Bakanı'nın yan odasından haysiyet cellatlığı için bunlar yayılıyor ki o kişinin direnci kırılsın, eşiyle arası bozulsun... Söz konusu kişi ismini bile gizlemeden... Ha, basının ne kadarı bunu yapıyor? Vallahi burada oturanların çoğu yapmıyor, Allah razı olsun. Ama Akit var mesela, Akit gazetesi. O, onu aldığı gibi alıp yapıştırıyor. Aldığı gibi yapıştırıyor. Ya da kendileri çeşitli rezil kayıtlarda Amerika'da isimleri ortaya dökülenlerin televizyonu var, gazetesi var. Onlar mesela onun hemen hemen dörtte birine, yüzde kırkına tenezzül ediyor, hepsini yazamıyor da. Ya böyle birisi Adalet Bakanı'yla birlikte gelmiş, o da vermiş ona 'otur oradan yaz' diyor."

"BUNUN HESABINI SORMAZSAK NAMUSSUZUZ!"

İktidarın FETÖ söylemlerindeki çelişkilere de değinen Özel, devletin içinden sızdırılan yalan bilgilerin kaydını tuttuklarını belirterek şöyle devam etti:

"Ve bakın elimizde tek tek var. Yolladığı gazetecilerin... yolladığı gazetecilere ulaştığı an bize geliyor. Şimdi tek tek tespit ettiriyorum. 'Şu gün, şu tarih, şu saatte şu kişi tarafından bu yollandı, ertesi gün Akit'e basıldı.' Ya da o meşhur Amerika'daki adalardaki bilmem nerelerdeki ismi geçenlerin, ördükleri Ören, Ören... ördükleri pisliklerin içinde... Ne Ören? Ben bilmiyorum bunları hatırlamıyorum... Böyle rezaleti örenlerin gazetesine basılıyor, televizyonunda konuşuluyor. Tek tek! Çünkü bir gün, bir gün bu yalanların, bu dezenformasyonların ve bunun Adalet Bakanlığı'ndan oraya oturtulan o şeytandan, o haysiyetsizliklere tenezzül edenin oraya oturmasına izin verenlerden bunların hesabının sorulacağı günler gelecek arkadaşlar. Bunların hesabını sormazsak namussuzuz! Ha, kim bu? Bu yeğen, bu yeğen. Dede FETÖ'nün başında, 2018'den beri hapiste. Yeğen. Kim bu? Damat. Kayınpeder FETÖ'cü. Ya kardeşim, bir adamın babası yanlışlıkla Bank Asya'ya para attırdı diye çocuğunu memuriyetten attınız. 'Ev sahibi para bu bankaya yatacak' dedi diye kira yatıranı memuriyetten attınız. Kayınçosu makbule kaşıklayanı memuriyetten attınız. Kayınbiraderi Zaman gazetesi okuyanı memuriyetten attınız. Bunun Altaylı'nın yeğenini, kayınpederi FETÖ'cü olan adamı hep yanınızda tutmuşsunuz. Dezenformasyon Başkanlığı'na koymuşsunuz. Siyasetçilerin açıklamalarında resimlerin üstüne hani kırmızı çarpı koyuyorlar ya, bu namussuzun eseriydi onlar. Bunun. Çarpı atıyordu bizim üstümüze kırmızı. Tarih önünde bu haysiyetsizlikleri yapanı, yaptırana tarih önünde üstüne kırmızı çarpı attırmayan namussuzdur, şerefsizdir!"

KENDİSİNE YÖNELİK İDDİALARA VE KARALAMA KAMPANYALARINA YANIT

İktidara yakın medyada yer alan tapu sorgulama iddiaları ve kendisine yönelik haberlere ilişkin de Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu utanmazlar, bu utanmazlar, diyorlar ya 'Şimdi Türkiye'de 4 kişi tapu sorgulamış'. Tahminim bu garibanlar hepsinin de bir tarafında FETÖ bağlantısı çıkıyormuş, kendince FETÖ şampuanıyla yine elini yıkayacaklar. O garibanlar tahminen bu işler birkaç aydır konuşulunca meraktan bakmıştır. Hiçbirisi ne bizim kaynağımız ne bilmem ne. AK Parti'nin içinden bulunmuş bakılmış yapılmış, sahiplenmeyiz. Bir tanesiyle de bir bağlantı kabul etmeyiz. Ama şu kadarını söyleyeyim. Diyor ki ya, biri çıkmış, geçmişin muhalifi şimdi çıkmış, 'Efendim devletin içinde tapuları sorgulayan, sızdıran, muhalefete sızdıran bir yapı var'. Ya onu düşünüyorsun da, ana muhalefetin genel başkanının kızının oturduğu evin fotoğrafını, adresini, tapusunu yayınlayana, böyle bir hedef gösterme yapana hiç bunu sormak aklından gelmiyor mu? Nasıl haysiyetsiz biliyor musunuz bunlar? 5 yıldır, aha Numan Kurtulmuş'un orada, Sayın Kurtulmuş'un elinde. 5 yıldır Manisa'daki ev dışında İstanbul'da mütevazı bir öğrenci evine sahibiz. Aldığımız belli, nereden ödediğimiz belli, tapusu belli. Dedi ki, diyor ki evi yapıp... 'Efendim yıkım kararı vardı, Özgür Özel aldı yıkımdan kurtuldu, zengin oldu'. Yıkılmış, yapılmış, 18 daire yapılmış, en son ben almışım kentsel dönüşümden. Mal sahibinden de değil müteahhitten. Apartmanın hepsi benimmiş gibi yazdılar olmadı. O su yazdılar olmadı. Öğrenildi ki, 3 santim fazlalığa yıkım kararı alındığında da biz varmışız, müteahhit tarafından düzeltilip yazıldığında da biz varmışız. Tamamen yalan çıktı şimdi bak onu konuşan yok. Ama iki gün haysiyetsizlik yaptılar. Evimizin adresini, fotoğrafını yayınladılar. Şimdi pardon bile diyen yok. Sonra efendim, yine aynı haysiyetsiz, yine aynı haysiyetsiz; Muhittin Böcek'le Özgür Özel şu tarihte görüştü. İçişleri Bakanlığı'nın kaydından belli Ankara'dayım. Bütün kayıtlardan belli. Yine sustular. Pardon diyen yok, yine aynı haysiyetsiz. Bugün başkasına saldırıyor, öbür gün başkasına saldırıyor."

"SAYIN ERDOĞAN, AKİTLERİNİ ÇEK BURADAN!"

Erdoğan'a doğrudan çağrı yapan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buradan söylüyorum. Buradan söylüyorum. Sayın Erdoğan, Sayın Erdoğan bu haysiyetsizlerin, bu haysiyetsizlikle üstümüze gelişlerini, İletişim Başkanlığı'ndan uyuşturucu, bilmem ne, fuhuş muhuş diye yollananların Adalet Bakanlığı'nda oturtulmasını, bu ülkenin seçilmişlerine haysiyet cellatlığı yapmasına izin verecek misin yoksa bu Akitleri buradan çekecek misin? Akitlerini çek buradan! Sonra beyefendi çıkıyor televizyonda, YouTube kanalında insan taklidi yapıyor. 'Efendim babam camiye gitmiş, babama senin oğlan şöyle böyle demişler'. Ya ellerinden öpeyim babanın. Ellerinden öpeyim. Ama bak, babanın elinden öpülür. Korkmayın siz. Babanın elinden öpülür. Bak hangi babanın..."

"TUTUKLULARA İMAMOĞLU'NA İFTİRA ATSINLAR DİYE BASKI KURULUYOR"

Konuşmasının en çarpıcı bölümünde cezaevinde bulunan bazı tutukluların ailelerine çektirilen acılara tek tek değinen Özel, Ekrem İmamoğlu aleyhine yalan ifade verilmesi için savcılar aracılığıyla şantaj yapıldığını şu ifadelerle açıkladı:

"Bakın bu çocuğun bir babası var. Vera'nın babası var Tayfun Kahraman. Bu Tayfun Kahraman hasta. Adımını atarken boşa düşüyor, düşüyor anlını yarıyor, hastanelere kalkıyor. Bu Tayfun Kahraman Sayın Erdoğan'a mektubunu verdim ta kaç yıl önce. Gezide kimsenin burnu kanamasın diye mücadele eden Tayfun Kahraman. 'Referandum olacak hadi evimize gidelim' diyen Tayfun Kahraman. Ortalık karışmasın diye canını ortaya koyan Tayfun Kahraman. Kızı kucaktaydı. Ne anaokuluna götürebildi ne kreşe. Kızı ilkokula gidiyor, halen daha camın ötesinden görüşüyor babasıyla. Bu kızın bir babası var!

Buğra Gökçe'nin eşi Filiz. Elinde evlendirme cüzdanı var. Eşiyle içeride fotoğraf çektiler. O günden bugüne düğün fotoğrafını vermiyorlar. Hapishanede evlendi kocasıyla, düğün fotoğrafını vermiyorlar Buğra Gökçe'yle. Bu kadının bir kocası var!

Fatih Keleş, oğlu Mustafa, 26 yaşında. Hiçbir suçu yok. İddianamede adı bile yok. Babaya zulmolsun diye oğlanı tutuyorlar. Niye biliyor musunuz? Oğlanın kapalı yer korkusu varmış. Savcı soruyor 'Nasıl olacak diyor Fatih Bey, oğlan oralarda nasıl duracak?' 'Ne alaka' diyor 'benim oğlanla niye dursun' diyor. Ertesi gün yalandan tutuklayıp içeri koydular. 40 kişilik koğuşta onur mücadelesi veriyor çocuk babasına. İkide bir şöyle yapıyorlar; arabaya koyuyorlar İstanbul Adliyesi'ne getiriyorlar, avukat gelince 'sorgu değil ki sohbete geldin' diyorlar. Bir değil dört savcı karşısına çıkıyorlar. 'Şu iftiraların altına imza at, Mustafa'na kavuş, evine kavuş, Ekrem'e iftira at, evladını da kurtar, kendini de kurtar' diyorlar. Bu da baba! Bu da baba, bu da evlat, bu da eş!

Ramazan Gülten. Gözaltına alındığı, tutuklandığı gün karısı eşi hamileydi. Maya doğdu. Bütün Türkiye sosyal medyada Maya'nın topuğuna baktı. Topuğu görünüyor diye, annesi yüzünü kapamış nazara gelmesin diye. Maya'nın babası içeride. 1 yıldır bekliyor, 1 yıldır bekliyor. Geçen gün eşi bağırdı 'Maya baba dedi' diye bütün salon ağladı. Bu da baba! Bu da evlat, bu da eş!

Mehmet Murat Çalık, annesi Gülümser teyze. Şuradan evladına el sallıyor, sırtını gördü bütün Türkiye. Vicdanlı AK Partililer gittik diyorlar, konuştuk 'Bari şu Murat Çalık'a ev hapsi ver...' 'Bana tavsiyede bulunmayın, gidin söyleyin, bir imza atıversin, evine de evladına da belediyesine de kavuşsun.' Ne imza atacakmış? 'Ben Ekrem İmamoğlu'nun rüşvet aldığını duydum, gördüm' imzası. 'Ölürüm, ölürüm iftira etmem' dedi diye ölümüne gün sayılan bir hastayla karşı karşıyayız. Bu hastanın anası var burada, anası!"

"ADALETLİ BİR ADALET BAKANI İSTİYORUZ!"

Özel, sözlerini adalet çağrısıyla noktalayarak konuşmasını şu cümlelerle bitirdi:

"O yüzden buradan bir kez daha söylüyorum. Bu kadar haksızlığın, bu kadar vicdansızlığın, bu kadar insafsızlığın artık bir sınırı var. Bunları yapanların ödüllendirildiği, bunları çekenlerin halen daha içeride tutulduğu bir Türkiye'de huzur olmaz, barış olmaz, kardeşlik olmaz. Bunun için bir an önce, bir an önce arkadaşlarımıza tutuksuz yargılama, Türkiye'ye de adaletli bir adalet bakanı istiyoruz!

"AKIN GÜRLEK’İN SUÇ ÖRGÜTÜDÜR"

"Bir iddianame varsa, o iddianameden inandırıcı olan Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü değil, Akın Gürlek’in suç örgütüdür. Turpun büyüğü Recep Tayyip Erdoğan’dır."


Haber Kaynağı : 12punto

CHP Genel Başkanı Özgür Özel
Wodo Network