12punto’da 24 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan Alp Lüleci Albay’ın “Bir saldırı gerçekten silah ilk ateşlendiğinde mi başlar?… “ başlıklı yazısını okuduktan sonra kendisiyle mesajlaştık, yazısında sorduğu bir soruya kendimce yanıt vererek “yazdığını doğru anlamış mıyım?” dedim ve verdiği yanıttan sonra aramızda geçen kısa yazışmayı biraz daha genişleterek burada paylaşmak istedim.
Lüleci’nin dile getirdiği gibi neden makineye, yazılıma, donanıma insana nazaran daha çok önem veriyor ve daha çok yatırım yapıyoruz? İki sebebi olduğunu düşünüyorum; daha ucuz ve satılabilir olmaları ile insani özellikler taşımamaları.
Aynı işlevi gören bir ürünün milyonlarcasını üretebilirsiniz. Ürettiğiniz bir cihazı, yazılımı veya herhangi bir eşyayı koşulsuz, şartsız dilediğiniz kişiye istediğiniz bedelle satabilirsiniz. İlgili cihazın veya yazılımın ona yüklediğiniz görevi yapması için onu ikna etmeniz gerekmez. Kendisine verdiğiniz görevi muhakeme edip doğru/yanlış gibi kararlar vermesine gerek yoktur. Eşyanın sahibi kimse onu mutlak olarak istediği doğrultuda kullanacaktır.
Atıf yaptığım yazıda yer alan güvenlik konusu üzerinden izah etmeye çalışayım. Güvenlik konusunda uzmanlaşarak bu yazıyı kaleme alabilen bir subay en az 35-40 yıl süren bir eğitim ve tecrübe sürecinden geçiyor. Yetiştirilmesi için büyük masraf yapılıyor. Teknik becerileri edinmesinin yanı sıra, bence en az bilgi ve beceri kadar önemli olan sadakat, fedakarlık, yardımlaşma ve benzeri bir değerler bütünü içinde yetişiyor. Ayrıca, olmazsa olmaz, ideolojik bir adanmışlık da söz konusu.
Belirli bir eğitim ve tecrübe kazanıp mükemmelleşmekle birlikte, hizmet süresi sınırlı. Yaşam sona erdiği anda geride kalan bir şey olmuyor. Ayrıca, insana ahlaki bulmadığı bir işi yaptıramıyorsunuz. İnsan eşya değil. Dolayısıyla bir insanın ürün olarak piyasaya sürülmesi ve satılması mümkün değil.
Halbuki bir güvenlik yazılımı, donanım, silah veya cihazı istediğiniz kişiye satabilirsiniz. Bir arazi aracı Orta Doğu’da veya Afrika’da çatışan tarafların üzerine uçaksavar yerleştirdiği bir araç olarak da hizmet verebilir, Avustralya’da bir sürat teknesini çekmek, balık avı oltalarını taşımak için de kullanılabilir. Bedelini ödediğiniz sürece amacınız her ne ise ona hizmet eder. Herhangi bir ahlak, inanç, ideolojik veya dini bağlılık gibi değerlere sahip değildir.
Savaş endüstrisinde yapay zekânın kullanımının artmasını düşünelim.
Fatih Yaşlı’nın Sol Haber sitesinde 16 Eylül günü yayımlanan yazısında yer verdiği üzere İsrail’in Gazze’de yaşayan 2 milyondan fazla insana ait tüm verileri YZ ile işleyip bir puanlama sonucu “terörist” olduğuna hükmedilenleri yok etme faaliyetine giriştiğini biliyoruz. “Lavander” ve “Habsbora” isimli bu YZ uygulamaları insan öldürme kararı verilme süresini kısaltmak için komutana yardımcı olmaktalar. Veri toplama, işleme ve karar önerisinde bulunma sürecinde insana özgü bir hiçbir değer bulunmamaktadır.
Özetle, kapitalizm her şeyi standartlaştırmak ve satmak ister. Her bir ürünün birbiri ile aynı, seri numarası ile takip edilen üretim sürecinin parçası olmasını hedefler. Satamadığına değer vermez, istediği çıktıyı alamama ihtimali olana (insan) yatırım yapmak istemez. Bu sebepten dolayı ahlak, vicdan, onur gibi zincirleri olan ölümlü bir varlık yerine eşyayı tercih eder.
Not: Değerli Alp, “Veranda”da buluşmak dileğiyle.
Çok Okunanlar
Atatürk banına gelen tepkiler sonrası Paradox’tan açıklama
FSM hattında trafik kilidi: 18 kilometre 2,5 saate çıktı
Atatürk fotoğrafını gördüler, Türk oyuncuyu banladılar!
2015 sonrası doğanlara sigara yasağı planı
Şanlıurfa’da deprem sonrası eğitime bir gün ara
YENİ Parti için AYM takvimi belli oldu
Bakanlıktan Şimşek-Tezmen iddialarına yalanlama
Alihan Kuriş soruşturmasında 20 tutuklama
Bodrum’da liman başkanına rüşvet operasyonu
Milletimiz 'Casus Belli'nin ne olduğunu bilmediğinden mi Yunanistan coştu?!