Hocaların hocası Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ı, 2019 yılının 11 Kasım’ında yitirmiştik. Yeri doldurulmaz bir kayıptır Türkiye için.
Tarihin cilvesi olsa gerek, hayata soldan bakan, anayasa kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla, 12 Mart 1971 muhtırası sonrası yargılanıp tutuklanan Mümtaz Hoca, tam da dünya ekonomik bunalımının, büyük buhranın başladığı yıl doğmuştu, 1929’da ve Zonguldak’ta, maden ocaklarıyla, madencileriyle, emekçi kimliğiyle öne çıkan kentimizde. Galatasaray Lisesi mezunu koyu bir Beşiktaş taraftarı olarak da, 2019’da, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde aramızdan ayrıldı.
Cumhuriyetçiydi Mümtaz Hoca. Cumhuriyet’in akıl, bilim, aydınlanma, laiklik, bağımsızlık ve antiemperyalizm olduğu kadar, kamuculuk, planlama ve bütüncül kalkınma olduğunu da; halkçılık ve devletçilik olduğunu da; ulusçuluk ve devrimcilik olduğunu da; kültür ve sanat olduğunu da bilen bir Cumhuriyetçi.
Solcuydu Mümtaz Hoca. Solculuk içermeyen ulusalcılığı da, ulusalcı olmayan solculuğu da eksik bulan bir solcu.
Kamucu ekonomi yanlısı bir düşünür ve dava adamıydı Mümtaz Hoca. Özelleştirmelere karşı çıktı. Dava açtı. Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Bu amaçla bir grup aydın, sendikacı ve bilim insanıyla birlikte Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi Vakfı’nın (KİGEM)kuruluşuna öncülük etti, başkanlığını yürüttü ve mücadele verdi.
Türkiye’nin önemli davalarında ülkemizin avukatıydı Mümtaz Hoca. KKTC kurucu cumhurbaşkanı, ulusal kahraman Rauf Denktaş’ın danışmanı olarak, Kıbrıs davasını uluslararası ölçekte en önde savunan hukukçulardandı. Sözde soykırım iddialarına karşı da aynı mücadeleyi vermiş, Asala terör örgütünce, 1983’te, Fransa’nın Orly Havaalanında Türklere karşı düzenlenen saldırı sonrası görülen davada, mükemmel Fransızcası ve engin hukuk bilgisiyle ülkemizi, yurttaşlarımızı savunmuştu.
Çok yetkin bir bilim insanıydı Mümtaz Hoca. Dünya çapında bir anayasa hukuku hocasıydı. Anayasa kitabı, bu alanın en parlak çalışmalarındandır. 1961 Anayasası’ndaki katkısı önemlidir.
Cesur bir mücadele insanıydı Mümtaz Hoca. Bilgisi ve akıcı üslubuyla, dergi ve gazetelerdeki yazılarında, geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Yön bildirisini imzalayan ve Yön dergisini çıkaran çekirdek kadronun üyesi olarak öncü bir aydındı.
Hayattan zevk almasını bilen bir aydındı Mümtaz Hoca. Denizciliğe olan ilgisi, tekne merakı, futbol tutkusuyla da bilinirdi. Mekteb-i Sultani ve Mekteb-i Mülkiye geleneğinin seçkin bir temsilcisiydi.
İlkeli, kararlı, tutarlı bir yönetici, siyasetçi ve devlet adamıydı Mümtaz Hoca. Mülkiye’nin dekanıyken 12 Mart 1971 sonrası tutuklandığında hapse dimdik girdi, hapisten dimdik çıktı. 1991’de SHP’den, 1995’te DSP’den milletvekili olduktan sonra, parti yönetimleriyle anlaşamayarak bu partilerden istifa ederken de; Başbakan Tansu Çiller’le anlaşamayarak Dışişleri Bakanlığından istifa ederken de ilkeli, tutarlı, yürekliydi. Siyasi literatürümüzdeki “vuruşarak çekilmek” sözü hocanındı. Türkiye ve KKTC’yi temsil ettiği uluslararası toplantılarda bilgisiyle, donanımıyla, deneyimiyle olduğu kadar, sabrıyla, kararlılığıyla, inatçılığıyla da dikkat çekerdi. “Diplomasi masasında ilk kızan, ilk kaybedendir” derdi. Tüm maddelerde anlaşma sağlanmadan, uluslararası bir antlaşmaya imza atılamayacağını vurgular ve eklerdi: “Her konuda uzlaşma olmadan, hiçbir konuda uzlaşılmış sayılmaz”.
Çok Okunanlar
Emniyette üst düzey görevden alma
Kuzey Marmara Otoyolu Kınalı gişelerinde otobüsün karıştığı feci kaza
İktidara yakın şirketlerin borçları bir gecede silindi
Furkan Karabay tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi
Kent Uzlaşısı davasında karar çıktı
En beğenilen parti lideri kim?
Deniz Yavuzyılmaz Rusya'ya yapılan dev vergi indirimini açıkladı
Cumhurbaşkanına hakaret davasında beraat kararı
AKP'li Özlem Zengin'in tepki çeken açıklamaları sosyal medyada gündem oldu
'PKK-SDG Parantezi' kapanırken İran parantezi açılmasın!..