Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,2399
Dolar
Arrow
43,3893
İngiliz Sterlini
Arrow
55,5755
Altın
Arrow
7100,2100
BIST
Arrow
10.729

Kemalist aydınlar niçin öldürüldüler?

Türkiye; maalesef, çok sayıda aydınını teröre kurban vermiş bir ülkedir. Gerek 12 Eylül 1980 darbesi öncesinde, gerekse 1990’lı yıllarda çok sayıda gazeteci, bilim insanı, araştırmacı, yazar katledilmiştir. Siyasi cinayetler sonucu aramızdan ayrılan bu aydınların ortak özelliği Cumhuriyetçi, Atatürkçü, yurtsever, aydınlanmacı, solcu kişilerdir. İster 1980 öncesindeki siyasi cinayetler olsun, ister 1990 sonrasındakiler olsun, emperyalizmin hedef seçtiği aydınların, Kemalist, Cumhuriyetçi aydınlar olması, tesadüf değildir. Unutmayalım, Cavit Orhan Tütengil’den Bedri Karafakıoğlu’na, Ümit Doğanay’dan Doğan Öz’e, Muammer Aksoy’dan Uğur Mumcu’ya, Ahmet Taner Kışlalı’dan Bahriye Üçok’a, Ümit Kaftancıoğlu’ndan Necip Hablemitoğlu’na varana dek, katledilen aydınların tamamı çok saygındılar, çok etkiliydiler. Toplumda öncü konumdaydılar. 

Şüphesiz, emperyalizm ve işbirlikçilerinin, bu aydınları katlederken yaptığı bir hesap vardır. Siyasal ve toplumsal hedefleri vardır. Toplumda korku, kaygı, kuşku, endişe yaratmak, halkı siyasetten soğutmak, milletin zihninde, devletin geleceğine ilişkin tereddütler oluşturmaktır öncelikli hedefleri. Toplumda kutuplaşma yaratmak, sağcı – solcu, ülkücü – devrimci, Alevi – Sünni gerilimi yaratmak da istemiştir emperyalizm, aynen Türk – Kürt gerilimi yaratmak istediği gibi. 

Dahası da vardır. 

Birincisi, katledilen Cumhuriyetçi, Kemalist aydınlar; ideolojik, siyasal, toplumsal, kültürel, entelektüel olarak çok önemli bir damarı temsil eden kişilerdir. Öncü ve saygındırlar. Hem Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini savunan hem de toplumcu, halkçı, emekten yana, aydınlanmacı tercihleriyle bilinen, halkta itibarları, toplumda saygınlıkları yüksek isimlerdir. 

İkincisi, Türkiye’de emperyalizm, en büyük düşman olarak ne siyasal İslamcılığı ne komünizmi ne de milliyetçiliği ve muhafazakârlığı görür. Türkiye’de emperyalizm açısından en büyük düşman Kemalist düşüncedir. O nedenle Kemalist aydınlar, emperyalizmin ve işbirlikçilerinin en büyük düşmanıdır. Nitekim siyasal İslamcılar, numaracı cumhuriyetçi liberaller ve etnik ayrılıkçılar, her zaman Cumhuriyetçi ve Atatürkçülere karşı ittifak yapmaktadırlar. 

Üçüncüsü, Türk Milleti’nin, Türk halkının büyük bölümü kendisini Atatürkçü olarak tanımlamaktadır. Atatürkçülük, Atatürk’ün ölümünden sonra, Türkiye içinden ve dışından uğradığı onca saldırıya karşın, hatta Atatürk’ün kendi kurduğu parti içinde bile Atatürk’e saldırıldığı halde, halen çok güçlüdür. Bunun doğal sonucu olarak da halkta en yüksek kabul gören aydınlar, Cumhuriyetçi – Atatürkçü – Kemalist aydınlardır. 

Dördüncüsü, Cumhuriyetçi, Kemalist düşünceler, Atatürk çizgisinde milliyetçilik son yıllarda özellikle gençler arasında hızla yükselmektedir. Kimi liberal, neo liberal çevrelerin iddiasının aksine (bu çevreleri özellikle İletişim Yayınları ve Birikim dergisi çevresinden tanıyoruz. Numaracı cumhuriyetçi, ikinci cumhuriyetçi olarak da biliyoruz. FETÖ’nün solcuları olarak hatırlıyoruz), Atatürkçülük; sivil – asker bürokratik çevrelerden ibaret, toplumda belli sınıf, zümre ve katmanlara hapsolmuş bir düşünce değildir. Kentli, eğitimli, orta sınıfların çok ötesinde, ülkemizin dört bir yanında kökleri çok sağlam bir düşüncedir. 

Beşincisi, öldürülen Cumhuriyetçi – Kemalist aydınlar, eğitimleri, bilgi ve birikimleri, cesaretleri, çalışkanlıkları ve mücadeleleriyle, liderlik potansiyeli güçlü isimlerdir. Onların öldürülmesi, kaçınılmaz biçimde, özellikle sol siyasette vasat, vasıfsız, çapsız kişilerin de önünü açmış, etkisini artırmıştır. Siyasetin, medyanın, akademinin kalitesini düşürmüştür. Bilimsel, entelektüel üretimi sekteye uğratmıştır. Katledilen bu aydınların yeri doldurulamamıştır.    

Kısacası, emperyalizmin Kemalist aydınları katletmesi, bir yönüyle emperyalizmin en büyük düşman olarak Kemalizm’i gördüğünü kanıtladığı gibi bir yönüyle de Kemalist düşüncenin toplumdaki sağlam köklerini, Kemalist aydınların halk nezdindeki etkilerini göstermiştir.