Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Biri Bizi Okuyor (mu)?

1) Hesap Kullandırma Suçu: 

18.10.2025 (https://12punto.com.tr/yazarlar/cenk-ozdag/yeni-yargi-paketi-magduru-gordu-insani-gormedi-101021) ve 5.07.2025 (https://12punto.com.tr/yazarlar/cenk-ozdag/banka-hesabini-kullandirmakiralama-sucu-92323) yazılarımızda Banka Hesabını Kullandırma suçuna dair düzenlemeleri yazmıştık. Yazdıklarımız gerçek oldu, oluyor. Bildiğiniz üzere, nitelikli dolandırıcılık suçları söz konusu olduğunda, suçun manevi unsuru (kast) eksikliğinden hesabını kiralayanlar ve/veya kullandıranlar bu nitelikli dolandırıcılık isnadından kurtuluyordu. Bunun üzerine bir düzenleme getirildi; böylece suçta ve cezada kanunilik ilkesi ihlal edilmeden bu kişileri cezalandırmanın önü açıldı. 

Ne var ki, mevcut dosyalarda bu kişilerin eski düzenlemeye göre yargılanması gerekliyken; onlar da hakimlerin ''takdir yetkisi''nin genişletilmesiyle mahkum olmaya başladı. Oysa, ''takdir yetkisi'' bu denli genişletilemez. Suça konu eylem tarihinde, eylemi suç ve ceza kapsamına sokan hukuk kuralı yoksa, bu kişiler mahkum edilmemelidir. Böylece, devletin suçla mücadelesinde yeni bir eşiği daha aşmış bulunuyoruz. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi artık çiğnenebilir. 

2) Diploma Şartının Kaldırılması: 

Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptali ve cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenmesi tartışmalarının başında (1.03.2025) henüz iptal yokken bir yazı daha yazdık:

https://12punto.com.tr/yazarlar/cenk-ozdag/diploma-meselesinde-radikal-cozum-75569 

Argümanımız netti: Cumhurbaşkanının diploma aranması eski rejimin bir gereğiydi. Zira bu sayede, yükseköğrenim görmüş kişinin, meselelere daha uzaktan ve nitelikli bakması; tüm milletin temsilcisi olması nedeniyle gerekli tarafsızlığı taşıyabilmesi amaçlanıyordu. Tabii bir de 27 Mayısçıların Celal Bayar'ın cumhurbaşkanı olmasını engelleme isteği vardı. Ne de olsa, Celal Bayar yükseköğrenim mezunu değildi. Oysa, günümüzde, cumhurbaşkanlığı makamı partili olabilmekte; günümüzde yükseköğrenim görmüş olmak insanda büyük değişimlere yol açmamaktadır. Hem yükseköğrenimin niteliğinin düşmesi hem de bilgi kaynaklarının çevrimiçi uygulama ve usullerle ''demokratikleşmesi'' sonucu, bu diplomanın bir ağırlığı kalmamıştır. Dolayısıyla, cumhurbaşkanı adayında diploma, yaş ve benzeri ölçütleri aramak artık anlamsızlaşmıştır. 

Birileri bizi duymuş olacak ki bu ölçütlerin de değişeceği dedikodular var. Umarım hayırlı bir değişim olur. 

3) Zorunlu eğitim kaldırılması: 

28.12.2024 tarihinde eğitim hakkına dair farazi bir fesih yaklaşımı yazmıştık: https://12punto.com.tr/yazarlar/cenk-ozdag/sozlesmenin-feshi-zorunlu-egitim-66357

Tekrarlıyorum: ''Bildiğimiz anlamıyla modernite bitiyor. Tüm bu değişime karşı biz hala eski kurumlarla deva bulmaya çalışıyoruz. Hangi görüşü benimserseniz benimseyin Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim-öğretim modeli çökmüştür. Bu gerçeği göz ardı edemeyeceğimiz günler yakın!''

Çöküş beklediğimizden de hızlı geliyor. Ahlaksızlığın zirve yaptığı örnekler, çocuklarımızın can güvenliğinin ihlal edildiği vahim olaylar, espri boyutunu aşan cehalet örnekleri... Bir yanda da çevrimiçi uygulama ve usullerle imkanları genişleyen alternatif eğitim modelleri. 

4) Boşanmanın kolaylaşması: 

Çeşitli kereler yazmıştık. Boşanma davalarında karar usulü değişmeli. Çekişmeli boşanma davalarında, her iki tarafın da boşanma iradelerinin apaçık ortaya konulduğu davalarda, kusur oranına ve dolayısıyla tazminat kararını vermeyi beklemeksizin tarafların boşanmasına karar verilmelidir. Böylece, özellikle kadının yeni bir hayat kurma, istiyorsa bir başkasıyla çocuk yaparak  hayatına devam etme ve genel olarak tarafların bu yıpratıcı süreçten en az zararla kurtulma hakları korunmalıdır. Bunları yazmıştık. Şimdi yeni bir düzenleme yolda. Şayet yasa koyucu kararlı olur ve Anayasa Mahkemesi iptal etmezse, artık çiftler daha kolay boşanabilecek. Uzun yıllar, yalan ve riyayla, huzursuzlukla yaşama zorunluluğu ortadan kalkacak. 

5) Temiz eller operasyonu: 

27.12.2024'te yazmıştık: https://12punto.com.tr/yazarlar/cenk-ozdag/ahlaksizlik-ve-siyasetsizlik-106794

Şöyle demiştim: ''Şimdi Türkiye'de garip şeyler oluyor. Yurtdışı finansal derecelendirme kuruluşularının raporlarından olumlu sonuç almak, gündemi değiştirmek, mıntıka temizliği yapmak, alternatifleri yok etmek... Bunlar doğru olsa bile, nedenleri ne olursa olsun ''temiz eller'' operasyonlarını andıran birtakım olaylara tanık oluyoruz. Fark ediyoruz ki tuz kokmuş. Önce Yenidoğan çetesi ve benzer suç örgütleri, polis içinde, yargı içinde, belediyeler içinde, medya ve spor dünyasında yaşanan ahlaksızlıklar, uyuşturucu trafiği... Tüm bunlar toplumun kıyısında köşesinden fırlayan ahlaksızlık örnekleri... Ülkemizde birileri düğmeye basmış görünüyor. Belki bir gizli el değil ama sanki işini düzgün yapmak isteyen birileri engellenmiyor ve sanki bu kişiler ''hadi'' denilerek destekleniyor. 

Uyuşturucu, borçlanma, aklı melekelerin kullanılamaması, şantaj ve fuhuş vakaları... Tüm bunlar toplumsal çürümeye, ahlaksızlaşmaya ve bu çürüme ve ahlaksızlaşmanın ekonomide, siyasette araçsallaşmasına işaret ediyor. Ahlaksızlık tek başına politik değildir. Dolayısıyla, politik yanıt veya tepki doğurmaz genellikle. Ama ahlaksızlık siyasallaşırsa, politik bir temsil veya paravan kazanırsa, işte o vakit ahlak sorunu politikleşir; ahlaksızlığın kendisi politik ihtilafların çözüm malzemesi haline gelir. Şimdi de öyle oluyor. Her zaman bildiklerimizin ve tanık olduklarımızın fazlası oluyor sanki. ''

Sahi neler oluyor? Uyuşturucu operasyonları, Ayhan Bora Kaplan davaları, belediyelere operasyonlar, irtikap davaları, Gülistan Doku ve daha niceleri... 

Ne dersiniz? Bizi okuyan birileri mi var?