Gülistan'a
Çene çene çene... Ez nıka se bıkeri... Ya ben şimdi ne yapayım? Oyunu eden iyi etmiş. Canımıza kıymış. Kızımıza kıymış. Ne gören ne duyan ne konuşan var. Suçu işleyenler ortaklıkların en alçağında buluşmuşlar: Suç ortaklığı. Sessizlik de suça ortak olmuş. Hem de öyle dizide filmde falan değil.
İzlemiştik Şahsiyeti. Demans hastası Agah (Aslen Farsça bir sözcük. Anlamı: Haberdar, uyanık) Beyoğlu adlı emekli polis memuru, unutulan, karanlıkta kalmış bir cinayeti çözmüş, faillerini tek tek avlıyordu. Bütün bir kasaba cinayete ortaktı. ''Olmaz'' dedik. Ama ''filmde, dizide olur'' dedik.
Oldu. Lanet olsun ki oldu. Gülistan'a kıydı alçaklar. Cinayetlerini örtbas ettiler. Bunlar alelade insanlar değildi. Evladını kaybetmiş bir ailenin, milletin başvuracağı ve yardım alacağı kişiler bu alçaklığa ortak oldular.
Derdê çena mı zaf gırano... Bunları deyince yüzü ekşiyecek bazılarınızın. Bazılarınız için adı bilinmeyen bir dilden ağıt ifadeleri bunlar. Diline, ruhuna kast edilen insanların yanık, içli yakarışı bu ifadeler. Kendi dillerine bile ''bizim dil'' (zone ma) diyen insanların acılı sesinden bir parça yalnızca: Ben şimdi ne yapayım? Kızımın derdi çok ağır (Ez nıka se bıkeri, Derdê çena mı zaf gırano)
Ya biz ne yapalım? Devletten başkasına başvuramayacak yurttaşlar ne yapsın? Bu ağıdı seslendiren Metin ve Kemal Kahraman kardeşler bu ağıdı yıllar öncesinden söylemişlerdi. Şimdi yeniden söylediler; Gülistan Doku'ya atfettiler. https://www.youtube.com/watch?v=xu9GlKxtphQ&list=RDxu9GlKxtphQ&start_radio=1
Gülistan Doku'nun üstüne örtülen perde aralanıyor. Birkaç cesur bürokratın yurtsever adımlarıyla. Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu ve birkaç isimsiz kahraman... Bir canımıza sahip çıktı. ''Devlette birileri varmış'' dedirtti. Oysa biz devleti başka türlü de görmüştük. Daha doğrusu kendisini devlet addeden birilerini... Neymiş, ''bir tuğla çekersek devlet yıkılır''mış. Bir tuğlaya dayanıyorsa o devlet yıkılır, yerine yenisi yapılır. Devlet kendisinin arkasına saklananlarla değil, imzasına, kişiliğine, görevine sahip çıkanlarla ayakta kalır.
Devletin arkasına saklanmayan, sırtını devlete dayamayan bir avuç yurttaş sahip çıktı Gülistan'a, ailesine, devlete.
Peki, biz bunları nasıl biliyoruz? Yürekli gazeteciler sayesinde. Erdem Atay, 24 Temmuz 2026 günü Gülistan Doku dosyasındaki yeni gözaltıları anlattı: https://www.youtube.com/watch?v=qSGxUMNHbpI
Gülistan Doku bir kişi değil yalnızca. Devletin iki farklı yüzünün, iki farklı devlet algısının karşı karşıya geldiği bir dava. Davanın bir tarafı, devlet gücüyle kendi günahlarını örtmeye çalışanlar; diğer tarafı, devletin ve yurttaşın varlığı için kendini feda edenler.
Bir kişinin adalet mücadelesi, devletin üzerine kurulu olduğu direği, adaleti daha da sağlamlaştıracak, sağlamlaştırmalı. ''Adalet Mülkün (devletin) Temelidir''.
Adalet sarsılırsa, her şey yıkılır.
O yüzden, bıkmadan, usanmadan ısrar etmeliyiz: ''Hak, Hukuk, Adalet!''
Çok Okunanlar
Ürünlerinde ölümcül bakteri tespit edilen peynir markasından açıklama geldi
YENİ Parti'nin A takımı açıklandı
Gazeteler, Özgür Özel'in kurduğu YENİ Parti'yi nasıl gördü?
Ali Mahir Başarır'dan YENİ Parti'ye dair önemli paylaşım
İzmit Belediye Başkanı Hürriyet görevden uzaklaştırıldı
ABD Başkanı Trump: Çin ve Rusya İran'a silah satmayacak
Acun Ilıcalı'nın acı günü
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
AKP'li Metiner'den 'Az kaldı' paylaşımı
Petrol fiyatları ve Merkez Bankalarının çıkmazı