Siyasette ve yargıda bir dönüşüm yaşanıyor. Herkesin çok acelesi var. Bürokrasiyi işletmek yerine, kaydı olmayan, hesap vermeyen, hızlı, sonuç üreten bir siyaset izleniyor.
Yargıda da durum farklı değil. Yargının siyasallaşması tam hız devam ederken siyasallaşma rayından çıktı. Artık yargıya da tüketiyor.
Son günlerde sosyal medyada, özellikle de X platformunda bir yaprak dökümü yaşanıyor. Pek çok hesap Türkiye'den erişime kapatılıyor. Hesapların arşivi gidiyor. Halkın haber alabildiği belki de tek etkili mecra olan X fakirleşiyor.
Daha önce de hesap kapatılıyordu. Fakat geçmişte, mahkeme kararıyla BTK üzerinden yapılan kapatmaların yerini, Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından, mahkeme kararı olmaksızın kapatmalar aldı. Hal böyle olunca, ifade özgürlüğünün sınırlandırılması mahkemelerle değil idarenin tasarrufuyla yapılıyor.
Sol/sosyal demokrat çevrelerde, liberal söyleme boğulmuş bir ''hukuk devleti'' fantezisi hakimdi. Bu fanteziye göre, kanun ayrıydı hukuk ayrıydı. İdeal bir hukuk vardı ve o hukuk savunulmalıydı. Devlet o hukuka göre şekillenecekti. Bu görüştekiler, hukuk devletinden sapmayı ''kanun devleti'' olarak adlandırıp yürürlükteki kanunların hukuka aykırılığından söz ediyorlardı.
Derken kanun devletini de arar olduk. Hükümetin yasa değiştirme önerileri bile anlamsızlaşmaya başladı. Mevcut kanunlara uymayan siyasetin kanunu değiştirme çabası anlamsız olmanın da ötesinde yeni bir siyaset yapma biçimiydi.
Artık kanunla sınırlanmamak için kanun çıkarmayı akıl ettiler. Anayasa güvencesi altında olan hakları, kanunla sınırlandırmak için günlerce titiz çalışmaya ne gerek var. Bunun yerine, kanunla bunu idare adına dilediği gibi yapabilecek bir birim kurup özgürlükleri dilediğince rafa kaldırmak mümkündü. Bu imkan hayata geçirildi.
Artık sosyal medya hesabına erişimi engellenen kişiler, idareye başvurup idare mahkemesinde dava açacaklar; şayet bunun için zamanları, paraları ve bu ''beyhude'' çabaya girişecek avukatları varsa...
Aslında rahatlamak lazım. ''Birilerinin'' bir bildiği var. Kanunmuş, mücadeleymiş, ifade özgürlüğüymüş... Ne gerek var! İtaat et rahat et! Eğer istenen buysa açıkça konuşup anlaşalım. Kime nasıl itaat edeceğimizi öğrenelim, sonra yanlış kişiye itaat etmekten yargılanmasın kimse.
Çok Okunanlar
Netflix Türkiye paketlerine zam geldi
Anne, baba ve 5 yaşındaki çocukları 2. kattan atladı
Süper Lig’de piyasa değerleri güncellendi
Türkiye'nin Belçika maçı 11'i belli oldu
Fatma Betül Sayan Kaya ‘60 özel kalem değişti’
Üsküdar Belediyesi’nde 29 işçi daha çıkarıldı
'Bir hafta sonra lig başlayacak, ortada MHK yok'
Korku dağları sarmış!
Melis Sütşurup'un fondan kazandığı para dudak uçuklattı
Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren emeklilik kararı!