İran’a yönelik savaşla birlikte altın fiyatlarında da ciddi düşüşler yaşandı. Temel olarak bu düşüş, İran’a yönelik savaşa bağlandı. Savaşın etkisiyle ülkemizin ekonomik verileri ve öngörüleri önemli ölçüde değişti. Bu durumdan küçük yatırımcılar da ciddi şekilde etkilendi. Bunun başında ise yıllardır hem dünyada hem de ülkemizde en güvenilen liman ve yatırım aracı olan altın gelmektedir.
Ancak son dört aylık süreçte altın, yatırımcılarına ortalama %20 civarında kayıplar yaşattı. Altın, özü itibarıyla uzun vadeli bir yatırım aracıdır. Bu nedenle ülkemizde altın fiyatlarındaki düşüşün iki temel nedeni bulunmaktadır: Ons altın fiyatındaki gerileme ve dolar/TL kuru. Ülkemizde altın fiyatlarının düşmesinde bu iki unsur ciddi baskı yaratmaktadır.
Başlıca nedenler ise ABD’de enflasyonun yüksek çıkması ve Federal Rezerv’in faiz indirimi yapmayacağı beklentisidir. Bu durumda faizler yüksek kalınca yatırımcılar altın yerine dolar ve tahvile yönelmektedir. ABD tahvil faizlerinin yükselmesiyle birlikte “faiz getirisi olmayan” altın daha az cazip hâle gelmiştir. Diğer yandan dolar endeksi yükseldiğinde ons altın genellikle düşmektedir.
Orta Doğu’da zaman zaman tansiyonun düşeceği beklentisi oluşmaktadır. Güvenli liman ihtiyacı azalınca altına satış gelmektedir. Ülkemiz özelinde ise dolar/TL kuru yatay kalırsa, ons altındaki düşüş gram altına doğrudan yansımaktadır.
Kısa vadede ülkemizde altını; ABD enflasyonu, FED faiz kararı ve jeopolitik gelişmeler ciddi şekilde etkilemektedir. Bu beklentiler olumlu yönde değişirse altın yeniden yükselişe geçecektir. Son günlerde sert düşüş sonrası tepki yükselişleri yaşanmaktadır. Kısa vadede “dip seviye tam olarak burası mı?” demek doğru olmayabilir; ancak birçok yatırımcı için kademeli alım fırsatı oluşmuştur.
FED faizleri uzun süre yüksek tutarsa altın baskı altında kalabilir. Ancak altın, ülkemiz yatırımcıları için özel bir konuma sahiptir. Gram altın fiyatları mevcut seviyelerde kalmayacak ve yeniden yükselişe geçecektir. Küresel merkez bankalarının altın talebi ve jeopolitik belirsizlikler, altına olan ilgiyi yeniden artıracaktır.
Türkiye’de uzun vadede kur baskısının devam edeceği beklentisi, merkez bankalarının altın alımları ve küresel belirsizlikler; güvenli liman olan altına olan talebi artıracaktır. FED’in faiz indirimi sinyali vermesi bile altın fiyatlarını yükseltecektir.
Bir yatırımcının 100 liralık yatırım fonu varsa bunun %50’sini altına, %25’ini faize ve %25’ini dövize yatırması daha uygun olabilir.
Sonuç olarak altındaki düşüşün temelinde; ABD’de ve küresel ölçekte enflasyonun yükseliş ivmesi kazanması, majör merkez bankalarının politika faizi indirimlerine ara vermesi, hatta faiz artırımı ihtimallerinin güçlenmesi ile İran/ABD ve İsrail savaşının yarattığı belirsizlik bulunmaktadır.
Diğer yandan şu anda piyasada fiziki altın arzında fazlalık bulunmaktadır ve uzun zamandan sonra ilk kez ülkemizde altın fiyatı dünya altın fiyatlarının altına düşmüştür. Savaşın başlangıcından bugüne kadar altın en düşük seviyelerini görmektedir. Dolar kurundaki artışın aylık enflasyonun çok altında kalması da altın üzerinde dolar kaynaklı bir baskı unsuru oluşturmaktadır.
Prof. Dr. Duran BÜLBÜL
Çok Okunanlar
Mango’nun kurucusu İsak Andiç’in ölümünde korkunç şüphe
İmamoğlu'ndan iktidara 'baskın seçim' resti
Monarşi...
MAPEG'i bilgilendirme yazısı
Rasim Ozan Kütahyalı hakkında çarpıcı CHP iddiası
Erdoğan peş peşe imzaladı
AKP'de Eser Yenenler krizi
Kulis: Ersin Beyaz'la birlikte 2 milletvekili AKP'ye katılacak
Sağlık raporlarında köklü değişiklik
Süper Lig'de bahis oynayan kulüp başkanı kim?