Anadolu; Metehan’dan Alparslan’a, Selahaddin Eyyubi’den Osman Bey’e, Fatih’ten Atatürk’e uzanan büyük bir medeniyetin mirasçısı ve sahibidir. Bu miras, karşılığını Atatürk’te ve onun kurduğu son Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde bulmuştur.
Yine; Âşık Paşaların, Hacı Bayram Velilerin, Akşemseddinlerin, Taptuk Emrelerin, Yunus Emrelerin ve Hacı Bektaş Velilerin mücadele anlayışı neyse, bizim de mücadelemiz odur.
Üçüncü yol: Bu tarihsel mirasın ve Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.
Osmanlı’nın çöküşü üzerine yeni tipte bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti yaratmanın yüksek dehası; o süreçlerin koşulları içinde, Anadolu’nun karanlık steplerinde çağdaş bir ulus inşa edilmesi, emperyalist kuşatmaya rağmen büyük ekonomik hamlelerin gerçekleştirilmesi, büyük önderin deyimiyle “az zamanda çok işler başarmanın” sırrı; liberalizmde, muhafazakârlıkta, kapitalizmde ya da sosyalizmde değil; üçüncü yolun yolu olan Atatürk’ün yolu, yani ulusal egemenlik, tam bağımsızlık, bilim ve devrimciliktedir.
Mustafa Kemal Atatürk, ekonomik bağımsızlık olmadan milletin bağımsızlığının sağlanamayacağının bilincinde olmuştur. Bütün ekonomik öğretilere hâkim olmakla birlikte hiçbirine bağlı kalmamış; ülkenin içinde bulunduğu ekonomik gerçekliğe uygun, etkin, öncü ve ılımlı bir devletçilik anlayışıyla tarım ve sanayileşme politikaları geliştirmiştir.
Atatürk’ün iktisadi duruşu ne liberalizme ne de sosyalizme dâhildir. Atatürk, ekonomik bağımsızlık olmaksızın siyasi bağımsızlığın sağlanamayacağına inanmış; önce iktisadi yapıya uygun bir mali yapı ortaya koymuştur.
Atatürk tarafından sosyalizme ve kapitalizme alternatif olarak geliştirilen üçüncü yolun ekonomi modelinin özellikleri şu şekildedir:
* Demokrasiye içtenlikle ve tutarlılıkla bağlı kalan; özgürlük içinde düzenli ve planlı bir kalkınma politikası niteliği taşıması,
* Ulusal egemenlik ilkesinin, gerçek anlamda ekonomik kalkınmanın da güvencesi olduğunu göstermesi,
* Gelir dağılımında adaleti göz ardı etmeyen bir ekonomi modeli olması,
* Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayarak tüm nüfusu ekonomik açıdan üretken, etkin ve verimli kılma düşüncesine dayanması,
* Ekonomik ve mali bağımsızlık olmadıkça Türk toplumunun, uygar insanlık ailesi içinde onurlu bir toplum olarak yer alamayacağını bilip tam bağımsızlığı ilke edinmesi; sömürgeciliği etkisiz kılan bir anlayış olması,
* Gelişmiş ülkeler tarafından, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyümesini önlemek amacıyla ortaya konulan engelleri aşarak sanayileşmeyi sağlayan bir model olması.
Yeni Türkiye ekonomisi dediğimiz üçüncü yol, var olan iktisadi sistemlerin ve siyasal anlayışların hiçbirine benzemez; onların aynısı değildir. Ülkemizin ekonomik gereksinimlerine ve iktisadi tarihimizin ruhuna uygun, özgün bir ekonomi politikasıdır.
Biz, ekonomi tarihi içindeki ekollerden hiçbirine bağlı değiliz; ne “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” okulundanız ne de sosyalist ya da himayeci okullardanız.
Biz, Yeni Türkiye’nin yeni ekonomi anlayışına göre şekillenen yeni bir iktisat okuluyuz. Buna Yeni Türkiye Cumhuriyeti İktisat Okulu diyoruz. Bu okulun siyasi ve ekonomik adı ise Üçüncü Yoldur.
Üçüncü yolun dayanağı ise Güçlü Millî Refah Devleti, Yeni Sosyal Refah Ekonomisi, Refah Milliyetçiliği ve İktisadi Milliyetçiliktir.
Çok Okunanlar
10 seyahat sitesine erişim engeli talebi!
En yüksek promosyon veren bankalar belli oldu
4-5 bakanın değişmesi gündemde!
Barış Yarkadaş TGRT Haber'den ayrıldı: Yeni adresi belli oldu
PAOK taraftarını taşıyan minibüs TIR'la çarpıştı!
Şişli’deki vahşette gözaltına alınan 3 kişi hakkında yeni gelişme!
'Ünlüler ve iş insanları gizlice kayıt altına alındı'
İmamoğlu'nun danışmanından Özgür Özel'e miting tepkisi
Okullar açılır açılmaz etkisini artıracak
Sedef Kabaş'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı