Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
36,0060
Dolar
Arrow
32,9969
İngiliz Sterlini
Arrow
42,8443
Altın
Arrow
2569,0000
BIST
Arrow
11.139

Normalleşmede son durum raporu…

Siyasetin gündemi bayram molası dinlemiyor. Bayram arifesinde yapılan sert açıklamalar, birbirini ziyaret etmeyen partiler, normalleşme rüzgârı içerisinde söylenen sert sözler ardı ardına geliyor. Türkiye’nin alışılagelmiş sert siyasi gündemi bir son durum değerlendirmesi yapmaya değer görünüyor. 

Cumhuriyet Halk Partisi, HÜDAPAR dışında bütün partilerle görüşen, bayramlaşan, daha doğrusu görüşebilen, bayramlaşabilen tek parti diyebiliriz. Öyle ki genel olarak içinden çıktığı yapıyla kavgalı olan partileri göz önünde bulundurursak, bu durum CHP’nin kurucu parti olma kimliğini ve sorumluluğunu hala taşıdığını gösteriyor. Örneğin Deva, Gelecek ve Saadet Partisi’nin Ak Parti ile görüşmediği ya da MHP’nin İYİ Parti ile görüşmediği bir iklimde, Cumhuriyet Halk Partisi kendi içinden çıkan Memleket Partisi ile görüşebilen (ki bu karşılıklı iyi ilişki göstergesi)  tek parti. Bu tablo yeni değil elbette. CHP her bayram çatı, kurucu  parti özelliğini koruduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Bayram görüşmeleri dahi kutuplaşmanın öznesinin CHP olmadığını ortaya koyuyor. Şimdi esas gündemimiz olan normalleşme görüşmelerine gelirsek…

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Özel arasında CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşmeden sonra MHP Genel Başkanı Bahçeli “Türk Siyasetinde Normalleşme ve Yumuşama iddialarıyla Milliyetçi Hareket Partisi’ne Düzenlenen Siyasi Operasyonlar" başlıklı bir bildiri yayınladı. Bu bildiri ile eş zamanlı muhalif gazetecilere ve televizyon kanallarına yönelik sert tutumlarını da eklersek normalleşme sürecine Cumhur İttifakı ortağının ılımlı yaklaşmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta öyle ki MHP'li Büyükataman: “Normalleşme tiyatrosu görünürde MHP'ye arka planda Türkiye'ye operasyon” diyerek MHP’nin normalleşme sürecini aslında kendilerine hatta Türkiye’ye karşın bir operasyon olarak gördükleri artık aşikar. Elbette bu ithamlar karşısında CHP’den, başta Parti Sözcüsü Deniz Yücel’den ve ardından Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin’den tarihe geçecek yanıtlar gecikmedi. 

Bu yeni durum CHP’nin de şapkasını önüne koyup, görüşmelerin bu iklimde ne kadar devam edebileceğini, bunun toplumsal muhalefete katkısının ne derecede olumlu olacağını da yeniden değerlendirmesini gerekli kılıyor. Yani bir yandan ittifak ortağı Ak Parti ile görüşmeler sürerken, diğer ortağının CHP’ye yönelik suçlamaları normal midir tartışmaya açık. Tabii ki CHP’ye söylenen tüm sözleri “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” minvalinde değerlendirebiliriz. CHP Genel Başkanı Özel’in de dediği gibi aslında ittifak ortakları birbirlerine mesajlarını CHP üzerinden vermeyi tercih ediyorlar.

Yerel seçim sonrası başlayan normalleşme görüşmelerinin Haziran 2024 itibarıyla geldiği son noktayı değerlendirirsek; Cumhur İttifakı iç çatışmaları, gerilimleri sürse de varlığını, birlikteliğini korumaya devam ediyor. Buna hiç şaşırmamak lazım çünkü bu ittifak sadece hükümet etmek üzere kurulmuş bir ittifak değil. Aynı zamanda 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye’nin siyasi istikametini de belirlemek üzere, Türk tipi başkanlık sistemiyle mühürlenmiş ve kemikleşmiş bir yapı diyebiliriz. Bu bağlamda aslında Cumhur İttifakı’nın sürmesi ya da sürmemesi CHP’nin meselesi de değil. Ak Parti ile ittifak ya da koalisyon niyeti olmadığından, ayrıca tüm erklerin tek elde toplandığı sisteme de karşı olduğundan bu durum CHP’yi etkilemiyor, ilgilendirmiyor.

Peki bu yeni durumda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tavrı nasıl olacak?

Ak Parti’nin temel meselesinin yeni bir anayasa olduğu göz önünde bulundurulursa Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkın gündemini ve bu görüşmelerden beklentisini ne derecede karşılayabileceği, Cumhur İttifakı’nın bu görüşmeleri ve bu gerilimi ne derecede taşıyabileceği artık çok daha tartışmalı. Ayrıca CHP’nin “Ak Parti iyi çevresi kötü” yaklaşımında bulunmayacağı da bir gerçeklik. CHP kurucu parti olarak elbette tüm partilerle görüşebilir. Fakat bu kadar gerilimli bir siyasi atmosferde normalleşmeyi, çerçevesini, atfedilen önemi tekrar değerlendirmesinde fayda olacaktır.