35 yıl önceki bir hikayeyi yazayım.
Neden 4. Sanayi devrimini de kaçırdığımızı daha kolay anlarız.
Hepimizin yakından bildiği gibi, 1750 buhar enerjili birinci sanayi devrimini ve 1850 elektrik enerjili ikinci sanayi devrimini kaçırdığımız için, koca imparatorluk çöktü.
Balkanlar gibi ata toprakları kaybedildi, gerisin geri Anadolu topraklarına dönüldü, milyonlarca insanımız sefil oldu.
Irkımız yok olma tehlikesi yaşadı.
1960-bilgisayarlı üçüncü sanayi devrimini yakalamak için epeyce uğraşan Ankara, maalesef son 50 yıldaki tüm beyinlerini geri dönmemek üzere, başta Amerika olmak üzere, endüstrileşmiş ülkelere kaptırınca, 2000-yapay zekalı dördüncü sanayi devrimini de ıskaladık.
Buradaki mesele biz bu beyinleri nasıl elimizden kaçırdık.
Hikayeye başlayalım da konu uzayıp dağılmasın.
1990 yılında o zamanki adıyla ÖSS ve ÖYS sınavlarına girmiştik.
O günlerde öğrenci çok, üniversiteler kaliteli ve azdı. Şimdiki gibi hepsini “a” kodlayanların ya da eksi netlilerin üniversiteye giremediği yıllardı.
1990’lardaki sistemde, dershanelere gidiliyor, sınavdan önce tercihler yapılıyor, sonra sınava giriliyordu.
Tercihleri yapmak için genelde dershanelerin yolunu tutuyor, oradaki tecrübeli öğretmenlerimizden tiyo almaya çalışıyorduk.
Hangi bölümü tercih edersek daha çok parayı daha kısa yoldan kazanırızın hesabındaydık.
O arada, Trabzon’da bizimle deneme sınavlarına giren bir çocuk vardı.
Sanırım ÖSS sınavında derece yapmış, ikinci sınav olan ÖYS sınavında derece yapması bekleniyordu. İlk 20’ye girdi diye hatırlıyorum.
Tüm soruları doğru cevaplamış.
Büyük olay olmuştu diye hatırlıyorum, tercih döneminde.
Tercihlerini yaparken, öğretmenler bu çocuğun iştahını kabartmak için, doktorların ne kadar para kazandığını, çok rahat yaşadıklarını, zamparalıkta herkesi geride bıraktıklarını allayarak pullayarak anlatıp, aklını çelmeye çalışıyordu.
Çocuk ise direniyor, bilim adamı olmak istediğini ısrarla öğretmenlerine anlatmaya çalıyordu.
Parasının olduğunu, zaten rahat yaşadığını, zamparalığa ise uzak olduğunu söylese de, öğretmenler kavrayamıyordu.
Öğretmenlerin kavradığı bir şey vardı.
O da Türkiye’de bilim adamı olunmayacağı idi.
Sonuç.
Öğretmenler haklı çıktı.
Çocuk aldığı tam puana rağmen, çok daha düşük puanlı ODTÜ Fizik Bölümünü kazandı.
Okulu başarı ile bitirdi.
Amerika’ya gitti.
Dünyanın en prestijli okullarından olan Princton Üniversitesinde Fizik Profösörü oldu.
Tıpkı kuzeni Özlem Türeci gibi.
Gelecek yazıda, ne yapsaydık da dördüncü sanayi, devrimini yakalasaydık konusunu işleyelim de, sorunu yazdın çözümü niye yazmıyorsun, demesin büyüklerimiz.
Çok Okunanlar
Baba ile polis oğulları arasında silahlı kavga
MSB: İncirlik'te sirenlerin çaldığı doğru değil
İttifak hesaplarını baştan yaptıracak anket!
Butlan davası öne mi çekiliyor?
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü
MHP lideri Devlet Bahçeli klasik otomobillere isim verdi
Eşini babasının mezarı başında öldürdü, baldızını ağır yaraladı
Bir milyon kilometreyi aşan efsanevi dört otomobil motoru hangileri?
Yalıkavak Mariana'daki yangında bilanço ağır
İktidar medyası, Ramazan’ı reklam fırsatına çevirdi