İzmir'den güzel haber, darısı İstanbul'un başına
Bu yazıyı yazmak bana düşmez.
Baro seçimleri ile pek bir alakam yok.
Baro ne iş yapar, onu da pek bilmem, ilgilenmem de.
Ancak, geçen dönemde İstanbul Barosu seçimlerini kazanan hem de eski vekil başkanın, Anayasanın ilk dört maddesine atıf yaparak, bölücü kesimlerin değirmenine su taşıması sinirimi bozdu.
Aldığı tepkilerin ardından inine çekilen İstanbul Barosu başkanı eski vekil, tekrar adaymış ki Anayasanın değiştiremediği ilk dört maddesine belki bu sefer değiştirirmişmiş.
İnsanın tüyleri diken diken oluyor.
Kim bunlar?
Nerde yetiştiler?
Amaçları ve hedefleri nedir?
Neden Modern Türkiye'nin temeline dinamit koymak istiyorlar?
Elbette bu soruların cevaplarını bilmeyen yok.
Benzer problemler Mühendisler Odası'nda da yaşanırken, yapılan taktik müdahalelerle odanın omurgası düzeltildi.
Merkez yönetim, Atatürk’e ve kurucu değerlere gönülden bağlı yönetimlere kavuştu ki üyeleri vatansever olan oda, her ne hikmetse, hiç de alışık olmadığımız ve de nefret ettiğimiz söylemlerin merkezi haline gelmişti.
Benzer problemlerin İzmir Barosu'nda da yaşanması, ahalinin sinir uçlarına dokundu ki genç bir avukatın manifestosu ile kendine gelen üyeler herkesin yüzünü güldürdü.
Seçimi de kazanarak İzmir Barosu'nu tekrardan rahatlattı.
Darısı İstanbul Barosu'nun başına.