Euro
Arrow
55,3369
Dolar
Arrow
49,3869
İngiliz Sterlini
Arrow
65,5128
Altın
Arrow
6607,7367
BIST
Arrow
12.211
Anasayfa > Yazarlar > Prof. Dr. Gökhan Arslan > Lech Valesa’nın Varşovası

Lech Valesa’nın Varşovası

X Facebook WhatsApp Mail ABONE OL Google News
Yayınlanma: 14.10.2026 06:00

Polonya’nın başkenti Varşova’dayım.

Türkiye’de de bizim kuşağın ismini çok duyduğu Lech Valesa’nın şehri.

Valesa, 1983 yılında, Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü. 1990-1995 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yaptı.

Ülkenin komünizm sonrası serbest piyasa ekonomisine ve demokratik düzene geçiş sürecine önderlik etti.

Bildiğiniz gibi, tarih Polonya halkına sert davrandı.

Belki de Avrupa’nın politik kavgalardan en acı çeken halkı Polonyalılardır.

Epeyce kez zorbalığa uğradı.

Osmanlı atları bile ülkeyi boydan boya yaran Vistül nehrinde sulanmış ki Türkiye'deki Polonozköy’ün hikayesi burda başlar.

İkinci Dünya Savaşı ve soğuk savaş döneminde katliamlar yaşamış.

Katin ormanı faciası ya da katliamı en bilinenidir ki yirmi binden fazla okumuş-yazmışı Polonyalı, enseden tek kurşunla infaz edilmiş.

Soğuk savaş döneminde KGB’nin yarattığı puslu hava, aradan geçen 37 yıla rağmen yeni yeni dağılıyor desek yeridir. 

Anladığım kadarıyla, Polonya dördüncü sanayi devriminin bir parçası olmak istiyor.

Almanya sınırında olmanın avantajını kullanarak, trajik acı dolu eski günlerine dönmemek üzere yeni algoritmalar geliştirmeye çalışıyor ki, Rusya’ya da yakın olması bu yeni algoritmaların önemini artırıyor.

Eskiden olduğu gibi kurbanlık koyun olmamak için yenilik peşinde koşuyorlar.

Bu yenilenme çabalarının bir uzantısı olarak yüksek öğretimde de açılım peşindeler.

Bu bağlamda, Varşova Teknik Üniversitesinden Prof. Pawel Nowak, Prof. Jerzy Roslon ve Prof. Mariola Ksiazek-Nowak hocaların birlikte düzenlediği “Üniversitelerin canlandırılması-Revitilization” temalı kongreye katıldım.

Masrafları Polonya Eğitim Bakanlığı karşıladı.

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden akademisyenlerle üç gün boyunca yedik içtik. Yeni işbirlikleri oluşturmak için projelerimizi paylaştık. Üniversitelerin yapay zeka karşısında alacağı pozisyonları tartıştık.

Belli ki Polonya bu işleri ciddiye alıyor. Dışa açık bir sistem kurmak istiyor.

Bu anlamda, yurtdışı üniversitelerle ikili işbirliklerini güçlendirmeye çalışıyor.

Türk akademisyenlerin Avrupa’ya ve dördüncü sanayi devrimine entegrasyonu için Polonya uygun bir ortak olabilir ki Almanların hantallığı ve nobranlığı buralarda pek yok.

Daha gençler ve istekliler.

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları