Ne verseniz yetinmiyor,daha fazlasını istiyorlar: Ne mı istiyorlar? Daha fazla yetki, daha fazla kaynak, tartışılmaz, karşı konulmaz, itiraz edilemez bir otorite ve sınırsız güç.
177 Maddelik 1982 Anayasası ile 21 kez oynanmış, 96 maddesi değiştirilmiş. Çok istedikleri, Türkiye'yi uçuracağını söyledikleri başkanlık sistemine geçilmiş. Ama yine mutsuzlar, yine memnun değiller.
Hangi maddelerin değişmesini istiyorsunuz sorusuna somut bir yanıtları yok. Soruyu yuvarlak laflarla geçiştiriyorlar.Ne kadar değişiklik yapılırsa yapılsın, 1982 Anayasasını, ruhuna sinmiş darbe tortularından arındırmanın olanaksız olduğunu söylüyorlar.
Birey, eleştirel akıl, özgür düşünce, hukuk, lâiklik, demokrasi, yargı bağımsızlığı gibi kavramlara yabancı bir iklimde yetişmişler.Askeri darbelere karşılar ama, takunya darbesine itirazları yok. Ütopyaları; halk yerine ümmet, özgür birey yerine efendiye kayıtsız şartsız itaat eden müntesip, uygar toplum yerine, orta-çağ sosyolojisine hapsolmuş tebaa. Fiziksel varlıklarıyla günümüzde, ruh halleri ile geçmişte yaşıyorlar.
Sorunun temelinde 29 Ekim 1923'e düşünsel ve duygusal itiraz var. 29 Ekim 1923, onlara, hilafet ve saltanatın, yani ideallerindeki siyasal/ dinsel/ sosyolojik modelin tasfiyesini hatırlatıyor. 29 Ekim 1923, Yeni Osmanlıcı algının ötekisi, karşıtı, küfür modeli anlamına geliyor.
Sivil Anayasaya (!), Türk devrimi, Türk modernleşmesi ile son ve kesin hesaplaşmanın hukuk dayanağı, hukuk zırhı, hukuk silahı olarak ihtiyaçları var.
Bir türlü toplumsal talebe dönüştüremedikleri, halkın gündemine sokamadıkları, şu ana kadar gerçekleştiremedikleri Sivil Anayasa, tasarlanan Takunya darbesine hukuk meşruiyeti sağlamak için gündemden düşürülmüyor.
Ulus devlet üniter yapı karşıtı, bölücü, kökten dinci, çekirdek koalisyonun, sivil maskeli darbe için yeterli sayısallığı sağlayamayacağını görüyorlar. Bu nedenle, yetmez ama evetçilerle, akillerle, etnik virüs bulaşmış solla, Cumhuriyet karşıtı koalisyonu genişletmek istiyorlar.
CHP'nin, tek parti dönemi uygulamaları, darbe yandaşlığı, statükoculuk, sivil Anayasa karşıtlığı vs.suçlamalarıyla sindirilerek, koalisyona dahil edilmesinin ya da pasif desteğinin sağlanması halinde takunya darbesinin önünde hiçbir engel kalmayacağını çok iyi biliyorlar.
Gönüllerindeki, takunya diktasına yol verecek "Emirname", dillerindeki, lokman hekim reçetesi gibi her derde derman "Sivil Anayasa"!
Türk Milleti, önümüzdeki dönemde Cumhuriyetten geriye kalan son tortuları da ortadan kaldıracak olan Takunya Anayasası mı Hukuk Devleti mi sorusuna yanıt verecek.
Çok Okunanlar

İşte Mourinho ve Okan Buruk arasında yaşananlar...

Erdoğan kiminle bayramlaşmadı?!..

Aybüke Pusat sessizliğini koruyan Tolga Sarıtaş’tan tepki çeken hamle!

Gelinim Mutfakta 3 Nisan Perşembe puan durumu: Bugün çeyrek altını kim aldı?

Göstere göstere...

2 Nisan reyting sonuçları açıklandı! Dün en çok izlenen yapım ne oldu?

Atatürk'ün Üniversite Reformu

Oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu'nun emniyet sorgusu ortaya çıktı

Fenerbahçe-Galatasaray derbisine kavga görüntüleri damga vurdu

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan adaylık iddialarına net yanıt!