Yapay zekâ devriminin amiral gemisi NVIDIA, beklentileri bir kez daha aşan bilançosu, iki kattan fazla artan veri merkezi gelirleri ve önümüzdeki mali yıla ilişkin güçlü büyüme öngörüsüyle sahneye çıktı. Normal şartlar altında küresel risk iştahını tek başına sırtlayıp borsalara rekor kırdırması beklenen bu tablo, haftanın genelinde piyasalardaki temkinli duruşu bozmaya yetmedi. Tedarik kısıtları, bellek maliyetleri ve Çin pazarına dair soru işaretleri baki kalsa da asıl frenleyici unsur teknoloji sektörünün iç dinamikleri değil; tüm gözlerin kilitlendiği Wyoming dağlarındaki Jackson Hole Sempozyumu oldu.
Piyasalar dün gün boyunca Türkiye saatiyle 17.00’de kürsüye çıkan FED Başkanı Kevin Warsh’un ağzından çıkacak her bir kelimeye kilitlendi. Ancak konuşmanın ardından netleşen tablo, haftalardır sorduğumuz o temel soruyu doğruladı: Küresel finans piyasaları, aslında orada bulunmayan bir sinyalin peşinde mi koştu?
15 Yıllık Yanılsama ve "Warsh" Gerçekliği
Jackson Hole, finans medyasının ve piyasa katılımcılarının her yıl devasa beklentiler yüklediği bir platform. Oysa tarihsel gerçekler bize bambaşka bir hikâye anlatıyor. Son 15 yıla yakın bir süreye dönüp baktığımızda, bu sempozyumdan para politikası açısından gerçekten oyunun kurallarını değiştiren mesajların çıktığı örnek sayısı son derece sınırlı kaldı: Ben Bernanke’nin 2012’de üçüncü parasal genişleme (QE3) sinyalini verdiği konuşma ile Jerome Powell’ın 2022’de enflasyonla mücadelede kararlılık vurguladığı o sert metin…
Bu iki istisna dışında Jackson Hole, hiçbir zaman FED’in bir sonraki FOMC toplantısına ilişkin net faiz talimatları dağıttığı bir merci olmadı. Nitekim Kevin Warsh’un bugün gerçekleştirdiği sunum da bu kuralı bozmadı.
Göreve geldiği günden bu yana ileriye dönük yönlendirmeyi (forward guidance) azaltmayı ve piyasaya önceden taahhütler vermekten kaçınmayı tercih eden Warsh, beklendiği üzere doğrudan Eylül ayına dönük bağlayıcı bir faiz patikası çizmedi. 16 Eylül’deki FOMC toplantısına kadar katedilmesi gereken kritik enflasyon ve istihdam verileri varken, Warsh’un komitenin hareket alanını daraltacak bir üslup benimsememesi şaşırtıcı değil. Warsh konuşması öncesinde piyasalarda faizlerin Eylül ayında sabit tutulma olasılığı %65 civarında fiyatlanıyordu. Konuşma sonrası bu dengenin yeniden test edilmesi bekleniyor. Son açıklanan PCE verisinin enflasyonda katılığa işaret etmesi ise FED’in temkinli duruşunu haklı çıkarıyor.
Sinyal Faizden Değil, "Mimariden" Geldi
Warsh, bu tarihi kürsüyü faiz spekülasyonlarına yanıt vermek yerine FED’in uzun vadeli politika mimarisine ayırmayı tercih etti. Bilanço büyüklüğü, ekonomik projeksiyonların daha etkili kullanılması ve iletişim stratejisinin sadeleştirilmesi gibi yapısal başlıklara değinen Warsh, radikal bir değişim ilan etmek yerine mevcut kurumsal çerçevenin korunarak nasıl geliştirileceğinin mesajını verdi. Yani piyasa Eylül faiz kararının şifrelerini ararken, Warsh kurumsal bir vizyon sunmakla yetindi.
Destekleyici Rüzgârlar ve İçerideki Kapanış Dengeleri
Küresel ölçekte tabloya baktığımızda; hafta içinde %5’e yakın gerileyen petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerinin geçen haftaki zirvelerinden uzaklaşması risk iştahı için uygun bir zemin sunmaya devam ediyor. İran, Umman ve Katar hattındaki diplomatik temasların Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışını rahatlatabileceği beklentisi, enerji maliyetleri ve enflasyon baskısı açısından olumlu. Ancak Hürmüz konusunda somut ve kalıcı bir anlaşmanın henüz sağlanamamış olması, iyimserliğin üzerindeki gölgeyi tamamen kaldırmış değil.
Yurt içi piyasalarda ise bugün açıklanan Temmuz ayı dış ticaret verilerine göre, açık beklentilere yakın bir seviyede —yaklaşık 7,4 milyar dolar— gerçekleşirken, ihracat 25,6 milyar, ithalat ise 33 milyar dolar civarında kaydedildi. Bu tablo, cari açık görünümü açısından ithalat ve enerji kalemlerinin önemini koruduğunu bir kez daha gösteriyor.
Teknik tarafta ise BIST-100 endeksinde 14.650 puan direnci üzerindeki baskı gün boyu sürdü. Endeks, haftayı momentum kazanmakta zorlanarak bu kritik seviyenin altında tamamladı. 14.650 üzerindeki kapanışların gerçekleşmesi halinde 14.880 seviyesine doğru bir hareket alanı açılabilir. Ancak Warsh sonrası küresel dolar güçlenmesi ve gelişmekte olan piyasalardan çıkış baskısı, endeksi aşağı yönde zorlayabilir; bu durumda 14.500 ve 14.390 destekleri yeniden gündeme gelebilir.
Özetle; NVIDIA’nın muazzam bilançosunun dahi kıramadığı o bekleyiş modu, piyasaların Jackson Hole’dan gerçek dışı bir "faiz müjdesi" beklemesinden ibaretti. Konuşmanın tamamlanmasıyla birlikte sis bulutu dağıldı; piyasa artık manşet faiz spekülasyonlarını bir kenara bırakıp veriye dayalı gerçeklerle ve FED’in yeni dönem iletişim stratejisiyle baş başa.
Çok Okunanlar
Fatih Tekke'den istifa sonrası açıklama: Kenetlenme zamanı
Dolar tarihi zirvesine ulaştı
Tır sürücüsü otomobile çarpıp kaçtı
Ünlü meyve suyu markasının konkordato davasında kritik duruşma
Gökçek ailesinin Almanya’daki yatırımları gündemde
Süleymancı soruşturmasında gerilim tırmanıyor
Fenerbahçe'den Cengiz Ünder'in yeni takımına dair açıklama
Geiger sayacı bulunan özel iPhone 17 Pro tanıtıldı
Terör örgütünden 50 yıllık kayıp bilançosu
İki ülke arasında yeni dönem başlıyor