Serhan Asker’in son programı Artvin’in gizli kalmış doğa hazinesi Bazgiret Şelalesini tüm Türkiye’ye gösterdi... Türkiye’nin her köşesinde, her bölgesinde böyle saklı doğal hazineler var... Bugün bu doğal hazineler Çanakkale’de, Muğla’da, Artvin’de, Balıkesir’de, Kastamonu’da, Eskişehir’de ve Türkiye’nin her bir köşesinde yok olma, yok edilme ve madencilik adı altında param parça edilme tehlikesiyle karşı karşıya... Ordu Perşembe yaylasında maden talanı yeniden başladı. Daha önce yürütmesi mahkeme kararıyla durdurulan altın madeni projesinin çalışmalarına tekrar başlandı. Yaylalarını, yaşam alanlarını korumak isteyen vatandaşlar jandarmayla karşı karşıya getiriliyor.

Bu arada geçtiğimiz hafta inanılması güç bir olay yaşandı... TEMA Ankara İl Başkanı Nevzat Özer ve beraberindeki TEMA gönüllüleri terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklandı!
3 Haziran 2026 tarihinde Ankara-Nallıhan Kuş Cenneti gezisine katılan 42 TEMA gönüllüsü, dönüş yolunda Ankara’ya yürüyen Doruk maden işçileriyle karşılaşmıştı. Ardından da Ankara yolunda tam üç kez jandarma tarafından kimlik kontrolüne tabi tutuldular. Aradan 20 gün geçti ve Ankara’da NATO Zirvesi için güvenlik (!) operasyonları başlatıldı. Operasyonlar sırasında TEMA Ankara İl Başkanı Nevzat Özer başta olmak üzere Nallıhan gezisine katılan TEMA gönüllüleri şafak baskınlarıyla tek tek evlerinden göz altına alındı. İlk sorgularında kim olduklarını, ne yaptıklarını açıklamalarına rağmen hakim kararıyla tutuklandılar! Hem de yasadışı bir örgütün üyesi olmakla suçlanarak!
Uzun yıllar ziraat mühendisi olarak ülkesine hizmet eden, emekliliği döneminde de TEMA gönüllüsü olarak vatanına hizmet eden Nevzat Özer’e terör örgütü üyeliği suçlamasında bulunmak, izahı mümkün olmayan büyük bir çelişki... Keza tutuklanan diğer TEMA gönüllüleri için de aynı şeyi söylemek mümkün. Kimisi emekli öğretmen, kimisi devletine uzun yıllar hizmet etmiş bir mühendis vs. Bu tutuklamalar TEMA’ya gözdağı vermeyi amaçlayan bir kurgu değilse eğer ülkede yaşanan akıl tutulmalarının bir başka çarpıcı örneği...

TEMA yani Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı yıllardır bu ülkenin doğal ortamını, yaşam alanlarını, ormanlarını korumak için canla başla mücadele ediyor. Deniz Ataç başkanlığındaki TEMA son dönemde madencilik adı altında yoğunlaşan ekokırımlara karşı mücadelede ön plana çıkıyor. TEMA yaptığı açıklamaları, hazırladıkları raporları ve görselleriyle kamuoyunun dikkatlerini yaşanan doğa katliamlarına çekiyor. Elbette yağma-talancı şirketlerin de şimşeklerini çekiyor...
28 Haziran 2026 Pazar günü Halktv’de Görkemli Hatıralar Programı’yla Serhan Asker yine Türkiye’nin gizli kalmış doğal cennetlerini ekranlara taşıdı. Bu kez durağı Artvin’in Şavşat ilçesinin köyleri ve yaylalarıydı. Türkiye’nin bütün doğal alanlarında olduğu gibi cennet Artvin’in bütün dağları ve ormanları ve köyleri tehdit altında. Artvin’in her bir köşesi yerli ve yabancı şirketlere ihale edilmiş durumda. TEMA’nın ortaya koyduğu haritaya göre Artvin’in Yüzde 71’i madenlere ruhsatlı. Öyle bir coğrafya ki hayata hayat katar, cana can verir... Öyle bir coğrafya ki oksijeniyle, suyuyla, balıyla ve bin bir çeşit tarımsal ürünleriyle ülkenin yaşam damarlarından birisi.

Serhan Asker her hafta işte bu şekilde Türkiye’nin gizli kalmış ya da unutulmuş ya da unutturulmuş bölgelerini milyonların dikkatine getiriyor... Adeta, “Bastığın toprakları geçme, tanı” diyor. Tanıyın da bu ülkenin bazı yamyamlar tarafından yağmalanmasına izin vermeyin diyor.
Nevzat Özer ve TEMA gönüllüleri de işte bu mücadeleyi veren, Türkiye’nin doğasını, yaşam alanlarını korumak için çaba gösteren Türkiye sevdalıları...
Türkiye eşi benzeri görülmemiş bir saldırı altında. Uluslararası karteller ve yerli işbirlikçileri “madencilik” adı altında her bir köye, her bir bölgeye saldırı başlattı. İhale üzerine ihale yapıyorlar.
Bu ülkenin dağları, ormanları, yaylaları-meraları, köyleri ve su kaynakları küresel sermaye odaklarının ve yerli ortaklarının hammadde ihtiyacının karşılamak üzere acımasızca ve kuralsızca yağmalanmaktadır. Sömürge madenciliğinin kıskacına alınan Türkiye, küresel sermayenin hafriyat sahası, atık deposu haline getiriliyor.
“Kalkınma ve yatırım” masallarıyla bu milletin en son tutunacak kaleleri olan köylerini, bağlarını-bahçelerini yok etmek istiyorlar. Yaylalarını, meralarını, ormanlarını, dağlarını param parça etmek istiyorlar.
Yok edilen sadece ormanlar, dağlar, yaylalar ve köyler değildir. Yok edilen bir kültürdür, üretim merkezleri olan köylerdir. Yok edilen yaşamın kendisidir.
İstedikleri Türkiye’dir. İşgal ve sömürü bugün uluslararası karteller aracılığıyla “madencilik” kisvesi altında dayatılmaktadır. Bu dayatmaya ses çıkarmayan, bu dayatmanın yollarını açan iktidarlar, emperyal kapitalistlerin her zaman desteklediği ve “meşruiyet” verdiği yönetimlerdir. Ülkedeki açık anayasa ihlallerini ve otokratik baskı ortamını görmezden gelirler. Çıkarlarına uygun olduğu sürece, istediklerini aldıkları sürece kimin iktidarda olduğunun önemi yoktur. Türkiye hiç olmadığı kadar tehlikeli bir sürecin içine itiliyor. Vatandaşların köylerini, bağlarını-bahçelerini, ormanlarını, yaylalarını-meralarını savunmaktan başka çaresi kalmadı...
Çok Okunanlar
Kadir İnanır'a Harbiye'de hüzünlü veda
Venezuela'daki Türk enkaz görüntülerini paylaştı!
Özgür Özel'den gündeme oturan transfer iddiasına açıklama!
Selma Konak, Volkan Konak'ın ölüm nedenini ilk kez açıkladı
308 milyon TL yatırana İngiliz pasaportu yolu açılıyor
Trump’ın tavuğu ve kazı!..
Çin'in yüzyıllık aşağılanması: Afyon Savaşları
Yurt dışına kaçtığı iddia edilen Deniz Göktaş'tan açıklama
Bazgiret şelalesi, Nevzat Özer ve saldırı altındaki Türkiye
Sosyal medyada gündem olan o bina ile ilgili belediyeden açıklama geldi