Ünlü bilim insanı Aziz Sancar bir konuşmasında anlatıyor. Elli yıl öncesinde bilimsel çalışmalarda Amerika’nın önde olmasına karşın son yıllarda üstünlüğün Çin’e doğru kaydığını vurguluyor. Ekonomide Çin’in yükselişine hepimiz tanıklık ediyoruz, o halde bilimde öncülüğü ele geçirmesine şaşırmamak lazım. Bunun en önemli göstergesi ise teknolojik gelişmede neredeyse birinci sıraya yükselecek olmaları. Çin’in elektronikten bilişime bugünün dünyasına yön veren tüm teknolojik alanlarda hızlı bir gelişme süreci içerisinde olduğunu hepimiz görüyoruz.
Şu sıralarda Çin’in önemli üniversitelerinden Çin İletişim Üniversitesi ile yakın ilişki içerisindeyiz. İşbirliği talebiyle rektörlük görevini yürütmekte olduğum Üsküdar Üniversitesine bir ziyarette bulundular ve üniversiteleri hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirme yaptılar. Belki de ilk kez Çinli akademisyenlerle bu denli yakın bir etkileşim içerisinde olma fırsatı yakalamıştım ve bundan da son derece memnun oldum. Böylece gelişmelerine, bilime verdikleri öneme, vizyoner bakış açılarına yakından tanıklık etme şansı yakalamış oldum. Onlar da Türkiye’yi çok az tanıyorlar ve ilk akademik teması bizimle gerçekleştirdiklerini ve bundan dolayı memnuniyetlerini dile getirdiler. İki üniversite arasındaki işbirliğinin somut zeminde ilerlemesi için birtakım kararlar alındı, kapsamlı bir protokol imzalandı ve ilk somut adım olarak da Üsküdar Üniversitesi tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası İletişim Günlerinin bu yıl Kıbrıs’ta yapay zekâ teması ekseninde gerçekleştirilecek olan bilimsel konferansına katılmak biçiminde olacak.
Çinli akademisyenlerle temaslarımızda Çin’in özellikle yapay zekâ teknolojisinde ilerlemeye hız verdiğini görüyoruz. Bu alanda ortaya koydukları çalışmalar, akademik ve eğitimsel alt yapıları geleceğin dünyasına yön vermek konusundaki potansiyellerini göstermektedir. Dolayısıyla da Çin’le yapılacak akademik işbirliğinin gelecek açısından önemli olacağını düşünüyorum.
Türkiye’nin akademik camiasının yalnızca Batı odaklı etkileşimle sınırlı kalmaması, işbirliğini Çin’e, Japonya’ya doğru geliştirmesi gereğini burada vurgulamak isterim. Batı’dan kopalım demiyorum, ama Batı’yla sınırlı kalmayalım diyorum. Batı’yı gözümüzde çok fazla büyüttük ve oradan bir türlü de çıkamıyoruz. İzleyelim ama abartılı hayranlığa ve mutlak bağlılığa gerek yok bence. Bilmek, etkileşimde kalmak önemli, ama tek alternatif olarak bağlanmak gereksiz.
Aziz Sancar’ın önemle üzerinde durduğu gibi etkileşim ve ilişki alanımızı doğuya doğru genişletmemiz lazım. Bu açıdan Çin’in akademik ve bilimsel çevreleriyle etkileşim önemli. Hatta Sancar’a göre Türk Cumhuriyetlerinin bu yöndeki potansiyelinden de yararlanmak lazım. Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan gibi Türk Cumhuriyetlerinin doğal kaynaklar açısından ne denli güçlü olduğunu biliyoruz. Bunun yanı sıra eğitime, öğrenmeye, bilime meraklı oldukça güçlü bir insan potansiyeli olduğunu da biliyoruz. O halde soydaşlarımızla da bilim ve eğitim anlamında işbirliğini güçlendirmek, geleceğin dünyasının öncü güçleri arasında yer almak açısından büyük önem taşımaktadır.
Batı’yı izlemeye devam edelim, ama Doğu’yu da ihmal etmeyelim. Unutmayalım ki bir zamanlar Doğu, uygarlığın, gelişmişliğin, aydınlığın asıl merkeziydi. Gelecekte de öyle olacağa benziyor. Batı’da nüfus yaşlanırken, Amerika, enerjisini yeni emperyalizm stratejileri geliştirmeye yönlendirirken Doğu’da stratejiler bilim odaklı bir yönelim göstermektedir. Biz de Türkiye ve Türk akademik camiası olarak geleceğe dönük stratejilerimizi ve çabalarımızı bilim odaklı bir anlayışla biçimlendirirsek ancak geleceğin dünyasının önemli aktörleri arasında yer alabiliriz.
Çok Okunanlar
Terk edilen bebek maymun Punch'ın oyuncağı yok satıyor
‘Savcıyım’ diyerek otobüste tehditler savuran kadın tutuklandı
İran'da üniversite kampüslerinde hareketlilik
İmamoğlu Silivri Cezaevi'ndeki günlerini anlattığı videoyu paylaştı
Yüksek tutarlı para transferlerinde yeni dönem 15 Mart'ta başlıyor
Türk Milleti’nden 'Kurtuluş' reçetesi!..
Beşiktaş-Göztepe maçının VAR hakemi belli oldu
Akademisyen Fatih Yaşlı ABD-İran gerilimini yorumladı
Özgü Namal’a o soruyu haklı çıkaran habercilik
Ramazan etkinlikleri genelgesi ve Laiklik tartışması