Kış mevsimini geride bıraktık. Bugün 1 Mart. Baharın ilk günü, 1 Mart teskeresine geçit vermeyen o dönemin TBMM milletvekillerine saygılarımı sunarım. Atatürkün "Yurtta Barış, Dünyada Barış" sloganının ne kadar yerinde olduğunu bugün daha iyi anlıyor ve takdir ediyoruz. Savaş başladı. İran - Amerika (İsrail) savaşı, umarım 3. dünya savaşına gitmez. Bu savaşın sonu nereye varır bilmem. İnşallah ülkemize sıçramaz.
İran lideri Hameney konutunda katledildi. Bir insanın başka bir insana işkence yapması, acı çektirmesi, sakat bırakması hatta öldürmesi hayvani duygularının yeterince törpülenmediğini gösterir. Ama devletlerin doyumsuz, haris liderlerinin diğer toplumlara yaptığı saldırılar, yok etme duygusunun ifadesi; savaştır. Savaşlar insanoğlunun insana yaptığı en büyük zulüm, kötülük hatta yok etme güdüsüdür. Onun için barış, bana göre ibadetten daha kutsaldır.
Dünyada ve ülkemizde gündem çok hızlı değişiyor. O nedenle ben şu Çinhindi gezimiz ile ilgili yazılarımı bugün tamamlayayım.
Laos; sosyalist bir iktidar tarafından yönetiliyor. Ülkeye giriş çıkışlar sıkı denetim altında. Bu titizliği daha havaalanlarında ülkeye girerken ve çıkarken hissettiriyorlar. Gümrük ve güvenlik kontrolünden geçtikten sonra bile anonslarla tekrar çağrıldım. Valizler teker teker açıldı kapatıldı.
Laos halkı oldukça yoksul ve gariban. Ama tebessümleri ve mutlulukları yüzlerinden eksik olmuyor. Sakin insanlar. Turistlere karşı yardımseverler. Saygılılar.
7-8- 9 Şubat 2026 tarihlerinde Laos'taydık. Yağmur ülkesi Laos'ta hiç yağmur görmedik. Yağmurların yağmadığı ve turistler için en iyi dönem Aralık, Ocak ve Şubat aylarıymış.

Ülkenin kuzeyinde Luang Prabang; 13. ve 16. yüzyıllar arasında Lansang Krallığı'nın başkentiymiş. Bölge 1995 yılından beri eşsiz güzellikleri, mimari, dinî ve kültürel birikimi nedeniyle UNESCO tarafından Dünya Mirası Şehirler arasında yerini almış. İlginç mimari, tarihi, otantik yapılarıyla bizleri cezbetti. Gidip görmek lazım.
Özgür Özel "Çıkarın pijamaları, meydanlara gelin" diyor. Yurt içi yurt dışı, şehir içi şehir dışı hareket, önemli.
Yılın 3-4 ayını Taylant'ta geçiren Begüm ve Ali Rıza Günbek çifti sırf bu gizemli şehri ve Laos'un güzelliklerini görmek için 3 gün bize katıldılar. Gurubumuz 27 kişi oldu.
Laos Demokratik Halk Cumhuriyetinin sloganı; "Barış, istiklal, demokrasi ve refah." Barış; sımsıkı sarılmamız gereken slogan. Dünyada Trump gibi megaloman yöneticiler olduğu sürece dünyanın işi zor. Ortadoğu şimdiden kalbura döndü.
Benim gördüğüm kadarıyla yılan Laos'luların yaşamlarında önemli bir yer tutuyor. Yılan ve diğer sürüngenlerden elde edilen "yılan suyu" her derde devaymış. Özellikle 50 yaş üstü erkekler için öneriliyor. Dr Sinan Kılıç dışındaki erkekler 50 yaşın üstündeydik. Yılan suyu alan oldumu bilmiyorum? Benim elim gitti geldi, gitti geldi alamadım. Bursa'dan katılan Osman Aydın İzmirli'ye de soramadım.
Bu arada Antalya'dan Dr Ümmühan Acar'ın eşi Yaşar Acar konuyu değiştirmek için “biz grubun horozları olarak azınlıktayız. 5 erkek birlikte fotoğraf çekilelim” dedi. Böylece tarihe bir kayıt düşmüş olduk.
Laoca, Lao alfabesi ile Abugida yazı sistemi benim çok ilgimi çekti. Laoca soldan sağa doğru yazılıyormuş. Hece ve kelimelerin ana direğini sessiz harfler oluşturuyor. Sesli harfler sessiz harflerin üstünde, önünde arkasında yada altında sığıntı gibi yer alıyor. Hatta yazılarının harflerinin çoğu yılanın çeşitli duruş şeklini andırıyor. Laoca Kra- Day dil grubunda ve tek tonlu bir dilmiş. Onun için konuşmaları bize ilginç geliyor.
Yerel gezi rehberimiz Valmira, Micky olmak üzere tüm rehberler harikaydı. Ülkelerini ve halklarını tanıtmak için ellerinden ne geldiyse yaptılar. Onları alkışlarım.
Mekong nehri Laos'un kuzeyinden güneyine kadar Aort damarı gibi ülkeye can veriyor, besliyor. Muson yağmurları olmadığı, nehirlerde su azaldığı ve su seviyesi aşağıya düştüğü için nehre, teknelere ulaşmak için yaklaşık 25-30 basamaklı merdivenlerden aşağı iniliyor.
Mekong nehri üzerindeki gezimiz ilginçti. Pak Ou ( Küçük Budalar) mağarasında binlerce buda heykeli bir arada olmaları enteresandı. Barış içinde yıllardır yan yana duran budalar meslektaşım Dr Sevgi Kiremitçi'yi o kadar etkilemiş ki grubumuzun en çok fotoğraf çekenlerden biriydi..
Laos için şelaler ülkesi diyebiliriz. Kuang Si Şelalerinde kendimizi cennette hissettik. Huriler mi? Bizim kızlarımız hurilerden aşağı kalır halleri yoktu. Dr Esen Demir, Dr Füsun Kırbaş, Özgül Öztürk, Sevgi Başpınar, Suna ile Sema Kaynar tekrar tekrar dönüp şelaleler önlerinde ve şelalelerin oluşturduğu havuz başlarında fotoğraf çektirdiler. Dikkatimden kaçmadı hani.
9 Şubatta Vietnam Hava yolları ile Laos havaalanından ayrıldık. Çinhind'inin diğer gizemli, tarihi ülkesi Kamboçya gezimizi anlatmaya kalkışsam birkaç kitap yazmam gerekir.
Önceki yazılarımın birinde Hindiçin'in coğrafi bir bölge olduğunu yazmıştım. Oğlum uzakdoğu uzmanı Dr Emre Demir itiraz etti. "Çinhindi bölgesinde yaşayan halklar; yıllarca Çin ve Hindistan kültürlerinden, yaşam tarzından etkilendiği için "Hindiçin" olarak anılmaktadır" diye uyardı. Kamboçya'yı da gördükten sonra çok hak verdim. Kamboçya'da Hindu gelenek, görenek ve kültürünün daha etkin olduğunu gördüm. Bana öyle geldi.
Bizim yöneticiler, Muğla Akbelen yöresinde olduğu gibi, zeytin, çam, ağaç ve ormanları kesme de çok hevesliler ve marifetliler. Kamboçya'lılar ise tarihi yapıların, (Angkor tapınaklarında olduğu gibi) antik çağlardan kalma ören yerlerindeki tarihi eserlerinin çatısında, tepesinde çıkan ağaçları bile koruma altına almışlar.
Gezide uyum, dayanışma ve disiplin mükemmeldi. Dr. Semra Bozfakıoğlu, Arzu A. Döker, Canan Vergin, Cavidan İnan ve Emine A. Aksoy az yada çok hastalanmalarına karşın gezimizi bir an bile es geçmediler. Leyla Cingöz hastalık nedeniyle bir gün gelmeyince onun yerine Oya Izmirli'nin eşi Aydın İzmirli vekaleten tercümanlık bile yaptı. Hatta Ayşe Karahasanoğlu İstanbul'a iner inmez tekerlekli sandalye ile hastanenin yolunu tuttu.
12 Şubat Singapur havayollarıyla Siem Riep havaalanından önce Singapur havaalanına, oradan da İstanbul'a döndük.
Hülya Güvenir, uçağımızın kalkmasına az bir süre kala "sizi bir yere götüreceğim" dedi. "Hayal alemi değil ama dünyanın en güzel (yapay olarak yapılmış) ve en büyük şelalesi!..Rengarenk.".
Okul günlerini aratmayacak şekilde H. Güvenir rehberliğinde Fügen Türkay, Behice Öz başta olmak üzere 13 gezginci Singapur Changi Jewel Şelalesine ve kelebekler bahçesine gittik. Muhteşemdi...
Biraz uzattım galiba, sürçü lisan ettimse affola.
Sağlıkta ve barışta kalın.
Çok Okunanlar
Asena Keskinci Jasmine dizisindeki sahnelerle ilgili ilk kez konuştu
ABD, İran uçakları ve İHA'ların vurulduğu görüntüleri paylaştı
Türk futbolcular havalimanında yüksek miktarda nakit parayla yakalandı
ABD destekli İsrail-İran savaşında üçüncü gün
Yaşlı adamı 'Neden selam almıyorsun' diyerek bıçakladılar
Tanju Özcan'ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı
Mesut Özarslan'dan CHP istifası sonrası ilk toplantıda Özgür Özel tepkisi
Trump'a yakın isim İran sonrası hedefi açıkladı!
ABD-İran savaşının Türkiye'ye faturası akaryakıt zammı oldu
Seçil Erzan, Fatih Altaylı‘ya futbolculara yaptığı ödemeleri anlattı