Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Monarşi...

Sadece babamın değil Türkiye'nin ekonomik olarak zorlandığı yıllar. 1966'lı yıllar. Bizler için iletişimin sadece mektupla yapılabildiği, telefonla görüşmelerin yok denecek kadar az olduğu seneler. Babam Göcek Etiban'ta inşaat işçisi. 1961 Anayasasını, Türkiye için fazla denilen demokratik parlamenter sistemini sindirmeye ya da benimsemeye çalıştığı yıllar... 

Göcek Etibank Muhasebe Müdürü Nuri Altıner Etibank Camiasında, Göcek'te saygın bir devlet adamı olarak bilinir hatırlanır. Çalışanlarına ve Göcek halkına elinden geldiğince yardımcı olurdu. 

Zaman zaman İzmir'e gelir, Buca Erdoğan yurdunda okuyan oğlu Hakkı Ömür ile birlikte beni de alır yılda bir iki kez hafta sonu Konak Kemeraltı Çarşı girişindeki Ankara Palas oteline götürürdü. İlk kez muzu orada görmüş ve yemişliğim var. Hatta kabuğunu da yemeğe kalkmıştım ve gülüşmelere yol açmıştım. Onlar gülüşürken bende içimden mahçubiyetimle ezilmiştim. 

İşte o büyük insan, önder insan beni bir köşeye çekti. "Bak oğlum, gördüğüm kadarıyla baban seni ve kardeşini okutmada zorlanıyor. Yatılı okul sınavlarına katıl. Mesleki liseleri tercih etmeye çalış. Öğretmen okulları var. Askeri liseleri unutma. Köy çocuğusun ziraat meslek okulları sınavlarına gir."demişti. Muzun ve çeşitli meyve tabağının yanında pırıl pırıl basılmış bir kaç gazete de getirmişti. Adını anımsamadığım bir gazetenin ana sayfasının bir köşesinde Çorum Belediyesi Temizlik işçileri greve gittiler. İşçilerin hakkını savunmayan TÜRK - İŞ sendikasına karşı yürüdüler. Böyle bir haber dikkatimi çekmişti. 

Grev, Sendika, TÜRK- İŞ bana epey yabancı gelen kelime ve ifadelerdi. Temizlik işçileri neden yürüsünler diye meraklanıp, eyleme destek verenleri okuyorum. Sanki tanıdık bir isim bulacakmışım gibi!... Adından dolayı "Deniz Gezmiş" ilgimi çekmişti. TİP Üsküdar gençlik kolları başkanı ve Lise öğrencisi Deniz Gezmiş ta Çorum'da işçilere destek oluyordu. TİP açılımına bakıyorum. Türkiye İşçi Partisi, yaşamımdaki ilk tanışıklığım o gün oluyor. Nuri amcaya soruyorum "TİP nedir?" " Sen bunlara bakma, kafanı karıştırma, okumak senin birinci vazifen. Hem baban da oyunu Adalet Partisine verir. AP çoban Sülünün Süleyman Demirel’in partisidir. Köylünün partisi" demişti. 

O büyük insanın bana o gün verdiği o teşvik edici yol gösterici öğüdüyle birlikte yoğun derslerime çalıştım, kitaplar okudum ve sınavlara girip Heybeliada Askeri Deniz Lisesi, Askeri Hava Lisesi ve birkaç devlet liselerini kazandım.

Deniz Lisesi benim için mükemmel başarıydı ve eğitim için bulunmaz bir fırsattı. Çoğu Anadolu'nun çeşitli köşelerinden gelen köy çocukları yanında Paşaların ve varlıklı insanların çocukları ile birlikte ayrımsız, eşit tam bir karma eğitim gördük. Balesinden operasına kadar İstanbul sanat ortamından geri kalmazdık. Bizleri düzenli götürürlerdi. İstanbul liselerarası yarışlara katılmada hiç ayrım yapılmazdı. Her alansa, sosyal yaşamda da eğitimimizi sürdürürdük. Tüm öğrenciler resmi törenlere katılırdı. Rapordu mazeretti bunlara fırsat verilmezdi. 1968 yılı 19 Mayıs törenlerini hiç unutamam. Törenler şimdilerdeki adı Tüpraş olan Beşiktaş'taki İnönü (Dolmabahçe) stadında yapılırdı. Kuleler, gösteriler ve ritmik jimnastik hareketleri ve gösteriler konusunda Kuleli Askeri lisesi ile yarışırdık. Bizler pırıl pırıl beyaz denizci elbiselerimiz yani Deniz Lisesi formalarımız içindeki öğrencilere törene katılan sivil kız lise öğrencileri tarafından yoğun ilgi ve sevgi gösterirlerdi. Karacı Kuleli Lise öğrencileri tören sırasında biz denizcilere önlerinden geçerken "Yenge yenge" diye laf atarlardı. Yani kıskanırlardı.

Tören sonrası Beşiktaş Taksim arasındaki yokuşu marşlarla yürüyerek çıkar, Beyoğlu İstiklal Caddesinde yine marşlar ve bando takımı eşliğinde Tünel'e kadar caddeyi, apartmanları inletirdik. O yıllarda Resmi törenlerin tam hakkı verilir ve kutlanırdı. 

2016 FETÖ darbe girişimi sonrası ne yazıkki Askeri liseler, öğretmen okulları ve diğer devlet yatılı okullar kapatıldı. 

Sendika, grev, okul, Anayasası ve siyasetiyle o yılların demokrasinin gelişmişliğini bugün arar olduk. Anayasa Mahkeme kararlarına uymayan ve uygulamayan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Monarşik yada otokratik bir yönetime özenen bir siyasi iktidar tarafından yönetiliyoruz. 

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'tır. Sanki anlaşmışlar gibi, Barrack'ın "Türkiye'ye monarşi yakışır" anlamına gelen sözleri, bölge ülkelerinin demokrasiye hazır olmadığına dair açıklamalarıyla birleşerek Türkiye'de geniş çaplı tepkilere yol açtı . Ama ne yazıkki iktidar partisinden bir tek ses çıkmadı. İtiraz gelmedi. Demokrasi olanaklarıyla iktidara gel, otokrasi, monarşi hevesleriyle iktidarı sürdür. Yok öyle yağma. Tam bağımsız ve demokratik Türkiyede geldiğimiz nokta utanç verici bir durumdur. 

Mustafa Kemal Atatürk'ün Tam Bağımsuz Türkiye şiarıyla Samsuna çıkışının 107. yılı olan bugün, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutlarken bize önerilen kumaş kabul edilemez. Bugün dünyanın geldiği ve çektiği sıkıntıların en büyük sorumlusu Trump gibi yöneticilerdir. Siz önce kendi kumaşınıza bakın. Monarşinin Panzehri 19 Mayıs Samsun'a çıkış ruhudur.