Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Papa’ya karşı 'Haçlı Seferi'

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı 1,4 milyar Katoliğin lideri Papa XIV. Leo ile ABD Başkanı Trump arasındaki gerilime sebep olmasıyla günümüz siyaseti ve teolojisi için ilginç sonuçlar doğurmakta. Kendisi de Amerikalı olan Papa, halefi Papa Fransuva gibi, küresel gelişmelerde açıkça tepki verip barış çağrılarında bulundu. Fakat Trump’ın Papa’yı çağımızda görülmemiş ölçüde hedef almasıyla destekçileriyle arası açıldı. MAGA içindeki bölünme devam ederken, Başkan’ın medyadaki kimi destekçilerinin Papa’yı “İslamcı teröristler” ile bir tutması hem siyasi hem teolojik açıdan Batı’da kırılmalar yaratmakta.

Vatikan-Vaşington Krizinin Başlangıcı

Aynı zamanda bir devlet başkanı olan Papa ile Vaşington arasındaki kriz, İran’a yönelik operasyonlar sırasında patlak verdi. Şikago doğumlu Robert Francis Prevost, yani Papa XIV. Leo, doğrudan isim vermeden savaşçı söylemleri eleştirdi ve “Tanrı hiçbir savaşı onaylamaz” diyerek örtülü şekilde saldırıları hedef aldı. Twitter (X)’te de paylaştığı mesajın tarihi 10 Nisan’dı.

Aslında hem sâbık Papa Fransuva hem XIV. Leo, uzun süredir İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki saldırılarını da eleştirmekte ama bunu açıkça dile getirmedikleri için eleştiri oklarının hedefindelerdi. Gelgelelim Fransuva’nın 2020’de Kudüs’te görevlendirdiği Kardinal Pizzaballa üzerinden “Kutsal Topraklar”da her dinden çile çekenlere destek sunmaktaydı. Benzer şekilde, Papa seçildikten sonra ilk seyahati için Türkiye’yi seçen Papa XIV. Leo da devamında Lübnan’a gitmiş, bölgede farklı kökenden ve dinden halklar arasında barış ve güvenlik çağrısında bulunmuştu. Küresel ısınmadan Ukrayna Savaşına pek çok uluslararası meselede çekinmeden görüş bildiren Fransuva’dan sonra Leo’nun siyaseten tecrübe ettiği ilk kriz İran-İsrail-ABD savaşı oldu.

Şarlman’dan Trump’a Papalıkla Mücadele

Hz. İsa’nın havarilerinden Pavlus’un kurduğu kilisenin devamcısı olan Papa’nın iktidarı Hıristiyanlığın kurumsallaştığı ilk günlerden beri tartışma konusu olmuştu. Daha dördüncü yüzyılda dini ve dünyevi işlerin ayrılmasının teorik ve teolojik temelini atan filozof ve ilahiyatçı Hippo’lu Augustinus olmuştu. Fakat Augustinus iki iktidarı birbirinden ayırırken Hıristiyanlar için ancak Tanrı devletinin önemli ve bağlayıcı olduğunu yazmış; dini iktidarın bu sebeple karşı çıkılamaz olduğunun altını çizmişti. İzleyen süreçte Papa olan Aziz Leo (440-461) Roma İmparatorluğu’nun üstünlüğüne ilk defa karşı çıkarak Papalık otoritesinin temellerini atmıştı. İlginçtir ki bugün ABD ile karşı karşıya gelen Papa’yla adaş olan I. Leo söylencelere göre Hun Hükümdarı Attila’yla karşı karşıya gelmiş; kendisinden aman dileyerek Roma şehrini istiladan “kurtarmıştı”.

Papalık İtalya ve diğer Katolik topraklarında iktidarını pekiştirirken, Hıristiyanlık dünyasındaki sekülerleşmenin temelini dokuzuncu yüzyılda atan Şarlman olmuştu. Şarlman, Papa’ya itaat eden bir kraldan ziyade bir “peygamber gibi” hareket ediyor (Touchard, Siyasal Düşünceler Tarihi, s. 150) ve kurduğu devleti “Hıristiyan İmparatorluğu” olarak adlandırıyordu.

Kabaca on beşinci yüzyıla dek Haçlı Seferlerinin tasarlayan ve yöneten papaların iktidarı yüzyıllar içinde çözüldü; lakin “Papalık Devleti”nin lideri olarak yer ve göklerin gücünü elinde tutmaya devam etti. Modern çağın kurucusu olan Napoléon Bonaparte, taç giymek için Roma’ya gitmek yerine Papa’yı ayağına getirterek aslında Vatikan’a gecikmiş bir yıkıcı darbe indirdi. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında İtalya’nın birleşmesi ile elli sekiz yıllığına “devletlik” vasfı da ortadan kalkan Vatikan yine de teolojik, siyasi, felsefi, komplo tartışmalarının merkezinde olmaya devam etti. İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerle ılımlı ilişkisi, Soğuk Savaş’ta Doğu Bloku’na karşı tutumu ile dünya siyasetinde sembolik ağırlığını sürdürdü.

Bugünün Dinler Savaşında Katoliklik

İsrail’i açıkça destekleyen ve Katolikliğe karşı duran, neocon’lardan MAGA’ya farklı Cumhuriyetçi ideolojilere destek veren ABD’li Evanjelistler Papa’yı eleştirenler içerisinde önemli yer tutuyor. On yıllardır İran’a karşı savaş propagandası yapan Siyonist Evanjelizm, Mesih’in gelişini hızlandıracak bir tür “accelerationist” ideolojiye sahipler. Böylece huzur ve barış çağını getireceğini düşünen ve ABD siyaseti ile medyasında güçlü olan Evanjelistler, İsrail ile İran arasındaki mücadeleyi bir tür dinler savaşı olarak sunma gayretindeler.

Elbette bu noktada söylem “İslama karşı Yahudi-Hıristiyan mücadelesi” ya da doğrudan “İslam vs. Museviliği destekleyen Hıristiyanlık” arasında savaş verildiği yönünde. Bu sebeple Papa’nın bu büyük anlatıya zarar verecek şekilde İran ve Lübnan’ı desteklemesi ABD iç siyasetinde de uluslararası ilişkilerde de sarsıntılara neden oluyor.

ABD Başkanı’nın Papa hakkındaki gönderi ve söylemleri seçmenler nezdinde büyük tepki topluyor. 16 Haziran’da yayınlanacak yeni hatıratında 2019’da Katolik olduğunu yazan ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance de Papa’yı doğrudan hedef alan isimler arasında. Papa’nın “teolojik konularda daha titiz olması” gerektiğini söyleyen Vance’in 2028 başkanlık seçiminde aday olması bekleniyor. Fakat Papa’ya saygısızlık yapıldığını ifade eden bir kısım seçmen, özellikle Pennsylvania gibi Katolik ağırlıklı ve seçimlerin kaderini belirleyen eyaletlerde siyasi açıdan büyük sonuçlar doğurabilir. Nitekim Reuters/Ipsos’un geçtiğimiz hafta yayınladığı bir araştırmaya göre Amerikalıların %60’ı Papa Leo’ya olumlu bakarken, Trump için bu oran %36’da kalıyor.

Papa’ya “siyasi söylemden ziyade ahlaki konularda ilgilenmesi gerektiğini” söyleyen Amerikalı siyasetçilere, yine Amerika kökenli Papa ahlak ile siyasetin birbirinden ayrılamayacak alanlar olduğunun altını çizerek cevap vermekte.