MUSSOLİNİ’NİN KURŞUNA DİZİLEN DAMADI: KONT CİANO
Kont Galeazzo Ciano Edda’nın eşi ve Mussolini’nin damadıdır. Ciano, faşist İtalyan Parlamentosunun başkanı ve Faşist Parti kurucularından amiral Costanzo Ciano’nun oğludur. 24 Nisan 1930’da Edda ile görkemli bir törenle evlendiler. Nikaha 3000 kişi davet edilmişti.
Damadın babası Costanzo 1939’da ölmüştü. Damat Ciano da Faşist Konseyin üyesiydi. Şanghay’da konsolosluk görevinden döndükten sonra propaganda bakanlığına getirildi. İtalyanların Joseph Goebbelsi yani. (1935-1936) Bu arada Kont Cianoİtalya'nın Etiyopya’yı işgalinde aktif olarak savaştı. Muharebelere pilot olarak katıldı 1936’da bir savaş kahramanı olarak geri döndü.
1936’dan 1943’e kadar dışişleri bakanlığını yaptı. Mussolini’ninsiyasi varisi olarak görülmeye başlandı. Faşişt korporasyonlar kamarası üyesiydi. 1943 itibariyle Büyük Faşist Konseyin üyelerinden biriydi. O tarihte Vatikan Devletine büyükelçi olarak atandı.
Damat Kont Galeazzo Ciano, babası ile birlikte Roma’ya Büyük Yürüyüşe katılmıştı. Bu yürüyüş ile faşistler iktidarı ele geçirdiler. Eylemin siyasi sonucu İtalya kralının Mussolini’yi başbakanlığa ataması oldu. 1943’ten sonra kayınpederi ile görüş ayrılığına düştü. Almanya’nın öncülüğündeki mihver cephesinin savaşı kaybettiğini gördü. Savaştan çekilme ve ayrı barış planları yapmaya başladı. Bu faşist bir devlette ciddi bir risk almak demekti. Sonunda kayınpederi tarafından idam ettirildi. Bu karar bana makbul ve maktul Damat İbrahim Paşa’nın saraya davet edilerek boğdurulmasını hatırlatıyor. Bu bağlamda başkabir olaydan daha söz etmek isterim. Birinci Dünya Savaşı Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu ittifakın aleyhine dönünce Yakup Çemil önderliğinde bir fraksiyon darbe ile iktidarı ele geçirmek istedi. Yargılandılar ve kurşuna dizilerek idam edildiler. Ciano’nun sonu da böyle olacak.
MANÇURYA’DA İKİ SAVAŞ LORDU: BABA VE OĞUL ZHANGLAR
Zhang Zuolin, genç mareşalin babasıdır. Büyük mareşal olarak da anılır. 1916-1928 arasında Mançurya’’yı yöneten kişidir. 1928’de suikaste uğrayana kadar Fengtian yerel hükümetinin yöneticisi idi.
Zuolin, Sun Yat Sen’in önderliğinde kurulan Çin Cumhuriyeti’nin Mançurya (Kuzey doğu Çin) eyaletinin savaş lordudur. Hükümranıdır. Ben bu egemenlik ilişkisini bizim tarihimizdeki ayanlara benzetiyorum. Çok daha büyük ölçekli doğal olarak. Küçük mareşal ise oğlu Zhang Xueliang’dir Mussolini’nin kızı Edda ile ilişkisi nedeniyle 30’lar spekülasyonlar tarihinin en çok konuşulan simalarından biridir.
GENÇ MAREŞAL ZHANG XUELİANG
Genç mareşal ya da oğul mareşal Zhang 1901-2001 yılları arasında yaşadı. Epey uzun ve çalkantılarla dolu bir ömür doğrusu. Çan Kay Şek’e Japon istilasına karşı komünistlerle (Mao’nın silahlı güçleri) işbirliği önerdi. Onu ikna etmek için bir süre derdest etti. Başarılı olamadı. 1936’dan sonra bütün koşullar değişti. Bir yanda Mançurya’da Japon işgali devam ederken Mao’nun önderliğinde komünistlerle iç savaş başladı. Japonlarla savaş ve iç savaş İkinci Dünya savaşının sonuna kadar devam etti. Mareşal ZhangXueliang’ın Diplomat Dergisinde bir fotoğrafı var. (1930)
Oğul mareşal’in Xian olayındaki takındığı tutum nedeniyle bütün Çin tarihinin akışı değişmiştir diyen yorumlar vardır. (18 Eylül olayı)
EDDA’NIN ŞANGHAY’A GİDİŞİ - MAREŞAL ZHANG XUELİANG İLE İLİŞKİSİ
Edda Mussolini, 24 Nisan 1930’da Faşist Parlamento başkanının oğlu Galeazzo Ciano ile evlendi. Nikah çok görkemli oldu. Genç çift evlilik töreninin hemen ardından Şanghay’a gittiler. Kont Ciano, İtalya’nın Şanghay konsolosluğu görevine atanmıştı.
Çin’in bu en kalabalık ve en Batılı liman kentinde çok söz edilen bir çift oldular. Edda, Şanghay kraliçesi diye anılır oldu. Kont Ciano diplomatik görevi ile birlikte Şanghay gecelerinin sansasyonel bir figürü olarak anılıyordu.
Edda Çinli savaş lordu genç Zang ile Şanghay’da karşılaştığında yirmili yaşlarda yeni evli genç bir kadındı. Bir süre sonra hamileolduğu da anlaşılacak ve ilk çocuğunu Şanghay’da doğuracaktı.
Edda Mussolini hukukçu ve diplomat eşi Ciano’da olmayan bir şeyi Zhang da bulmuş olmalı. Yazarlara göre Edda, Zhang’ın Batılı bir centilmen ve Şarklı hükümran kimliğinden etkilenmişti. Zhang da onda çekici bir şeyler bulmuş olmalı. Kısa sürede yakınlaştılar. Edda ileMançurya turu yaptılar. Hanedan sarayının bulunduğu yasak şehir gezdirildi. Hatta Zhang’ın pilot olduğunu öğrenen Edda, uçak ile Şanghay semalarında uçmak isteğini söyledi. İsteği memnuniyetle yerine getirildi.
Bütün bu olaylar Japonların Çin’e müdahalesi öncesinde oluyordu. Sanıyorum ki bu sırada Şanghay’da bir Cemiyeti Akvam Heyeti (League of Nations) bulunuyordu. Çin-Japon anlaşmazlığını yerinde gözlemlemek maksadıyla.
Siyasi gerginlik artınca yeni doğum yapmış Edda ve konsolos eşi Kont Ciano İtalya’ya döndüler. 1932 sonu. Bir süre sonra Japonlar Mançurya’da bir kukla devlet kurdular ve başına Puyi’yi getirdiler.
Bu arada yazılanlardan anlaşılıyor ki Zhang Xueliang bir afyon müptelası idi. Bu yıllarda Çin de neredeyse herkes afyonu tütün yapraklarına sararak içiyordu. Çin de afyon üretimi, piyasası ve ihracatı İngiltere ile iki defa savaş çıkmasına sebep olmuştu.
Edda, Şanghay’dan ayrılırken duygusal olarak yakınlaştığı genç savaş lordunu İtalya’ya davet etti. Onu tedavi ettirmek ve iyileştirmek istiyordu. Gerçekten de bir süre sonra Zhang, Avrupa’ya geldi. Çeşitli rahebilitasyon merkezlerinde tedavi gördü. İtalya’ya da gitti. Ama Edda ile temasına dair bir şey bulamadım.
Bu arada, egemeni bulunduğu toprakları kaybetmiş, Çan Kay Şek cephesinin bir mareşali olmuştu. Edda ile Zhang arasında epey yoğun bir mektuplaşma olduğu anlaşılıyor.
Bir süre sonra Mussolini mihvere katılan Japonya’nın işgal ettiği Mançurya’da kurulan yeni devleti tanıdı. Zhang açısından bu Edda’nın ülkesi tarafından ihanete uğramak demekti. Bu gelişmeler üzerine Zhang, Edda’dan bütün mektuplarını iade etmesini istedi. O artık Çan Kay Şek ile birlikte müttefik cephesinde idi. Bu talebe ne karşılık verildiği bilinmiyor. Fakat Edda Zhang ile yakınlaştığı Şanghay dönemini hayatının en mutlu yılları olarak anıyor. Buradan ilişkinin uyumlu bir romantizm olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Ben bu kanaatteyim.
MANÇUKUO DEVLETİ VE SON İMPARATOR PUYİ HAKKINDA
Japonya 18 Eylül 1931'de Mançurya'yı işgal etti. 1932'de bir kukla devlet kurdu. Bu devlet Mançukuo devletidir. Bu kukla devlet Japonya’nın İkinci Dünya Savaşında yenilgisine kadar varlığını sürdürdü. 18 Ağustos 1945’te Çin, Moğol ve Sovyet ordularının taarruzu ile ortadan kaldırıldı. Başında imparator olarak Puyi bulunuyordu. Puyi, Bernardo Bertolli’nin ünlü “Son İmparator” filmine konu olan Çing hanedanının 11. Monarkıdır. Filmde beni en çok etkileyen iki sahne vardır: Başlangıç ve final sahneleri. Filmin başında Puyi yasak sarayda çocuk imparatordur. Finalde ise Çin Halk cumhuriyetinde (Mao Çin’i) bahçıvanlık yapan bir yurttaştır. Kendisi standart Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarının giydiği üniforma giysi içinde görünmektedir. Aynı elbiseyi Mao da giymektedir. Bertolucci’nin filminde bahçıvanlık yapan son İmparator çok başarılı bir şekilde dramatize edilmişti.
MÜTTEFİKLERİN İTALYA’YI İŞGALİ VE DAMADIN VERDİĞİ OY
Müttefikler Kuzey Afrika’da denetimi sağladıktan sonra Sicilya üzerinden İtalya’ya yöneldiler. Mussoli’nin ordusu müttefikler karşısında fazla dayanamadı. Kuzey’e doğru çekilmeye başladı. Roma’nın kuzeyinde bir savunma hattı kurabildi.
Bu arada, savaşın kaybedildiğini gören Yüksek Faşist Konsey toplanarak Mussolini’yi görevden aldı. Yapılan oylama 8/19 Mussolini’nin aleyhine çıktı. Damat Cianoda Duçe’nin azli yönünde oy vermişti. İ(talyancısı: IlDuce) Mussolini karara itaat etmek istemedi. Bunun üzerine İtalya kralı III. Vitttorio Emanuele Mussolini’yi Villa Savoia’ya davet etti. Başbakanlıktan azlinive Pietro Badoglio’nun başbakanlığa atandığını tebliğ etti. Mussolini direnince tutuklandı.
Bu arada yeni hükümet Ciano’yu Vatikan büyükelçiğinden azletti. Ailesi ile birlikte ev hapsinde tutulmaya başlandı. Edda ve Ciano Almanların tavassutu ile İspanya’ya veya İsviçre’ye gidebileceklerini düşünüyorlardı. 27 Ağustos 1943’te Mussolini’nin damadı ve kızı çocukları ile birlikte Almanlar tarafından düzenlenen bir operasyonla CiampinoHavaalanı’ndan Münih’e götürüldüler.
MUSSOLİNİ’NİN KUZEY İTALYA’DA KURDUĞU YENİ DEVLET: İTALYAN SOSYAL CUMHURİYETİ
Mussolini Hitler tarafından düzenlenen bir operasyonla kurtarıldı. Olay Gran Sasso Baskını olarak bilinir. 23 Eylül 1943. Mussolini Hitler’in huzuruna çıkarıldı. Mussolini savaşın kaybedildiğinin bilincinde idi. Kendisini asgari koşullarda kurtaracak bir formülün peşindeydi. Oysa ki Hitler azami bir plan düşünüyordu. Mussolini’den müttefiklerin ele geçiremedikleri İtalya topraklarında bir hükümet kurmasını istedi. Bunun anlamlı bir işlevi olmadığının bilincinde olan Mussolini kabul etmek istemedi. Hitler baskı yaptı. Kabul ettirdi. Bu İtalyan tarzı bir “Vichy Hükümeti “ olacaktı. Almanlar Birinci Dünya savaşı generallerinden PhilippePetain başkanlığında Güney Doğu Fransa’da kendilerini bağlı bir Fransız hükümeti kurmuşlardı. Geni kalan Fransa işe açık işgal altına alınmıştı. Şimdi benzer bir operasyon İtalya için düşünülüyordu. Mussolini baskı altında Bir Kuzey İtalya Devleti kurmayı kabul etti. Devrik Duçe’nin Almanya’nın himayesinde kurduğu yeni devletin adı: İtalyan Sosyal Cumhuriyeti oldu.
1945’te İtalyan Direniş Cephesi Partizanları tarafından ortadan kaldırılana kadar varlığını sürdürecek olan bu devletin tarihe geçen en önemli icraatı Verona Yargılamaları olmuştur.
VERONA YARGILAMALARI VE DAMADIN İNFAZI
Mussolini’nin kızı, torunları ve damadı Almanların elinde idiler. Almanlara göre, Faşist Konsey’de Duçe’nin azli yönünde oy veren damat Ciano suçluydu. Onu Mussolini’ye teslim ettiler. Verona’da kurulan mahkeme Büyük Faşist Konsey’in 19 üyesini vatana ihanet suçu ile yargıladı.
Yargılamalar 8-10 Ocak 1944 günleri arasında çok hızlı bir şekilde gerçekleşti. Elbette yargılama göstermelik idi. İngilizcede buna Showtrial derler. Bu ifade çoğunlukla Stalin devri yargılamaları için kullanılır. Sonuç daha yargılamanın başından bellidir: idam.
Kararlar 11 Ocak günü infaz edildi. Suçlular kurşuna dizilerek idam edildiler. Bu konuyla ilgili 1962 tarihli bir film vardır: Verona trial. İnfazlara bir SS kıtasının nezaret etmesi de ihmal edilmemişti.
Verona yargılamaları ve Damat Ciano dahil dört kişinin idam edilmeleri. İtalyan tarihi açısından ne anlama gelir? Bunu irdeleyelim dilerseniz.
Kont Ciano’nun 40 yıllık ömrü oldukça hızlı geçmişti. Öncelikle ünlü bir faşistin oğlu idi. Roma’da hukuk ve felsefe eğitimi almıştı. 30’lar İtalyasının en popüler isimlerinden biriydi. Kayınpederi onu Şanghay’a göndermişti. Dönüşünde Propaganda Bakanı oldu. Ardından Dışişleri Bakanı. Savaşın en hummalı döneminde faşist yönetimin en önemli simalarından biriydi. Babası ile birlikte Roma’ya iktidar yürüyüşüne katılmış, Duçe’nin kızı ile evlenmişti. Ailesinin aristokratik bir serveti vardı. ContanzoCiano’dan miras büyük bir çiftikleri vardı. Çiftlik Napoli yakınlarında Caserta’da idi. Ciano bu çiftlikte vakit geçirmeyi severdi. Müttefikler İtalya’ya çıkarma yaptıklarında çiftlik mühimmat deposu olarak kullanılmıştı. Ciano, İtalyan sosyetesi içinde zevk sahibi bir seçkin olarak tanınıyor, seviliyordu. 30’larda Duçe’nin siyasi varisi olarak görülüyordu.
Ama neticede, tarih beklendiği gibi bir seyir izlememiş, İtalya yenilmiş, Mussolini’nin kurduğu “ kukla devletin” göstermelik bir mahkemesinde yargılanmış ve aşağılayıcı bir muamele ile kurşuna dizilmişti.

KONT CİANO’NUN GÜNLÜKLERİ
Kont Ciano, savaş yıllarında tuttuğu günlükleri ile bilinir. Günlükler savaş öncesi dönemden başlar: 1937-1943. Günlükler Mussolini, Hitler, Ribbentrop, mihver ve müttefik dışişleri bakanları, diplomatlar ile yapılan görüşme ve pazarlıkları içermektedir. Edda, bu evrakı Gestapo’ya vererek kocasını kurtarmak istedi. Başarılı olamadı.
Edda, günlükleri Ramiola’daki bir klinikte sakladı. Yakın arkadaşı Pucci, Edda ve çocuklarının İsviçre’ye kaçmalarına yardımcı oldu. Beş defterde toplanmış olan günlükler bir süre gömülü olarak saklandı. Bir gül bahçesinde. Savaş bittikten sonra ilk kez Londra’da kısmen yayınlandı.(1946)
Günlükler Nuremberg yargılamalarında Ribbentrop’un savaş suçlusu olduğunu kanıtlamakta kullanıldı.
Günlüklerin tamamı İngilizce olarak 2002’de yayınlandı Türkçe versiyonu yakınlarda Kronik Yayınları arasından çıktı. Kitabın mütercimi Selçuk Uygur’dur.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MUSSOLİNİ AİLESİ
Edda, Mussollini’nin Rachelle ile evliliğinde doğan çocukların en büyüğüdür. Benito, daha önce kısa süren bir evlilik yapmış. Bir oğlu var. Meçhul bir sebeple ölmüş. Edda Mussolini (1910-1995) epey çalkantılı bir hayat yaşadı. Şanghay gecelerinin kraliçesi idi. Kocası kurşuna dizildi. Hem de babası tarafından. Epey travmatikbir hayat doğrusu. Savaştan sonra eski rejimin işbirlikçiliği suçlamasıyla yargılanmış, hapis cezasına çarptırılmıştı. Liparya Adası'na gönderilmiş. Bu uygulama cezanın sürgüne tahvil edildiğini gösterir. Bu arada sürgün hayatında Marcello Georgie adında genç bir komünist ile ilişkisinden söz eden bazı kaynaklar gördüm. İtalya’da yeni rejim iyice oturduktan sonra serbest bırakılmış. Olağan İtalyan hayatına geri dönmüş.
Annesi Rachelle (Mussolini’nin karısı) 1979’a kadar yaşamış, kardeşi Romano 1927 doğumlu. Müzisyen ve ressam. Sophia Loren’in kızkardeşi Anna Maria ile evlenmiş. Bu evlilikten doğan kızları Alessandra Mussolini İtalya’da çok tanınan bir TV starı ve siyasetçi. Forza İtalia partisinden milletvekilliği ve senatörlük yapmış. İtalyan ve Avrupa parlamentosunda bulunmuş. Bir ara Avrupa Parlamentosunda muhafazakar grubun başkanlığını da yapmıştı.
Edda Mussolini ve Kont Ciano çiftinin çocularına gelince, Çiftin ilk çocukları 1 Ekim 1931’de Shanghay’da doğdu. Adı Fabrizio Costa Rica’da 2008’de öldü. Bir kitabı var: (When Grandpa Had Daddy Shot): Bu kitabı Türkçe yayınlasam herhalde “Büyükbabam babamı kurşuna dizdirdiğinde” başlığını koyardım. İkinci çocuk Raimonda Ciano, 1933’de Roma’da doğmuş, 1988’de Brezilya’da (Sao Paulo) 1988’de ölmüş Üçüncüsü Marzio Ciona 1937 doğumlu.
Mussolini ailesi günümüzde İtalyan sağında saygınlığını korumakta.
EDDA MUSSOLİNİ – KONT CİANO- ZHANG ÜZERİNE
Bu yazımda Mussolini’nin kızı Edda’nın hayatına girmiş iki kişiyi ele aldım: Kont Ciano ve Mareşal Zhang. Konu İtalyan ve Çin tarihinin 30'lu/40’lı yılları bağlamında ele alınmıştır. Dönem temel itibariyle İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır. Edda , 30’larda bütün gözlerin üzerinde olduğu genç bir kızdır. Henüz yirmili yaşların başındadır.
Faşist İtalya’nın parlamento Başkanı'nın oğlu ile evlenmiştir. Sonunda Edda’nın üç çocuğunun babası Kont Ciano, kayınpederi Benito Mussolini tarafından ortadan kaldırılacaktır. (1944)
Yeni evli çift nikahtan hemen sonra Şanghay’a gittiler. Duçe damadına diplomatik bir görev vermişti. Edda’nın ilk çocuğu burada doğdu. Burada Mançurya hükümranı (warlord) oğul mareşal Zhang ile tanıştı. Bu arada Kont Ciano’nunkendi hususi gündemi vardı elbette. Cianogece hayatına düşkündü. Edda ve Cianokendi hayatlarını yaşıyorlardı.
Edda ile Zhang arasındaki ilişki literatürde “loveaffair” olarak tavsif ediliyor. Ben olayı sadece “affair” olarak görüyorum. Bu da duygusal yakınlaşma demek. Edda, mareşal ile güzel günler geçiriyor. Zhang- Eddailişkisi mektuplaşmalarla devam ediyor. Edda İtalya'ya döndükten sonra da mektuplaşmalar sürüyor. Edda Zhang’ı afyon iptilasından kurtulması için Avrupa’da tedavi olmaya ikna ediyor. Tedavi bir süre de İtalya'da devam ediyor. Fakat olayın tam safahatı hakkında bilgi bulamadım.
Dönüşünde Mançurya tamamen Japon işgali altındadır. Hatta Bir kukla devlet kurulmuştur. Mancukuo Devleti. Japonlar bu devletin başına Puyi’yi getirmişlerdir.

Zhang artık Çan Kay Şek’in bir mareşalidir. Aralarında komünistlerle işbirliği yapılması konusunda taktik anlaşmazlık çıkar. Bundan sonraki hayatı Çan Kay Şek’in gözetimde ev hapsinde geçecektir. Çin’de Halk Çumhuriyeti kurulunca Çan Kay Şek Taiwan Adasında Dr.Sun Yat Sen’in kurduğu cumhuriyeti devam ettirir. Tabii ABD’nin himayesinde. Mareşal Zhang’ı da yanında götürür. Ev hapsi rejimi Çan Kay Şek 1975’te ölünceye kadar devam eder. ABD-Çin ilişkilerinde yakınlaşma ile birlikte Zhang ABD’ye gider. Hayatının bundan sonraki bölümünde Hawai, Honolulu’da 2001’e kadar yaşadı.
Dünya dengeleri değişince, Zhang, Çin Komünist Partisi tarafından Japon işgalinde direniş cephesinde yer alması nedeniyle savaş kahramanı ilan edildi.Çin Halk Cumhuriyetine davet edildi.
Kendisini Kuomintang’a bağlı bir yurtsever olarak gördüğünü beyan ederek daveti nazikçe geri çevirdi. Bu sözler “Ben bugün de Dr.Sun Yat Sen’in devrimini savunmaya devam ediyorum” demekti. 100 yaşında Hawai’deöldüğünde cenaze törenine hem Çin Halk Cumhuriyeti'nden hem de Taiwan’dantemsilciler katıldılar.
Çok Okunanlar
Trabzon'da hafif sıklet maçında Türk ve Rus boksör arasında kavga
İstanbul'da metro tünelinde su sızıntısı: Seferler değişti
Osimhen'de son söz hakem Yasin Kol'da olacak
Donald Trump'a silahlı saldırı girişimi
Nisan ayında yapılan son ankette dikkat çeken tablo
Suriye’yi 'aldık' da kimlere kaptırdık?!
Köy otobüsüne bombalı saldırı: 14 ölü, 38 yaralı
Türkiye neden çöktü, nasıl yeniden kurulur?
Yavaş'tan belediyelere yönelik operasyonlara karşı tarihi çağrı!
Edda Mussolini’nin diplomat eşi ve Çinli mareşal aşığı