Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Edda Mussolini’nin diplomat eşi ve Çinli mareşal aşığı

MUSSOLİNİ’NİN KURŞUNA DİZİLEN DAMADI: KONT CİANO 

Kont  Galeazzo Ciano Edda’nın eşi ve Mussolini’nin damadıdır. Ciano, faşist İtalyan Parlamentosunun başkanı ve Faşist Parti  kurucularından  amiral  Costanzo Ciano’nun oğludur. 24 Nisan 1930’da Edda ile görkemli bir törenle evlendiler. Nikaha 3000 kişi davet edilmişti. 

Damadın babası  Costanzo 1939’da ölmüştü. Damat Ciano  da Faşist Konseyin üyesiydi. Şanghay’da konsolosluk görevinden  döndükten sonra propaganda bakanlığına getirildi. İtalyanların Joseph Goebbelsi yani. (1935-1936) Bu arada Kont Cianoİtalya'nın Etiyopya’yı  işgalinde aktif olarak savaştı.  Muharebelere pilot olarak katıldı 1936’da  bir savaş kahramanı olarak geri döndü. 

1936’dan 1943’e kadar dışişleri  bakanlığını yaptı. Mussolini’ninsiyasi varisi  olarak görülmeye başlandı. Faşişt korporasyonlar kamarası üyesiydi. 1943 itibariyle  Büyük Faşist Konseyin üyelerinden biriydi. O tarihte Vatikan Devletine büyükelçi olarak  atandı. 

Damat Kont  Galeazzo Ciano, babası ile  birlikte Roma’ya Büyük Yürüyüşe katılmıştı.  Bu yürüyüş  ile faşistler iktidarı  ele  geçirdiler.  Eylemin siyasi sonucu İtalya  kralının Mussolini’yi başbakanlığa  ataması  oldu.  1943’ten sonra kayınpederi  ile görüş ayrılığına düştü. Almanya’nın öncülüğündeki mihver cephesinin savaşı kaybettiğini gördü. Savaştan çekilme ve ayrı  barış planları  yapmaya başladı. Bu faşist bir devlette ciddi bir risk almak demekti. Sonunda  kayınpederi  tarafından  idam ettirildi. Bu karar bana makbul ve maktul Damat İbrahim   Paşa’nın saraya  davet edilerek  boğdurulmasını   hatırlatıyor.  Bu bağlamda  başkabir olaydan   daha söz etmek isterim. Birinci Dünya Savaşı  Osmanlı Devleti’nin  içinde bulunduğu ittifakın aleyhine  dönünce   Yakup  Çemil  önderliğinde bir fraksiyon  darbe ile iktidarı  ele geçirmek  istedi.  Yargılandılar  ve  kurşuna dizilerek idam edildiler. Ciano’nun sonu da böyle olacak. 

MANÇURYA’DA İKİ SAVAŞ LORDU: BABA VE OĞUL ZHANGLAR 

Zhang Zuolin, genç mareşalin babasıdır. Büyük mareşal olarak da anılır. 1916-1928 arasında Mançurya’’yı yöneten kişidir. 1928’de suikaste uğrayana  kadar Fengtian yerel hükümetinin yöneticisi  idi. 

Zuolin, Sun Yat Sen’in  önderliğinde kurulan Çin Cumhuriyeti’nin  Mançurya (Kuzey doğu Çin)  eyaletinin  savaş lordudur. Hükümranıdır. Ben  bu egemenlik  ilişkisini  bizim  tarihimizdeki ayanlara benzetiyorum. Çok  daha büyük ölçekli doğal olarak.  Küçük mareşal ise oğlu Zhang Xueliang’dir Mussolini’nin  kızı Edda ile   ilişkisi  nedeniyle 30’lar spekülasyonlar  tarihinin en çok konuşulan simalarından  biridir. 

GENÇ MAREŞAL ZHANG XUELİANG

Genç mareşal ya da  oğul  mareşal Zhang 1901-2001 yılları arasında yaşadı.  Epey uzun  ve çalkantılarla dolu bir ömür doğrusu. Çan Kay Şek’e Japon istilasına  karşı komünistlerle (Mao’nın  silahlı güçleri)  işbirliği önerdi. Onu ikna etmek için   bir süre derdest etti. Başarılı  olamadı. 1936’dan sonra bütün koşullar değişti. Bir yanda Mançurya’da Japon işgali  devam  ederken  Mao’nun önderliğinde komünistlerle iç savaş  başladı. Japonlarla  savaş ve iç savaş  İkinci Dünya savaşının   sonuna kadar devam etti. Mareşal ZhangXueliang’ın  Diplomat Dergisinde bir   fotoğrafı var. (1930) 

Oğul mareşal’in Xian olayındaki  takındığı tutum nedeniyle bütün Çin  tarihinin    akışı  değişmiştir diyen yorumlar vardır. (18 Eylül olayı) 

EDDA’NIN ŞANGHAY’A GİDİŞİ - MAREŞAL  ZHANG XUELİANG  İLE İLİŞKİSİ 

Edda Mussolini, 24 Nisan 1930’da Faşist Parlamento başkanının oğlu Galeazzo Ciano ile evlendi. Nikah  çok görkemli  oldu. Genç çift evlilik töreninin  hemen ardından Şanghay’a gittiler. Kont Ciano,  İtalya’nın Şanghay konsolosluğu görevine  atanmıştı. 

Çin’in  bu en kalabalık ve en Batılı   liman  kentinde  çok söz edilen  bir  çift oldular. Edda, Şanghay kraliçesi diye  anılır  oldu. Kont Ciano diplomatik görevi ile birlikte  Şanghay  gecelerinin  sansasyonel  bir figürü olarak  anılıyordu. 

Edda Çinli  savaş lordu genç Zang ile Şanghay’da karşılaştığında  yirmili yaşlarda yeni  evli genç bir kadındı. Bir süre sonra  hamileolduğu  da anlaşılacak ve ilk  çocuğunu Şanghay’da  doğuracaktı. 

Edda Mussolini  hukukçu ve diplomat eşi Ciano’da  olmayan bir şeyi  Zhang da  bulmuş olmalı. Yazarlara  göre Edda, Zhang’ın Batılı bir centilmen ve Şarklı  hükümran  kimliğinden etkilenmişti. Zhang da onda çekici bir şeyler bulmuş olmalı. Kısa sürede yakınlaştılar. Edda  ileMançurya turu  yaptılar.  Hanedan sarayının  bulunduğu  yasak  şehir gezdirildi. Hatta Zhang’ın pilot olduğunu öğrenen Edda,  uçak ile  Şanghay  semalarında   uçmak isteğini  söyledi. İsteği memnuniyetle  yerine getirildi. 

Bütün bu olaylar Japonların Çin’e müdahalesi öncesinde  oluyordu. Sanıyorum ki bu sırada Şanghay’da bir Cemiyeti Akvam Heyeti  (League of Nations)  bulunuyordu. Çin-Japon anlaşmazlığını yerinde gözlemlemek  maksadıyla. 

Siyasi gerginlik artınca yeni doğum  yapmış Edda ve  konsolos eşi Kont Ciano  İtalya’ya  döndüler. 1932 sonu. Bir süre sonra Japonlar Mançurya’da bir kukla  devlet  kurdular ve başına Puyi’yi getirdiler. 

Bu arada yazılanlardan anlaşılıyor ki Zhang Xueliang bir afyon müptelası idi.  Bu  yıllarda  Çin de neredeyse herkes afyonu tütün yapraklarına  sararak  içiyordu.  Çin de afyon  üretimi, piyasası ve ihracatı İngiltere ile iki  defa savaş çıkmasına sebep olmuştu. 

Edda, Şanghay’dan  ayrılırken duygusal olarak  yakınlaştığı genç savaş  lordunu İtalya’ya  davet etti. Onu tedavi ettirmek ve iyileştirmek  istiyordu. Gerçekten de bir süre sonra Zhang, Avrupa’ya geldi. Çeşitli  rahebilitasyon merkezlerinde  tedavi gördü. İtalya’ya da gitti. Ama Edda ile temasına dair bir şey bulamadım. 

Bu  arada, egemeni bulunduğu toprakları kaybetmiş,  Çan  Kay Şek cephesinin bir  mareşali olmuştu. Edda ile Zhang arasında epey  yoğun bir  mektuplaşma  olduğu anlaşılıyor. 

Bir süre sonra Mussolini mihvere katılan Japonya’nın  işgal ettiği Mançurya’da kurulan yeni devleti   tanıdı. Zhang açısından bu Edda’nın  ülkesi tarafından  ihanete  uğramak demekti. Bu gelişmeler  üzerine Zhang, Edda’dan bütün mektuplarını iade etmesini istedi. O artık  Çan Kay Şek ile birlikte müttefik  cephesinde idi. Bu talebe ne  karşılık verildiği bilinmiyor. Fakat Edda Zhang  ile yakınlaştığı  Şanghay  dönemini  hayatının  en mutlu  yılları  olarak anıyor. Buradan  ilişkinin uyumlu bir romantizm  olduğu  sonucunu çıkarabiliriz. Ben bu kanaatteyim. 

MANÇUKUO DEVLETİ  VE SON İMPARATOR PUYİ HAKKINDA 

Japonya 18 Eylül 1931'de  Mançurya'yı işgal etti.  1932'de bir kukla devlet kurdu. Bu  devlet Mançukuo devletidir. Bu kukla devlet Japonya’nın  İkinci Dünya Savaşında yenilgisine  kadar  varlığını sürdürdü. 18 Ağustos 1945’te   Çin, Moğol ve Sovyet ordularının  taarruzu ile  ortadan kaldırıldı. Başında  imparator olarak  Puyi bulunuyordu. Puyi, Bernardo Bertolli’nin ünlü “Son İmparator”  filmine  konu olan Çing  hanedanının 11. Monarkıdır. Filmde beni   en çok etkileyen iki sahne vardır:  Başlangıç ve  final  sahneleri. Filmin başında  Puyi yasak  sarayda  çocuk  imparatordur.  Finalde ise Çin  Halk cumhuriyetinde (Mao Çin’i)  bahçıvanlık yapan bir  yurttaştır. Kendisi standart Çin Halk Cumhuriyeti  vatandaşlarının  giydiği üniforma  giysi  içinde görünmektedir. Aynı elbiseyi Mao da giymektedir. Bertolucci’nin filminde   bahçıvanlık  yapan  son  İmparator  çok başarılı  bir şekilde  dramatize  edilmişti. 

MÜTTEFİKLERİN İTALYA’YI İŞGALİ VE DAMADIN VERDİĞİ OY 

Müttefikler Kuzey Afrika’da denetimi sağladıktan sonra Sicilya üzerinden İtalya’ya yöneldiler. Mussoli’nin ordusu müttefikler karşısında fazla dayanamadı. Kuzey’e doğru  çekilmeye başladı. Roma’nın kuzeyinde bir  savunma  hattı kurabildi. 

Bu arada, savaşın kaybedildiğini gören Yüksek Faşist  Konsey toplanarak Mussolini’yi görevden aldı. Yapılan  oylama 8/19 Mussolini’nin aleyhine  çıktı.  Damat Cianoda Duçe’nin azli yönünde oy vermişti. İ(talyancısı: IlDuce) Mussolini  karara  itaat etmek istemedi. Bunun  üzerine İtalya  kralı III. Vitttorio Emanuele Mussolini’yi Villa Savoia’ya davet etti. Başbakanlıktan azlinive Pietro Badoglio’nun başbakanlığa atandığını tebliğ etti. Mussolini direnince tutuklandı. 

Bu arada  yeni  hükümet  Ciano’yu Vatikan  büyükelçiğinden  azletti.  Ailesi  ile birlikte ev hapsinde tutulmaya  başlandı. Edda ve Ciano  Almanların  tavassutu ile İspanya’ya   veya  İsviçre’ye  gidebileceklerini  düşünüyorlardı. 27 Ağustos 1943’te  Mussolini’nin damadı  ve  kızı  çocukları  ile birlikte Almanlar tarafından  düzenlenen  bir operasyonla CiampinoHavaalanı’ndan Münih’e götürüldüler. 

MUSSOLİNİ’NİN KUZEY İTALYA’DA KURDUĞU YENİ DEVLET: İTALYAN  SOSYAL CUMHURİYETİ

Mussolini Hitler tarafından düzenlenen bir  operasyonla kurtarıldı. Olay Gran Sasso  Baskını olarak bilinir. 23 Eylül 1943. Mussolini  Hitler’in  huzuruna çıkarıldı.  Mussolini  savaşın kaybedildiğinin  bilincinde idi.  Kendisini asgari koşullarda kurtaracak bir  formülün   peşindeydi. Oysa ki Hitler azami  bir  plan  düşünüyordu. Mussolini’den  müttefiklerin  ele geçiremedikleri  İtalya  topraklarında bir hükümet kurmasını istedi. Bunun  anlamlı bir işlevi olmadığının bilincinde olan Mussolini  kabul etmek istemedi. Hitler baskı yaptı. Kabul ettirdi.  Bu İtalyan  tarzı bir “Vichy Hükümeti “ olacaktı.  Almanlar Birinci Dünya savaşı generallerinden PhilippePetain başkanlığında Güney Doğu Fransa’da  kendilerini bağlı bir Fransız hükümeti kurmuşlardı. Geni kalan Fransa  işe açık işgal  altına alınmıştı. Şimdi benzer bir operasyon İtalya  için  düşünülüyordu. Mussolini baskı altında Bir Kuzey İtalya Devleti kurmayı kabul etti. Devrik Duçe’nin  Almanya’nın  himayesinde kurduğu  yeni devletin  adı: İtalyan Sosyal Cumhuriyeti  oldu. 

1945’te İtalyan Direniş Cephesi Partizanları  tarafından ortadan kaldırılana  kadar varlığını sürdürecek  olan  bu devletin tarihe geçen en önemli icraatı Verona Yargılamaları olmuştur. 

VERONA YARGILAMALARI VE DAMADIN İNFAZI  

Mussolini’nin  kızı, torunları  ve damadı   Almanların  elinde idiler. Almanlara göre,  Faşist Konsey’de  Duçe’nin  azli  yönünde oy veren   damat Ciano  suçluydu. Onu  Mussolini’ye   teslim ettiler.  Verona’da kurulan mahkeme Büyük Faşist Konsey’in 19  üyesini  vatana ihanet  suçu ile  yargıladı. 

Yargılamalar  8-10 Ocak 1944  günleri arasında  çok  hızlı  bir  şekilde gerçekleşti.  Elbette yargılama göstermelik idi. İngilizcede buna  Showtrial derler. Bu ifade çoğunlukla Stalin devri yargılamaları için kullanılır. Sonuç daha yargılamanın  başından bellidir: idam.

Kararlar 11 Ocak  günü infaz edildi. Suçlular kurşuna dizilerek idam edildiler.  Bu konuyla ilgili  1962 tarihli  bir  film vardır:  Verona trial. İnfazlara bir SS kıtasının nezaret etmesi de ihmal edilmemişti. 

Verona yargılamaları  ve Damat Ciano dahil dört  kişinin  idam edilmeleri. İtalyan tarihi açısından ne anlama  gelir? Bunu irdeleyelim dilerseniz. 

Kont Ciano’nun  40 yıllık ömrü  oldukça  hızlı geçmişti. Öncelikle ünlü bir faşistin oğlu idi. Roma’da hukuk ve felsefe eğitimi almıştı.  30’lar İtalyasının en popüler   isimlerinden biriydi. Kayınpederi  onu Şanghay’a göndermişti. Dönüşünde Propaganda  Bakanı oldu. Ardından Dışişleri Bakanı. Savaşın  en hummalı döneminde faşist yönetimin en   önemli simalarından   biriydi.  Babası  ile birlikte  Roma’ya iktidar yürüyüşüne katılmış, Duçe’nin kızı ile evlenmişti. Ailesinin  aristokratik bir   serveti vardı. ContanzoCiano’dan   miras   büyük bir çiftikleri vardı. Çiftlik Napoli yakınlarında  Caserta’da idi. Ciano  bu çiftlikte vakit  geçirmeyi  severdi. Müttefikler  İtalya’ya çıkarma  yaptıklarında  çiftlik  mühimmat  deposu olarak  kullanılmıştı.  Ciano, İtalyan  sosyetesi  içinde zevk  sahibi   bir  seçkin olarak tanınıyor, seviliyordu.   30’larda Duçe’nin siyasi varisi olarak  görülüyordu. 

Ama  neticede,  tarih  beklendiği gibi  bir seyir izlememiş,  İtalya yenilmiş, Mussolini’nin kurduğu  “ kukla devletin”  göstermelik bir mahkemesinde yargılanmış ve  aşağılayıcı  bir muamele ile kurşuna dizilmişti. 

KONT  CİANO’NUN GÜNLÜKLERİ 

Kont Ciano, savaş yıllarında tuttuğu günlükleri  ile bilinir. Günlükler savaş öncesi  dönemden başlar:  1937-1943. Günlükler Mussolini, Hitler,  Ribbentrop,  mihver ve  müttefik  dışişleri bakanları, diplomatlar ile yapılan görüşme ve pazarlıkları  içermektedir.  Edda,  bu evrakı Gestapo’ya vererek kocasını kurtarmak istedi. Başarılı  olamadı. 

Edda, günlükleri Ramiola’daki bir klinikte sakladı. Yakın arkadaşı Pucci, Edda ve çocuklarının  İsviçre’ye kaçmalarına yardımcı oldu. Beş  defterde toplanmış olan  günlükler   bir süre  gömülü  olarak  saklandı. Bir gül bahçesinde. Savaş bittikten sonra ilk kez Londra’da  kısmen yayınlandı.(1946) 

Günlükler Nuremberg yargılamalarında Ribbentrop’un savaş suçlusu olduğunu  kanıtlamakta kullanıldı. 

Günlüklerin tamamı İngilizce olarak 2002’de yayınlandı Türkçe versiyonu  yakınlarda  Kronik Yayınları arasından çıktı. Kitabın mütercimi  Selçuk Uygur’dur. 

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MUSSOLİNİ AİLESİ 

Edda, Mussollini’nin Rachelle  ile evliliğinde doğan çocukların en büyüğüdür.  Benito, daha önce kısa  süren bir evlilik yapmış. Bir oğlu var. Meçhul  bir sebeple  ölmüş. Edda Mussolini (1910-1995) epey çalkantılı  bir  hayat  yaşadı. Şanghay gecelerinin  kraliçesi idi. Kocası kurşuna dizildi. Hem de babası  tarafından. Epey travmatikbir  hayat doğrusu. Savaştan sonra  eski rejimin işbirlikçiliği   suçlamasıyla yargılanmış,  hapis cezasına çarptırılmıştı. Liparya Adası'na gönderilmiş. Bu uygulama cezanın  sürgüne tahvil edildiğini gösterir. Bu arada  sürgün hayatında Marcello Georgie adında genç  bir komünist ile ilişkisinden söz eden bazı kaynaklar gördüm.  İtalya’da yeni rejim iyice oturduktan sonra serbest bırakılmış. Olağan İtalyan hayatına geri dönmüş. 

Annesi Rachelle  (Mussolini’nin karısı)  1979’a kadar yaşamış, kardeşi Romano  1927 doğumlu. Müzisyen ve ressam. Sophia Loren’in kızkardeşi Anna Maria ile evlenmiş. Bu evlilikten  doğan  kızları Alessandra Mussolini İtalya’da çok  tanınan bir TV starı  ve siyasetçi. Forza İtalia  partisinden milletvekilliği ve senatörlük  yapmış. İtalyan ve Avrupa parlamentosunda  bulunmuş. Bir ara  Avrupa Parlamentosunda muhafazakar grubun  başkanlığını da yapmıştı. 

Edda Mussolini ve Kont Ciano çiftinin çocularına gelince, Çiftin ilk çocukları  1 Ekim 1931’de Shanghay’da doğdu. Adı Fabrizio Costa Rica’da 2008’de  öldü. Bir kitabı  var: (When Grandpa Had Daddy Shot): Bu   kitabı Türkçe  yayınlasam herhalde “Büyükbabam babamı  kurşuna dizdirdiğinde”   başlığını koyardım. İkinci çocuk Raimonda Ciano, 1933’de Roma’da doğmuş, 1988’de   Brezilya’da (Sao Paulo) 1988’de ölmüş Üçüncüsü Marzio Ciona 1937 doğumlu. 

Mussolini ailesi günümüzde İtalyan sağında saygınlığını korumakta. 

EDDA MUSSOLİNİ – KONT  CİANO-  ZHANG  ÜZERİNE  

Bu yazımda Mussolini’nin kızı Edda’nın hayatına girmiş iki kişiyi ele aldım: Kont Ciano ve Mareşal Zhang.  Konu İtalyan ve Çin tarihinin 30'lu/40’lı yılları  bağlamında ele alınmıştır. Dönem temel itibariyle  İkinci Dünya  Savaşı  yıllarıdır. Edda , 30’larda  bütün gözlerin üzerinde olduğu genç  bir  kızdır. Henüz  yirmili  yaşların  başındadır. 

Faşist İtalya’nın parlamento Başkanı'nın oğlu ile evlenmiştir.  Sonunda Edda’nın üç çocuğunun babası Kont Ciano,  kayınpederi Benito Mussolini tarafından  ortadan kaldırılacaktır.  (1944)

Yeni evli çift nikahtan hemen sonra Şanghay’a gittiler. Duçe damadına diplomatik bir görev vermişti.  Edda’nın  ilk çocuğu burada doğdu. Burada Mançurya hükümranı (warlord)  oğul mareşal Zhang  ile  tanıştı. Bu arada Kont Ciano’nunkendi  hususi  gündemi vardı  elbette. Cianogece hayatına düşkündü. Edda ve Cianokendi hayatlarını  yaşıyorlardı. 

Edda ile Zhang arasındaki ilişki  literatürde “loveaffair”  olarak  tavsif  ediliyor. Ben olayı sadece “affair”  olarak  görüyorum. Bu da  duygusal yakınlaşma demek.  Edda, mareşal ile güzel günler geçiriyor. Zhang- Eddailişkisi mektuplaşmalarla  devam ediyor. Edda İtalya'ya döndükten sonra da mektuplaşmalar  sürüyor. Edda Zhang’ı afyon iptilasından  kurtulması için Avrupa’da  tedavi olmaya  ikna ediyor.  Tedavi bir  süre de İtalya'da devam ediyor.  Fakat olayın   tam safahatı  hakkında bilgi  bulamadım. 

Dönüşünde Mançurya tamamen Japon işgali altındadır. Hatta Bir kukla devlet kurulmuştur.  Mancukuo Devleti. Japonlar bu devletin başına Puyi’yi getirmişlerdir. 

Zhang artık Çan Kay Şek’in  bir mareşalidir. Aralarında  komünistlerle  işbirliği  yapılması  konusunda taktik anlaşmazlık çıkar. Bundan sonraki hayatı  Çan Kay Şek’in gözetimde ev hapsinde geçecektir.  Çin’de Halk  Çumhuriyeti  kurulunca Çan Kay Şek Taiwan Adasında Dr.Sun Yat Sen’in kurduğu cumhuriyeti  devam ettirir. Tabii  ABD’nin himayesinde. Mareşal Zhang’ı da yanında götürür.  Ev hapsi rejimi Çan Kay Şek 1975’te ölünceye kadar  devam eder.  ABD-Çin ilişkilerinde yakınlaşma ile birlikte Zhang  ABD’ye gider. Hayatının bundan sonraki bölümünde Hawai, Honolulu’da  2001’e kadar yaşadı.  

Dünya dengeleri  değişince, Zhang, Çin Komünist Partisi tarafından Japon işgalinde  direniş cephesinde  yer alması nedeniyle  savaş kahramanı ilan edildi.Çin Halk Cumhuriyetine  davet edildi.

Kendisini Kuomintang’a bağlı  bir yurtsever olarak gördüğünü  beyan ederek  daveti nazikçe  geri çevirdi. Bu  sözler “Ben bugün de  Dr.Sun Yat Sen’in devrimini savunmaya devam ediyorum”   demekti. 100 yaşında Hawai’deöldüğünde cenaze törenine hem Çin Halk Cumhuriyeti'nden hem de Taiwan’dantemsilciler katıldılar.