Merhabalar,
Fikri hür, vicdanı hür, güzel insanlar.
Sanatın aynasından bakmaya devam…
Sanatın aynasından bugün bize görünen,
Yine boş zaman…
Hemen celallenmeyelim.
Boş zaman dediysek içi boş zaman demedik…
Merakla dolu olan demek istedik.
Bakmakla değil, görmekle dolu olan demek istedik.
Merak, bakmak ve baktığında görmek.
Göremezseniz, içi dolar mı boş zamanın?
Bakmak ve simgesel olanda görmek.
Simgesel bir dil geometri,
Cicero tarafından tarihin babası olarak adlandırılan Halikarnas doğumlu hemşerimiz Heredot, yazılmış ilk tarih kitabı olarak kabule edilen eserinde diyor ki: Nil Nehri sürekli taştığı için arazilerin kime ait olduğu konusu sorun yaratıyordu. Ortaya çıkan bu mülkiyet sorunu, vergi toplanmasında sorun yarattığı için her yıl ölçümlerin yenilenmesi gerekiyordu.
İşte bu nedenle geometri ortaya çıkmıştır diyor.
Hocam sadede gel mi diyorsunuz.
Hemen geliyoruz efendim.
Peki Aristoteles Metafizik isimli eserinde ne diyor, hazırsanız yazacağım.
Biliyorum ki çok şaşıracaksınız, hadi ya diyeceksiniz, eminim diyeceksiniz.
Yazıyorum efendim. Kendileri diyorlar ki: Mısır’da rahip sınıfı vardır ve rahip sınıfının boş zamanı çoktur…Rahipler vardır ve boş zamanları çoktur diyor. İnanamadınız değil mi?
Bir şeyler daha söylüyor. İnanmanız için onları da yazalım efendim. Yazalım ki hayretiniz artsın, değil mi?
Geometriya köken olarak arazi ölçmek demek, hiç arazi ölçmekten geometri bilimi çıkar mı diye soruyor….
Ne diyordu Aristoteles, rahiplerin boş zamanları çoktur. Ama zamanın içini boş bırakmamışlardır diyor….
Bilgelik başka bir şey sevgili okurlar, binlerce yıl öncesinin rahiplerine bak, bir de bugünkülere….
Neyse diyelim, ne olur, ne olmaz….
Boş zaman da boş değilmiş aslında değil mi?
Fizik bilimi de evrende boşluk yoktur diyor. O zaman Evrende olmayan boşluk zamanda olur mu? Diyorsunuz değil mi? Olmaz tabi…
Eee, o zaman derdiniz ne? Niye kafamızı karıştırıyorsunuz mu diyorsunuz?
Tam da bunun için, kafanızı karıştırmak için… Kafanız karışacak ki bi duracaksınız.
Ne oluyor, nasıl oluyor, niye oluyor, ben bu olup bitenlerin neresindeyim diye soracaksınız?
İşte tamda bu nedenle; İnsan, evrenle arasındaki ilişkiyi kendini özne, evreni ise nesne olarak tanımlayarak kurmuştur. Kurulan bu özne nesne ilişkisinde insan bilinci evreni duyuları yoluyla deneyimlerken, deneyimlediği dış gerçekliği bir birlik ve bütünsellik içinde kavramak istemiş ve parça bütün ilişkisini simgesel bir dille yorumlayarak görünür kılmıştır. Görünür kıldığı bu simgesel diller, rakamlar, alfabeler, geometri, matematik, sanat ve benzerlerinden oluşmuştur.
Boş zaman dediğimiz şey, zamanın içini deneyimlerimizle, düşüncelerimizle, yorumlamalarımızla, kavramalarımızla, yaratımlarımızla ve kavramsallaştırmalarımız ile doldurulmadığımız takdirde boş zaman olarak kalacaktır.
İşte o zaman anlam doğmayacak, doğamayacaktır.
Anlamı doğuma hazırlayan özne olarak bizim evrenle kurduğumuz ilişkiyse anlamı doğurtmak için bize uygun zemini hazırlayan boş zamandır. Bir daha hatırlatmakta fayda var, içi boş bırakılmış zaman değil tabii…
Çünkü baktığımız şeyi görebilmek için yani onu nitel ve nicel özellikleri ile kavrayabilmek için durmalı ona odaklanmalı ve zamanı düşünme eylemimizin olanağı haline getirebilmeliyiz. Aksi takdirde aynaya baktığında hiçbir şey göremeyen bir insanın, düşeceği hiçlik durumunun evren karşısında yaşayacağı bilinçsizlik, yani yokluk halinin kaçınılmaz yazgısıyla var olacağını unutmamalıyız.
Kısacası işte bu medeniyet dediğimiz şey var ya, işte bu medeniyet, hep bu boş zamanın içini doldurabilenler sayesinde var.
Yine sanatın aynası sanatsız kaldı diyorsunuz değil mi?
Kalmaz efendim, kalmaz, sanatın aynasını hiç sanatsız bırakır mıyız? Bırakmayız…
Şimdi altlık yapıyoruz.
Boş zamanın içini doldurarak, onda bakmaktan, görme mertebesine erişen ve gördüğü dağı modern sanatın doğumunun ebesi haline getiren ve doğadaki simgesel geometrik dili çözümleyen bir ressamdan bahsedeceğiz.
Ama şimdi değil, bir sonraki yazımızda, her zaman söylediğimiz gibi merak iyidir. Hem de çok iyidir, bize kim olduğumuzu ve boş zamanın içini doldurup dolduramadığımızı hatırlatır.
Abidin Hoca, öyle diyor.
Ne demişti Aristoteles, Mısırlı Rahiplerin boş zamanları çoktu ve içini geometriyle doldurmuşlardı.
Sizler de merak edin, baktığınızda görün ve düşünün bakalım boş zamanlarınızın içini neyle dolduruyorsunuz.
Niyet ettim boş zamanımı doldurmaya deyin hele bakalım….
Boş zamanda gerekmiş, değil mi?
Bir daha ki buluşmamıza kadar, şimdilik hoşça kalın, şu an ve her zaman, sanatla nefes alın, sanatla kalın.
Çok Okunanlar
Fatma öğretmeni bıçaklayarak öldüren F.S.B.'nin ifadesi ortaya çıktı
Kurtulmuş'un Meclis'te verdiği iftara katılım sınırlı kaldı
Trump: Hürmüz'deki gemileri koruyacağız
Kuveyt’te ABD pilotunun diz çöktüğü anlar sosyal medyada gündem oldu
ABD ordusu: İran'da bin 700'den fazla hedef vuruldu
Sessiz tehlike giderek büyüyor: Her sekiz kişiden birinde var
Devlet Bahçeli'nin grup toplantısındaki rozeti dikkat çekti!
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den 3. Dünya Savaşı uyarısı
Süper Lig'den 8 kulüp PFDK'ya sevk edildi
Temmuz maaş artışlarıyla ilgili SGK uzmanından kritik uyarı